NİL GÜREL

Çıkarcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çıkarcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2024 Perşembe

YİTİRİLEN DEĞERLERİN, DUYGULARIN ADI: ÇIKARCILIK

YİTİRİLEN DEĞERLERİN, DUYGULARIN ADI:

ÇIKARCILIK

 Günümüz ilişkilerine bakıldığında artık çoğu değerin anlamını yitirdiğini görmekteyiz. Ne eski aşklar var ne saygı ne de sevgi. Hatta bu durum aile ilişkilerine bile sirayet etmiş durumda. Para, hırs, güç, gösteriş v.s. ve bunların tutkalı ise çıkar ilişkileri. Kimde para, hırs, statü varsa en sevilesi o olmalı. Veya arkadaşlık demek çıkar demek. Para, statü v.s kalmasa arkadaşlık da biter. Hele hele işi düştüğü zaman arayanlar yok mu.. Sadece arkadaşlar mı? Aile bireyleri bile böyle olmuş.  Aramaz sormaz günlerce, bir gün bir şey istemek için arar. İstediği bir şeyi veremeyince sırt çeviriverir akrabasına hatta annesine, babasına bile.  Bir çoğumuz duygudan yoksun bu durumları yaşıyor olmalıyız. Sonuç olarak “hakiki insan” empatik yeteneği yüksek, duygulara değer veren “ulvi insandır”. Ama ne yazık ki günümüzde ulvi insanların sayısı da hızla azalıyor.

İşte bu içler acısı durumu gerek dilbilimsel gerek bilimsel gerek dini ve din felsefesi boyutlarıyla derinlemesine analiz etmek istedim. İlk olarak çıkar nedir ve çıkarcılık nedir ona bakalım.

Çıkarcı Kelimesinin Dilbilimsel Anlamı Nedir? Çıkarcılık Ne Anlama Gelir?

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde çıkarcı; “Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan(kimse), çıkar sever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar” anlamına gelmektedir. Bir kimseden salt kazanç elde etmek için kurulan ilişki biçimini ise “çıkarcılık” olarak adlandırabiliriz.

Kuramsal Yaklaşımda Çıkarcılık Nedir?

Kuramsal yaklaşımda çıkarcılığın ne olduğunu anlayabilmek için örgütsel davranış kuram ve yaklaşımlarını ve ayrıca iktisat tarihini incelemek gerekir. Örgütsel davranış bilimine bakıldığında ve iktisat tarihi incelendiğinde çıkarcılığın teorisi dendiğinde akla gelen İtalyan düşünür ve politikacı Niccolo Machiavelli’dir. “Amaca ulaşmak için her yol mübahtır” düşüncesinin fikir babasıdır kendisi. Örgütsel çatışma kuramları incelendiğinde ve ayrıca insan kaynaklarına bakıldığında da bu düşünce tarzının sorunların temel taşı olduğu görülecektir. İnsani yaklaşımlar yerine rekabetçi kapitalist sistemin dönmesine hizmet eden, çalışanları düşünmeyen bir yaklaşımın sonuçları verimsizliğe, tükenmişlik sendromuna ve hatta çalışanın fiziksel sağlığının bozulmasına bile yol açabilmektedir (İyem, C. 2015 ve Özsoy F.H. 2017).

Çıkarcılığın Dini Boyutu ve Din Felsefesi Bağlamında Analizi

Aslında tüm bunların nedenini düşündüğümüzde asıl yoksunluğun inanç yoksunluğu olduğunu görebiliriz. Çünkü İslamiyet’te “ben” yoktur “biz” vardır. Allah’ın nezdinde düşünülürse, “takva sahibi olmak” ile “bencil” olmak taban tabana zıttır. Çıkarcı insan en temelde “bencil” insandır. Oysaki nefsin mertebeleri yükseldikçe şahsi menfaatler azalmakta ve en son makamda insan bir “hiç” e dönüşmektedir. Her şeyi Allah için yapan ve her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğunu ve bu dünyanın imtihan dünyası olduğunu idrak eden “akıllı ve ulvi insan” tüm menfaatlerden de arınmış olacaktır.

