NİL GÜREL

Toplumsal Fayda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplumsal Fayda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2021 Çarşamba

Prof.Dr.Atila Yüksel'in "Metamorfoz:  Akademide Üç Kere Doğmak" Makalesi Üzerine Analizim

Yüksel, akademik analizinde bilim felsefesi ile tasavvuf felsefesini harmanlayarak gerçek anlamda akademisyenliğe ulaşmayı analiz etmiştir. Bu noktada hem kendi gelişimimi değerlendirerek öz değerlendirmeme katkıda bulunmuş ve genel olarak akademisyenlik mesleğine ve bilim dünyasına farklı bir açıdan bakmamı sağlamıştır.

Her şey değişim içindedir. Yenilik ve değişim bilimsel ilerlemenin de yoludur. Her şey hareket halindedir ve hiçbir şey sonsuza dek kalmaz. Bu yüzden de Herakleitos’un dediği gibi  “Aynı ırmağa iki kez giremeyiz.” Çünkü ikinci kez ırmağa girdiğimde ben de değişmiş olurum, ırmak da.

Hakikate ulaşırken ilim insanı adeta bir başkalaşım içerisine girer. Tüm benliğiyle, ruhuyla frekansı yükselir. Yüksel’in de belirttiği gibi bu, Tasavvuftaki nefsin mertebelerine benzer. İlkin sadece yükselme hırsına sahip, “yayın olsun da nasıl olursa olsun” felsefesiyle hareket eden, hep “ben”, hep” ben” diye gözünü hırs bürümüşken hatta haksız rekabet eden biriyken yani aşağı mertebedeyken bir “aydınlanma” geçirip bu kişinin kendi yaşam olaylarından da kaynaklanabilir veya kendiliğinden gerçekliği görmeye başlayabilir ve kişide değişim başlar. Böylece “biz” anlayışına sahip, topluma faydalı olma ilkesiyle hareket eden, ulvi duygularla bilim yapan gerçekten topluma faydalı olacak, bilim dünyasına yeni bir ses yeni bir anlayış getirecek veya gerçekten katkı sağlayacak eserler üreten “ulvi” yüksek mertebeye ulaşmış bir insan haline gelebilir. Artık kişinin yegane amacı bilim dünyasına faydalı olmaktır. Kişi, artık benliğini saran olumsuz duygulardan arınmış ve yüksek mertebeden bakan esaretten kurtulmuş bir bilinçle hareket edecektir. Adeta ruhu özgürleşmiştir. Akademik baskılar, klişeler, haksız rekabetler umurunda değildir. Yüksel, bu noktada Mevlana’nın anlamlı, güzel sözüne yer vermiştir. “İnsan, önce düşünmeyi öğrenir, sonra kalıplar içinde düşünmeyi ve en sonunda sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrenir.”

Akademik zirveye ulaşmak noktasında üç kere doğuş yani üç bilinç hali söz konusu olacaktır. İlki daha önce de bahsettiğim en aşağı mertebe güç, statü peşinde koşma ilk bilinç hali. İkincisi uyanma, aydınlanma hali. Üçüncü bilinç hali de en üst mertebeye ulaştıran var etme, yaratmayla ilgili derin bilinç halidir. 

Umulur ki artık sosyal bilim insanları silkelenip uyanmalı, “aydınlanmalı”. Baki olanın kişinin ardında bıraktığı eserler olduğu unutulmamalı. Gerçekten bilim yapmak isteyen insanlara ket vurulmamalı. Kendi deneyimlediğim ve çevremde gördüklerime göre de kendi analizim “hakiki” bilim yapan çok az insan var. Ve aşağı mertebedeki insanlar gerçekten bilim yapmak isteyen insanların sesini kısmak için ellerinden geleni yapıyorlar. “Aydınlanmış” bilim insanlarının el ele olduğu, kendileriyle birlikle insanlığı “yükselten” bir dünyanın olması dileklerimle sayın Prof.Dr.Atila Yüksel’i de kaleme aldığı bilim dünyasına gerçekten faydalı bu eseri için de tebrik ediyorum.  

Makaleyi okumak isterseniz linke tıklayınız:

https://dergipark.org.tr/tr/pub/soid/issue/64503/979713

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...