NİL GÜREL

Medya Okuryazarlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medya Okuryazarlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2024 Çarşamba

 

SAHTE HABERLERİN DOĞRULUĞUNU ARAŞTIRDIKÇA

 ONLARA DAHA ÇOK İNANANIYOR OLABİLİR MİYİZ?


Eminim ki başlığı okuduğunuzda olur mu öyle şey demişsinizdir. Fakat 2023 Aralık ayında yapılan güncel bir çalışma bu soruya olumlu yanıt veriyor. Çalışmanın detaylarına geçmeden önce “sahte haber” kavramına ilişkin akademisyenlerin görüşlerine ve yapılan çalışmalara yer vererek konuyu analiz etmek yerinde olacaktır. Gelin detaylara beraber bakalım.

Sahte Haber Nedir?

80 yıl önce Amerikalı Sanatçı Orson Welles, 30 Ekim 1938’de radyo yayında Marslıların Dünyaya Saldırdığına ilişkin bir radyo tiyatrosu yayınladı. Radyoyu dinleyenler olayı gerçek zannederek dışarıya fırlayıp kaçmaya başladılar. İşte bu radyo yayını sahte haber olmasa da haber ve simülasyon yaklaşımının en bariz örneğini teşkil eder.

Geleneksel medyada manipülasyonun çeşitli yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemler haberin ideolojik inşa sürecinde kullanılmaktadır. Bu yöntemler çerçeveleme, meşrulaştırma, birleştirme, gizleme, parçalama, doğallaştırma (basite indirgeme) teknikleridir. Bu yöntemlerin içinde en sık kullanılan ise çerçevelemedir.  Yani haberde belli noktalara parmak basılarak insanların algıları yönlendirilir. İzleyicinin veya okuyucunun dikkati haberde belli olaylara odaklanır.

Teknolojideki gelişmelerle birlikte medya da bir dönüşüm geçirmiş ve yeni medya ortaya çıkmıştır. Böylece geleneksel medyadaki manipülasyon yöntemleri de yeni medyaya girmiştir. Sahte habercilik de bu durumun bir yansımasıdır. Geleneksel medyada gerçekliği uygun olmayan, uydurma haber denilen “asparagas haber” yeni medyada sahte haber olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Amerikan Başkanı Donald “Trump’ın kendisine cephe alan medya kuruluşları ve yaptıkları haberler için kullandığı “fake news” ifadesi, yeni medyadaki sahte haberler için yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır” (Kazaz&Akyüz, 2019, s. 18).

 

Sahte Haberlere İnanma Eğilimine Neden Olan Psikolojik ve Sosyolojik Faktörler Nelerdir?

Sahte haberlerin üretim ve yayılımı gün geçtikçe artmaktadır. Bunun en önemli sebebi ise Allcott ve Gentzkow (2017)’a göre web sitelerinin kurulmasının ve reklam platformları sayesinde web içeriklerinin dolaşıma sokulmasının kolaylaşması nedeniyle medya endüstrisine girişteki engellerin hızlı bir şekilde azalmasıdır (Kazaz&Akyüz, 2019, s.39).

Sahte haber ve bilgilerin sosyal medyada yayılma hızı daha fazladır. Ama yapılan araştırmalara göre sosyal medyadan haber alma eğilimi daha fazladır(Onursoy S., Turan A.E., Yeşilyurt S., Astam K.F, 2020).

Yalan haber veya sahte habere inanma eğilimine neden olabilecek bir diğer faktör de “aşırı bilgi yükü”dür. Sınırlı sayıda bilgi işlemeye ve depolamaya uygun şekilde evrimleşen insan beyni internet hızıyla ve kapsamıyla yükselen bilgiyi tüketmekte zorluk çekmektedir. Aşırı bilgi yükü bireyin bilginin doğruluğunu ve yanlışlığını değerlendirmesini zorlaştırmaktadır (Onursoy S., Turan A.E., Yeşilyurt S., Astam K.F, 2020).

Bireyin taraflı davranması, kendi düşüncelerini destekleyen haberlere hiç sorgulamadan inanması da önemli bir faktördür.

 

Sahte Haberlerin Doğruluğunu Araştırdıkça Onlara İnama Eğilimiz Artıyor mu?