Konu dini bilgiye (ilahiyat ilmine) ve din felsefesine dayanarak irdelenecek olursa sahih kaynaklara bakmak uygun olacaktır. Bu noktada şüphesiz ki en güvenilir kaynak Kuran-ı Kerimdir. Kuran-ı Kerim’deki ayetlere bakıldığında çıkarcılık karşımıza iki bağlamda çıkmaktadır: İnsanlar arasındaki çıkar ilişkileri, Allah ile kul arasındaki çıkar ilişkileri.

İşte bu bağlamda bazı örnekler:

“Biz göğü, yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri boşuna, gayesiz ve insanlar Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına göre davranabilsinler diye yaratmadık. Böyle bir düşünce inkarcıların zannından ibarettir. Girecekleri cehennem ateşinden dolayı vay haline o kafirlerin!” (Sad Suresi 38(27.Ayet)

“Size verilen her şey ancak dünya hayatının gelip geçici menfaatidir. Allah katındaki nimetler ise inanıp yalnızca Rablerine güvenip dayananlar için her bakımdan daha hayırlı ve daha devamlıdır” (Şura Suresi 36.Ayet)

“İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi Rabbine yönelip O’na yalvarır, sonra Rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce ona yalvardığını unutup yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya başlar. De ki ona “İnkarcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin! ((Zümer Suresi\8. Ayet) https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Zümer-suresi/4066/8-9-ayet-tefsiri)

Çok daha derin düşünülürse çıkarcı insan, Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına kapılıp giden bir profil teşkil etmektedir. Allah’a sırtını dönebildiği gibi Allah’ın yarattığı kullara da sırtını dönüp kul hakkına girebilmektedir.

 

Ne Yapmalı?

Bu özelliklere sahip insanları fark ettiğimizde Allah’ın nezdinde onlardan uzaklaşmak onlara verilecek en güzel cevap olacaktır. Çünkü fedakarlığın bir derecesi vardır ki bu da Allah’ın ekseninde olmalıdır. Rabbimiz, bize emanet ettiği bu bedene sahip çıkmamızı ister. Esas ruh vardır, beden onun kılıfıdır. Yani ruhumuzu da yıpratmayacak şekilde fedakar olmalıyız ki Allah’ı unutarak insan için bu kadar fedakar olmak doğru değildir. Yani fedakarlığın derecesini de İslamiyet aslında uygun bir şekilde çizmiştir. Kişi bu eksende yaşadığında tekamülünü tamamlama yolunda devam edecektir.

Bu noktada fedakar kişi çıkarcı insan tarafından sömürülmeye dur dediğinde “ben” demiş olmuyor mu diye soracak olursanız; fedakar kişi “biz” diyor fakat bu, başkalarını Allah’ın önüne koymaya varırsa, hakiki anlamdaki “biz” yok olup “fedakarlık” şirke dönüşmeye ve kişinin kendisini de olumsuz etkilemeye başlıyor. Artık o, hakiki fedakarlıktan çıkıyor. Kula köle olmaya varıyor. İslam’da, tasavvufta var olan “biz”, her şeyde Rabbi görmek ve insanları da O’nun yarattıkları olarak düşünmek, kendisi de herkesi onun nezdinde “biz” olarak görmektir. Ameller de bu düşünce sisteminin yansımalarıdır.

Kaynaklar ve İleri Okumalar

İyem, C., Makvavelist İKY: Endüstri İlişkilerinden Uzaklaşmak, Siyaset, Ekonomi ve Yönetim İlişkileri Dergisi, 16. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi Özel Sayısı, 2015, 1-8

Özsoy, F.H., Örgütlerde Makyavelizm ve Sinizmin Çatışma Yönetimine Etkisi: Bir Teknoloji Şirketinde Uygulama, İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2017

https://www.kuranvemeali.com/menfaat-hirsi-ile-ilgili-ayetler

https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Zümer-suresi/4066/8-9-ayet-tefsiri

 Not: Makalem, Medium Türkiye Yayınında yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/yi̇ti̇ri̇len-değerleri̇n-duygularin-adi-çikarcilik-3af8192b3150

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...