NİL GÜREL

Kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2024 Cumartesi

ANTALYA'DA KORE RESTORANI | SOPUNG

Antalya Lara'ya yolunuz düşerse gidebileceğiniz Kore restoranlarından biri Sopung. Sahibi Koreli ancak çalışanlar Türk'tü. Öncelikle Sopung Antalya, Ankara'daki Korelee gibi şık bir restoran. İstanbul'da gittiğim restoran demeye bin şahit isteyen küçücük sözde Kore lokantalarından sonra Antalya'daki bu restoran ilaç gibi geldi. Antalya'ya giden Koreli turist kafileleri de grup rezervasyonu yaptırıyorlarmış. Ben gittiğimde de birkaç Koreli vardı. 

 

Ben denemek için kimbab ve dogboggi sipariş ettim. Kimbab gayet lezzetliydi ama Doboggi bol sulu biraz çorba gibiydi ve tadını ne yalan söyleyeyim pek beğenmedim. Kore'de yediğim dogboggilere benzemiyordu pek. Tadı birazcık daha güzelleştirilebilir.

 

 Antalya merkezde de bir Kore restoranı varmış. İstanbul, Ankara gibi şehirlerde Kore restoranlarında Kore yemekleri yemek için birçok restoran açıldı. Kore yemekleri yapmak isteyenler artık internetten Kore gıdalarını kolaylıkla sipariş edebiliyorlar. Yıllar önce ben ilk Kore dizim olan Düşlerimin Prensi'ni izleyip de çevremdekilere Kore'den bahsettiğimde ya da evde kendi kendime Kore yemekleri yapmaya çalıştığımda insanlar bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Şimdi Kore'ye olan ilginin bu derecede artmasını ben şaşkınlıkla takip ediyorum. Bakalım bu işin sonu nerelere varacak...

https://simalyildizikore.blogspot.com/2024/05/antalyada-kore-restorani-sopung.html

18 Şubat 2024 Pazar

HİÇ ŞEKERLİ DOMATES YEDİNİZ Mİ?

 2023 Ekim ayından beri Korece öğreniyorum. Korece’yi ilerletirken Kore kültürünü de öğreniyorum. Türkçe alt yazılı Kore dizileri, filmleri izliyorum. Kore kültürünü anlatan kitaplar okuyorum, sosyal medyada Kore diline ve kültürüne ilişkin çeşitli kanalları takip ediyorum. Ara ara Kore kültürü hakkında öğrendiğim ilginç bilgileri sizinle de paylaşacağım. Bugün Kore kültürünün önemli bir parçası olan yemek kültürüne ilişkin ilginç bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle size bir soru: Siz hiç şekerli domates yediniz mi? Bu ne biçim soru dediğinizi duyar gibiyim. Peki ya Korelilerin şekerli domates yediğini söylesem. Kore dili ve kültürüne ilişkin takip ettiğim kanallardan biri Koreli Can. Orada izlediğim bir videoda gördüm. Koreli Can şekerli domates yiyordu. Koreliler yemeklerine domates ve salça koymuyormuş. Domatesi pişirmiyorlarmış. Arada domatesi dilim dilim kesip üzerine şeker koyup yiyorlarmış. Onlar için atıştırmalık (çerez, bisküvi, cips) yerine geçiyormuş. Koreli Can, Kore’ye domatesin geç geldiğini (20.yy’da) belirtiyor. Kore tarihinde domatesi araştırmış. Bunun nedenini Kore’nin Asya’nın en uzak doğusunda yer almasına ve Kore’nin dışarı kapalı bir toplum olmasına bağlıyor.

Ben de merak ettim. Domatesin tarihini öğreneyim dedim. Domatesin tarihi de ilginçmiş doğrusu. ABD’de 1893 yılında mahkeme, domatesi sebzelerle birlikte saklanıp yenildiği için sebze kategorisine koymuş fakat aslında meyvedir. İlk domates yabani sarı renkli olmakla birlikte Peru ve Bolivya’da bulunmuş. Daha sonra Meksika’da yetiştirilip, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra Avrupa’ya gemilerle gönderilmiş. İtalyanlar sarı renginden ötürü onu altın elma olarak adlandırmışlar. Ama akabinde kırmızı türleri de çıkıvermiş. Domatesi ilk yetiştiren kişi ise ABD’li Thomas Jefferson olmuş. Diğer yandan 1900’e kadar insanların çoğu zehirli olduğuna inanarak domates yememiş. Uzun zaman önce de domates, çoğu Avrupalı için aşk elması olarak görülüyormuş. Çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyormuş. Domates adı İspanyolca tomateden geliyormuş. Bu isim de Nahuati dilinde tomatotidan alınmış.

Domatesin ülkemize ne zaman geldiğine bakılacak olursa, Anadolu’da domates ile ilgili ilk kayıtlara 3. Ahmet döneminde, Damat İbrahim Paşa’nın tutuğu 1723 yılındaki Masraf kayıtlarında rastlanıyor. Domatesi Osmanlı’ya tanıtan ve tohumlarını ilk getiren kişi ise Halep’te 1799–1825 yılları arasında görev yapan İngiliz konsolosu John Barker’dır. Akabinde domates ilk kez Sultan Abdülmecid döneminde(1839–1861) Anadolu’ya gelmiş, önce frenk elması olarak isimlendirilirken sonra domates denmiş. Önce Frenk elması denmesinin sebebi ilk domateslerin renginin sarı olmasından kaynaklanıyor.

Gelelim asıl konumuza. Koreli Can domatese bayağı şeker ekledi. Çok tatlı olması için bayağı şeker eklemek gerekiyormuş. Ayrıca bir tüyo verdi. Daha lezzetli olarak yemek istiyorsanız domatesin şekeri tamamen emmesi için tabağı kaplayıp buzdolabında birkaç saat bekletebilirsiniz. Bu arada şekerli domatesin ilginç bir görüntüsü var. Sanki buzlanmış gibi. Bu çok farklı ve tatlı tadı denemeye ne dersiniz 😊

KAYNAKÇA

https://www.gurmeakademi.com/blog/domatesin-gelmisi-gecmisi

https://tr.wikipedia.org/wiki/Domates

https://www.youtube.com/watch?v=64Qv8mCfyAM

Not: Yazımı https://medium.com/@nil.gurel07/hi̇ç-şekerli̇-domates-yedi̇ni̇z-mi̇-a34e9683987b dan da okuyabilirsiniz.

https://mediumturkiye.com/hi̇ç-şekerli̇-domates-yedi̇ni̇z-mi̇-a34e9683987b

https://mediumturkiye.com/hi̇ç-şekerli̇-domates-yedi̇ni̇z-mi̇-a34e9683987b

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...