Zaman akıp geçiyor. Kimi kez
hüzünle, kimi kez sevinçle. Telaşla, bekleyişle, ümitle, sabırla, vazgeçişle..
Gelgitlerle.. Bazen karamsarlığa kapılıp hayallerden vazgeçişe sürüklenirken
insan, bazen bir ümit ışığı süzülüverir kalbe ve yeşertir ümitleri ve geleceğe
yol al almaya devam eder insan..
Bir kuş gibi gökyüzünde öylece
uçmak, inişli çıkışlı bu zorlu yolculukta ilerlemek. Sonun geleceğini ama ne
zaman geleceğini bilemediğin bir yolculuğa çıkmak..
Bu yolculuğa devam ederken
zihnimden, kalbimden anda dökülenler ve yolculuğun çok başlarında da dökülen
mısralar vardı içimden..
İşte lise yıllarında yazdığım
bu yolculuğun şahitleri mısralar.. Süzülüp size akanlar, dile gelip sizinle
buluştular:
Dünyadan bihaber daha bir
çocuk
Henüz oturduğu rahat bir
koltuk
Her şey pembe görünür, yaşam
pek rahat
Bir gün uçurtma uçururken
Bakıverdi mi şöyle bir göğe
Ah! Ne güzel görünür bir kuşun
kanat çırpışı
Şimdi karşıda duran genç bir
insan
Artık o anda başlamıştır tasan
Eklenir art arda sorunlar,
dertler
Yine de pek ortada değildir
gerçekler
Hülyalara dalıp da baktı mı göğe
Eskisi gibi değildir bir kuşun
kanat çırpışı
Yolda yürüyen şu yaşlı adam
Bir zamanlar değil miydi genç
bir adam?
Kursağımızda kalır hayatın
tadı
Artık her şeyin ne şekeri
kaldı ne tuzu
Acılar da sevinçler de
yaşanmamış gibi
Kafamızı sarar ölüm düşüncesi
Gökyüzünün rengi mavi değildir
Yaşlı adam göğe bakıp dua
ederken
İşte o anda görünür bir kuşun
son kanat çırpışı..
Not: Şiirim, Medium Türkiye Yayını'nda yayına alındı.
https://medium.com/turkiyem/bi̇r-kuşun-kanat-çirpişi-ada3fa769d98