Bugün academia.edu'da akademik tartışma platformunda "Youtube'un Şifa Dağıtan Videoları: Bir Sözde Bilim Olarak Biyoenerjinin Retoriği" konusuna ilişkin tartışmaya davet edildim.
Konuya ilişkin analizim:
Öncelikle hastalıkların iyileşmesinde
maneviyatı yüksek tutmak önemlidir. Yaratıcı bir güce inanan kişi dua ederek, inancını yükselterek, ruhsal durumunu iyileştirerek fiziksel iyileşme sürecine
katkıda bulunabilir. Bunun yanı sıra meditasyon ve olumlu düşünme gibi Psikoloji
biliminin literatüründe yer alan metodları kullanmak, ruhsal gücü ve enerjiyi
yüksek tutmak için gereklidir. Beyin Sağlığı Derneği Başkanı Nöroloji doktoru
Prof.Dr.Derya Uludüz de özellikle beyin sağlığını korumak için söz konusu metodları
önermektedir. Ayıca 21.Yüzyıl için 21 Ders kitabının son bölümünde Prof. Yuval Noah Harari de meditasyonu önermektedir.
Fakat tüm bunlar maneviyat
için gerekli olan böylece fiziksel iyileşme sürecini hızlandırabilecek
unsurlardır. Hastalıkların tedavisi ile Tıp Bilimi ilgilenir. Çalışmada da
belirtildiği gibi biyoenerji uzmanı olan kişiler, hastalıkları tedavi edebileceklerini
iddia etmekte ve retoriği kullanarak kitleyi ikna etmektedirler. Retoriği
sadece sözlü ve yazılı iletişimlerinde değil mekan ve gösterge olmak üzere tüm
boyutlarıyla bütüncül tutarlı bir algı mekanizması oluşturmak suretiyle kullanarak
ikna sürecini gerçekleştirmektedirler. Hatta kendileri için “serbest doçent”, “uzman
medyum” gibi unvanlar kullanarak retoriklerini pekiştirmektedirler. Dini ve
Psikoloji kavramlarından hareket etmektedirler. Ayrıca olumsuz bir sonuç
durumunda “Allah nasip etmedi” diyebilmektedirler. Kanser hastalarını tedavi
ettiğini iddia eden biyonerji uzmanları bulunmaktadır. Buna bir yerde modern
dolandırıcılık denilebilir. Ayrıca cinci hocaların modern bir versiyonu olarak
görülebilir.
İnsanlar nasıl bu kadar ikna
olabiliyorlar diye düşünmemek elde değil. Ama çalışmanın sonuç kısmında da belirtildiği gibi insanların bir
çoğu bu alanı alternatif tıp olarak görüyor ve medet umuyor. Halbuki kendi
içinde çelişen bir alan. İslam açısından düşünüldüğünde Allah’a şirk koşuluyor.
Psikoloji açısından düşünüldüğünde olumlu düşünmeyi kişi kendisi gerçekleştirebilir.
Sonuç olarak insan
kandırılmaya yatkın bir varlık. Çeşitli dolandırıcılık hikayeleri de çağın
şartlarına uyum göstererek tarihsel süreç içerisinde tekerrür etmeye devam
edecektir.
Akademik çalışmayı okumak isteyenler aşağıdaki linke tıklayabilir:
https://www.academia.edu/s/3a31fce369