NİL GÜREL

24 Ocak 2023 Salı

ESKİ TARIM TEKNİĞİNİN YENİDEN KEŞFİYLE MAHSUL

VERİMİ STABİLİZE EDİLEBİLİR Mİ?

 

Dünyanın dört bir yanındaki iklimler sertleştikçe ve giderek öngörülemez hale geldikçe, dünyamızın gıda güvenliğine ilişkin endişeler artıyor. Hal böyle olunca yeni çözüm stratejileri geliştirmek zorunlu hale geliyor. Yeni çözüm stratejileri ararken aslında çözümün geçmişte olduğu hiç aklınıza gelir miydi?   Gerçekten de tesadüfen bulunan eski tarım tekniğinin mahsul verimini stabilize edebileceği ortaya çıktı. Sciencealert’te yayınlanan araştırmanın detaylarını gelin birlikte inceleyelim.

İklim değişikliğinin sonucu olarak ortaya çıkan mahsul verimine ilişkin tablo hiç de iç açıcı görünmemekte. Mısır ve buğday gibi temel mahsullerin, alçak enlemli tropik bölgelerde, Afrika kurak alanları ve Akdeniz’in bazı bölümleri gibi kuru ve kurak bölgelerde şimdiden düşmekte.

Zengin ülkeler bağışık olmaktan uzak. Avustralya, azalan yağış nedeniyle 1990 ila 2015 arasında neredeyse yüzde 30’luk bir mahsul verimi düşüşü yaşadı.

2011’de gıda çeşitliliğini incelerken, şu anda Clark Üniversitesi’nde olan çevre bilimci Morgan Ruelle, kazara, düşen mahsul verimliliğini dengelemeye yardımcı olabilecek olası bir tekniğe rastladı.

Bir zamanlar yaygın olan uygulama artık sadece Kafkasya, Yunan Adaları ve Afrika Boynuzu gibi yerlerdeki küçük çiftlikler tarafından kullanılıyor. İnanılmaz derecede basit olmasına rağmen, agroekoloji topluluğunun çoğu bunun farkında değildi.

Yine de çiftçiler, bu tekniği en az 27 ülkede 3000 yıldan fazla bir süredir kullanıyor. Hatta bu, ilk etapta tarıma yol açan şey bile olabilir.

Yöntem, pirinç, darı, buğday, çavdar, arpa ve daha fazlasını içerebilen birleşik bir tahıl karışımı olan maslinlerin ekilmesi ve bunların ayrılarak tek bir ürün olarak kullanılmak üzere hasat edilmesidir.

Örneğin Ruelle’nin maslinlerin(tahıl karışımı) varlığını keşfettiği Etiyopya’da “duragna”, hepsi birlikte yetişen çok sayda arpa ve buğday çeşidi içerir. Yerel halk, karışımı; ekmek, bira ve onunla geleneksel lezzetler yapmak için kullanılan tek bir ürün olarak görüyor.

Yerel çiftçiler, bu karışımın olumsuz koşullar altında en azından bir miktar verim sağladığını bildirdi ve şimdi araştırmacılar bu iddiaları desteklemek için ampirik deneylere sahipler.  Cornell Üniversitesi’nde çalışan Ruelle ve meslektaşları, önceki çalışmaları gözden geçirerek maslinlerin değişen koşullar altında daha yüksek stabilite sağladığını gösterdi. Böylece çiftçiler, her mevsim tür kompozisyonunu değiştirerek, ek müdahaleye ihtiyaç duymadan iklim etkilerine karşı önlem alabilirler.

Ruelle, “Bu, sürekli gelişen duyarlı varlık, kendi başına hangi duyarlı varlık olursa olsun yanıt vermek için çiftçinin kontrolü dışında çalışıyor” diyor. Yani ne olursa olsun onunla ekmek yapılabilir.

Süreç, çevrenin hangi türlerin gelişeceğini seçmesine izin verir. Ve eğer çevre koşulları bir yönde değişmeye devam ederse, gelecek sezon için tohum karışımı da bu eğilime uygun olarak değişecektir.

Şu an New York Botanik Bahçesi’nde etnobotanist Alex McAlvay, “Bu, evrimden daha hızlı. Tek bir zayıf çeşidiniz olsaydı uyum sağlamanız uzun zaman alırdı ancak birden fazla çeşidiniz varsa, bu değişimler çok hızlı gerçekleşebilir.” diyor.

Kuraklık vurduğunda, ortaya çıkan ürün verimi, örneğin arpanın kuraklığa daha dirençli türlerini ve daha az buğdayı içerecektir. Ancak ani yağışlı bir mevsim olursa, buğday hala oradadır.

2022’de araştırmacılardan birine bu karışımı yetiştiren Gürcü bir rahip, “Biri başarısız olursa, en azından diğerine sahibiz” dedi.

Araştırmacılar, bir süre tek kültürlü tarımdan uzaklaşmanın birçok durumda faydalı olabileceğini belirtiyor. Çünkü birden fazla türde ürün ekmek; haşere yönetimi, gübreleme, vahşi yaşam sağlığı ve sürdürülebilirlik için çok daha iyi. Bununla birlikte, polikültür, hasat ve işleme için makinelere dayanan daha büyük çiftçilik için sorunludur.

Maslin karışımındaki her bir tahıl çeşidini hasat etmek için aynı makineler kullanılabildiğinden süreç büyütülebilir. Modern endüstri, tahıl türlerini de büyük ölçekte ayırma konusunda da deneyimlidir.