Şimdi gelelim esas soruya: Sahte Haberlerin Doğruluğunu Araştırdıkça Onlara İnama Eğilimiz Artıyor mu?

 Geleneksel görüş yanlış bilginin doğruluğunu değerlendirmek için çevrimiçi araştırma yapmanın ona olan inancı azaltacağını öne sürüyor. Ancak bir araştırma ekibi tarafından son yapılan bir çalışma bunun tam tersinin gerçekleştiğini gösteriyor. Yanlış haberlerin doğruluğunu değerlendirmek için yapılan araştırmalar, aslında yanlış bilgilere inanma olasılığını arttırıyor. Bunun nedeni arama motoru çıktılarıyla açıklanabilir.

Nature dergisinde yayınlanan bulgular nispeten az çalışılmış bir alan olan arama motorlarının çıktılarının kullanıcılar üzerindeki etkisine dair bilgiler sunuyor.

New York Üniversitesi Sosyal Medya ve Politika Merkezi’nin(CSMaP) kurucu, yönetici direktörü ve aynı zamanda makalenin yazarlarından biri olan Zeve Sanderson, “Çalışmamız haberleri değerlendirmek için çevrimiçi arama yapma eyleminin, oldukça popüler olan yanlış bilgilere olan inancı kayda değer miktarlarda arttırdığını gösteriyor” diyor.

Bu sonucun nedeni arama motoru çıktıları ile açıklanabilir. Çalışmada araştırmacılar bu olgunun arama motorlarının daha düşük kalitede bilgi döndürdüğü bireyler arasında yoğunlaştığını bulmuşlardır.

Central Florida Üniversitesi’nde yardımcı doçent ve CSMaP’da araştırma görevlisi olan başyazar Kevin Aslett, “Bu durum “veri boşluklarının” yani bilgi ekosisteminin düşük kaliteli, hatta düpedüz yanlış haber ve bilgilerin hakim olduğu alanları-çevrimiçi arama sürecinde önemli bir rol oynuyor olabileceğine, güvenilir bilgilerin düşük geri dönüşüne veya daha endişe verici bir şekilde güvenilir olmayan bilgilerin arama sonuçlarının en üstünde yer almasına yol açabileceğine işaret ediyor” diyor.

Yeni yayınlanan Nature çalışmasında Aslett, Sanderson ve meslektaşları, yanlış veya yanıltıcı görüşleri değerlendirmek için devlet kurumları, teknoloji şirketleri ve diğerleri tarafından teşvik edilen bir yaklaşım olan çevrimiçi arama motorlarını kullanmanın etkisini inceledi.

Bunun için hem Qualtrics hem de Amazon’un Mechanical Turk(davranış bilimi çalışmalarının yürütülmesinde sıklıkla kullanılan araçlar) aracılığıyla beş deneyden oluşan set için ve “Haberleri çevrimiçi değerlendirme”(SOTEN) olan yaygın davranışın etkisini ölçmek amacıyla katılımcıları işe aldılar.

İlk dört çalışma, çevrimiçi arama davranışı ve etkisinin aşağıdaki yönlerini test etmiştir:
-SOTEN’in bir makalenin yayınlandığı iki gün içinde doğrudan hem yanlış veya yanıltıcı hem de doğru haberlere olan inanç üzerindeki etkisi (yanlış popüler makaleler arasında COVID-19 aşıları, Trump’ın azil işlemleri ve iklim olayları ile ilgili hikayeler yer alıyordu)

-SOTEN’in etkisinin, bir haberin doğruluğunu zaten değerlendirmiş olan bir bireyin değerlendirmesini değiştirip değiştirmeyeceği

-Yayından aylar sonra SOTEN’in etkisi

-SOTEN’in önemli bir haber kapsamına sahip dikkat çekici bir konu hakkındaki son haberler üzerindeki etkisi-bu çalışmanın durumunda, Covid-19 pandemisi hakkındaki haberler

Beşinci bir çalışma, hem düşük hem de yüksek kaliteli arama motoru sonuçlarına maruz kalmanın yanlış bilgiye olan inanç üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir anket ile web izleme verilerini birleştirmiştir. Araştırmacılar, özel bir web tarayıcısı eklentisi kullanarak arama sonuçlarını toparlayarak, bu arama sonuçlarının kalitesinin kullanıcıların değerlendirilen yanlış bilgiye olan inancını nasıl etkileyebileceğini belirleyebilmiştir.

