Hiç
telefonunuzu çıkarıp zil sesi duyduğunuza inandığınız halde hiçbir kısa mesaj,
çağrı veya bildirim bulamadığınız oldu mu? Cevabınız “evet” ise emin olun
yalnız değilsiniz. Genellikle yoğun cep telefonu kullanıcılarıyla
ilişkilendirilen “Hayalet Titreşim Sendromu” yaşıyor olabilirsiniz.
Halüsinasyon
denince bazılarımızın aklına LSD ve diğer uyuşturucu maddelerin gözle görülen
etkileri gelebilir.
Ancak narkotik
maddeler olmadan da neredeyse hemen herkesin deneyimlediği bir halüsinasyon
durumu daha var: Hayalet Titreşim Sendromu
Orijinal adı
“Phantom Vibration”, dilimize ise “Hayalet Titreşim Sendromu” olarak tercüme
edilen kavram,
Kişilerin
telefonları çalmadığı veya bildirim gelmediği halde öyle hissettikleri
durumları ifade ediyor.
Esasen yeni
bir durum değil; hatta gerçek şu ki on seneden fazladır tıp literatüründe var
olan bir tanımlama bu…
Algı
psikolojisi kapsamında araştırılan Hayalet Titreşim Sendromu,
Aslında temel
olarak giysinin cilde sürtünmesi veya kas seğirmesi gibi bir olayın zihin
tarafından yanlış yorumlanmasıyla oraya çıkıyor.
Ancak,
Bir uyaran
olmadığında bile size sanki bir titreşim varmış gibi gelebilir.
İşte burada
aslında dokunsal bir halüsinasyon söz konusudur…
Sendrom Kelimesinin Kökeni
Çok sık
kullandığımız “sendrom” kelimesi dilimize Fransızca’dan
geçmiş,
Amma velakin,
Fransızca’ya
da Antik Yunanca’dan…
Sendrom, “koşmak”
anlamına gelen “dromos” sözcüğünden türemiş.
Tıpkı,
Atların
koştuğu “hipodrom”, bisiklet koşturulan “veledrom” gibi…
Drom
kelimesinin başına eklenen “syn” ise “birliktelik, beraberlik” anlamı katıyor.
Aynı kökenden
türeyen semptom ise “birlikte düşen/düşülen” demek.
Yani,
Sendrom bir
hastalıkta birkaç semptom ile birlikte koşma (birliktelik yapma) durumuna
binlerce yıl önce verilen isim,
Ve,
Günümüzde hala
aynı anlamını koruyor.