Maslin ayrıca daha yüksek verim sağlar. Bir tarla denemesinde, buğday ve arpa birlikte, buğdayın kendi başına yüzde 20 ve tek başına arpadan yüzde 11 daha iyi sonuç verdi ve başka bir araştırma, aynı sonucu elde etmek için üç yıl boyunca monokültür arazi kullanımın yüzde 50 arttırılması gerektiğini buldu. Dahası, maslinler, yaban hayatına her türlü zarara neden olan böcek ilaçlarına daha az güvenmeyi gerektirecek olan hastalıklara ve haşere böceklere karşı direnç gibi, tamamen farklı bitki türlerini içeren polikültürlerin ekolojik faydalarının birçoğunu hala taşımaktadırlar.

McAlvay, yabani arpa olmadan yabani buğday bulamadıklarını söyleyen bazı İsrailli bilim adamlarıyla konuştuğunu, bu tahılların binlerce yıldır birlikte evrimleştiğini belirtiyor.

Tunç çağı ve Neolotik dönemlerdeki ilk çiftçilerin “gernik” (emmer)  ve “kavuzlu buğday”(spelt) veya “siyez” (einkorn) gibi maslin karışımları kullandıklarına dair kanıtlar da var.

Araştırmacılar makalelerinde, “İsrail’deki Gilgal’da yabani arpa (Hordeum spontaneum) ve yabani yulaf(Avena strelis) karışımı yetiştiriliyordu” diye yazıyor.

McAlvay ve ekibi, farklı karışımların farklı topraklara toleransı gibi araştırılması gereken pek çok belirsizlik olsa da, maslinlerin, özellikle halihazırda zorlu iklim koşullarıyla karşı karşıya olan alanlarda, geçimlik tarımdan sanayiye kadar tüm çiftçilik seviyelerinde büyük faydalar sağlayabileceğine inanıyor.

McAlvay, “Dünyanın dört bir yanındaki geçimlik çiftçiler, çiftliklerindeki riski binlerce ve binlerce yıldır yönetiyor ve hafifletiyor ve bunu yapmak için yerel olarak uyarlanmış bu stratejileri geliştirdiler” diye makalesini bitiriyor. Mc Alvay’ın da belirttiği gibi onlardan öğreneceğimiz çok şey var, özellikle şu anda, iklim değişikliği döneminde.

Kaynakça

https://www.sciencealert.com/fluke-discovery-of-ancient-farming-technique-could-stabilize-crop-yields

Not: Yazım bilgiustam.com'da yayına alındı. 

18 Ocak 2023 Çarşamba

 BİR ADIM daha ATAMAYACAK kadar YORGUN olduğumda HUME'UN şu sözü aklıma gelir:

 Eğer burada durup DAHA İLERİ GİTMEYECEKSEK niçin bu noktaya KADAR GELDİK.


                                                                                                  LİNKEDİN\GİRİŞİMCİ KAFASI

7 Ocak 2023 Cumartesi

Yeni Çalışma: 1.5 Derece Hedefi Tutturulsa Dahi DünyadakiBuzulların Yarısı Yok Olacak

İklim değişikliği nedeniyle özellikle küçük olanlar dahil dünyada bulunan buzulların yarısının, 1.5 derece hedefi tutturulsa dahi, 2100’e kadar yok olacağı kaydedildi. 

Science dergisinde perşembe günü yayımlanan araştırmada, 215 bin buzulun geleceğine ait öngörü bulguları paylaşıldı. Sıcaklık artışının mevcut şekilde seyretmesi halinde temiz su ihtiyacının ana kaynaklarından olan buzulların büyük oranda yok olacağı tespit edildi. Paris Anlaşması’nın 1.5 derece hedefi tutturulsa dahi buzulların yarısının yok olması bekleniyor.

Çalışmaya öncülük eden ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesinden buzul bilimci David Rounce, son yıllarda buzullardaki değişimi incelemek için daha çok uydu görüntüsüne başvurulduğunu ve her buzulun geleceğinin ayrı ayrı değerlendirildiğini belirtti.

Rounce, küresel sıcaklık artışının mevcut şekilde seyretmesi halinde 2100 yılında karadaki buzul kütlesinin %32’sinin, buzulların ise %68’inin kaybolacağını bildirdi.

Buzul bilimci Rounce, buzullardaki bu erimenin deniz seviyesindeki artışı 115 milimetreye kadar çıkarabileceği kaydedildi.

Araştırmacılar küresel sıcaklık artışının Paris Anlaşması’nın 1.5 derecelik hedefine uygun olsa bile dünyadaki buzulların yüzde 49’unun 2100 yılına kadar yok olacağını tahmin ediyor.

Ayrıca 2100 yılı itibarıyla küresel sıcaklık artışının Birleşmiş Milletler’in (BM) öngördüğü gibi 2,1 ve 2,9 derece aralığında olması halinde Avrupa, Batı Kanada, ABD ve Yeni Zelanda’da dağ buzullarının neredeyse tamamının yok olabileceği bildirildi.

Dünya genelinde 2 milyar kişinin temiz su ihtiyacı, karadaki 215 bini aşkın buzuldan elde ediliyor ancak buzullardaki erime, deniz seviyesinin artmasına sebep olduğu için deniz kenarında yaşayan milyarlarca insana tehdit oluşturuyor.

https://www.iklimhaber.org/yeni-calisma-1-5-derece-hedefi-tutturulsa-dahi-dunyadaki-buzullarin-yarisi-yok-olacak/

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...