Araştırmanın kaynak güvenirliliği derecelendirmeleri, kullanıcılara çevrimiçi ortamda karşılaştıkları içeriğin güvenirliğini değerlendirmede yol göstermek amacıyla haber ve diğer bilgi sitelerini derecelendiren bir tarayıcı uzantısı olan NewsGuard tarafından belirlenmiştir.

Beş çalışma genelinde yazarlar, haberleri değerlendirmek için internette arama yapma eyleminin yanlış bilgiye olan inançta istatistiksel olarak anlamlı bir artışa yol açtığını bulmuşlardır. Bu durum, yanlış bilginin yayınlanmasından kısa bir süre sonra ya da aylar sonra meydana gelmiştir. Bu bulgu, zamanın geçmesinin ve görünüşte doğruluk kontrollerinin bilgi ekosistemine girmesi için fırsatların SOTEN’in yanlış haberlerin doğru olduğuna inanma olasılığını arttırma üzerindeki etkisini azaltmadığını göstermektedir. Dahası beşinci çalışma, bu olgunun arama motorlarının daha düşük kalitede bilgi döndürdüğü bireyler arasında yoğunlaştığını göstermiştir.

Makalenin yazarlarından bir diğeri olan siyaset profesörü ve aynı zamanda CSMaP eş direktörü olan Joshua A. Tucker, “Bulgular, medya okuryazarlığı programlarının tavsiyelerini ampirik olarak test edilmiş çalışmalara dayandırması ve arama motorlarının bu araştırmada tespit edilen zorluklara ilişkin çözümlere yönelik yatırım yapması gerektiğini ortaya koyuyor” diyor.

Sahte Haberlerin Doğruluğunu Doğru bir Şekilde Araştırmanın Yolları nelerdir?

Arama motorlarına ilişkin yeni düzenlemeler yapılması ve devletin yeni düzenlemeler yapması bir öneri olsa da bize de bireysel sorumluluklar düşüyor. Peki ne yapmalıyız?

Örneğin ülkemiz açısından düşünülecek olursa, sahte haberlerin doğruluğunu araştırma amacıyla teyit.org, doğrula.org, gününyalanları.com gibi sitelerden araştırmak doğru olacaktır. Doğrulama platformları aktif bir şekilde kullanılmalıdır. Medya okuryazarlığı eğitimi alınmalıdır. Aynı şekilde sahte bilim haberleri de akademik veri tabanlarından araştırılarak veya uzmanlara sorularak doğruluğu teyit edilebilir. Haber veya bilgi kaynağının güvenilir olup olmaması da önemli bir ölçüdür.

Sonuç olarak medyada yayınlanan haberlere, bilgilere hemen inanmamak sorgulayıcı olmak ve haberin, bilginin doğruluğunu doğru yollarla araştırmak onlara inanma eğilimimizi düşürecektir.

 

KAYNAKÇA

Kazaz M., Akyüz S., Sahte Haber: Nedir? Neden Üretilir? Nerede ve Ne Zaman Dolaşıma Sokulur? Nasıl Yayılır? Kim Yapar?, Literatürk Yayınları, Konya, 2019

Onursoy S., Turan A.E., Yeşilyurt S., Astam K.F., Yalan Habere Karşı Tutum ve Davranışlar: Üç Üniversite Örneğinde Durum Araştırması, Türk Kütüphaneciliği Dergisi, 34(3), 2020s

https://www.sciencedaily.com/releases/2023/12/231221012753.htm

https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/yalan-haberler-neden-gercek-haberlerden-daha-hizli-yayiliyor

https://www.nature.com/articles/d41586-024-00030-x.pdf

Not: Yazım Medium Türkiye Yayını'nda yayına alınmıştır.

https://medium.com/turkiyem/sahte-haberleri̇n-doğruluğunu-araştirdikça-onlara-daha-çok-i̇nananiyor-olabi̇li̇r-mi̇yi̇z-314205f6a536

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...