NİL GÜREL

Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2025 Pazartesi

HALKLA İLİŞKİLER EĞİTİMİ İLE GELECEĞE DOĞRU

 

HALKLA İLİŞKİLER EĞİTİMİ İLE GELECEĞE DOĞRU

 

Üniversitenin İletişim Fakültesi’nin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü için bitirdiğim bölümlerden biri demek yerine bana en fazla katkısı olan bölümlerden biri oldu demem daha doğru bir ifade olacaktır. Gerçekten de teorik bilgilerin yanında yaşama dair olanı kapsayan ve yaşamın içinde bizzat gördüğüm, uyguladığım harika bir eğitim oldu. Halkı, paydaşları, sosyal sınıfları daha iyi anlamamı onlarla en iyi iletişimin nasıl kurulacağını, kitle psikolojisini, ikna stratejilerini ve ikna psikolojisini, hitabet ve kendini en iyi ifade etme yollarını, topluluk karşısında iyi bir konuşmacı olmayı en iyi sağlayan bölüm diyebilirim. Bol sosyoloji, felsefe ve psikolojiye dayalı teorik eğitimlerin yanı sıra zihin çalıştırıcı bol yaratıcı faaliyet ve uygulamaların olduğu bir bölüm. Bol bol sunum yaptığımız, ayrıca halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama kampanyaları ile tüm sınıflara, konferans salonlarında kalabalık gruplara yaptığımız sunumlar.. Bunca emek harcayarak ortaya koyduğumuz bu yaratıcı faaliyetleri sunduğumuz şölenler.. Öğretici ve keyifli faaliyetler..

Halkla ilişkiler uzmanı olmak emek isteyen bir süreç.  Halkla ilişkiler uzmanı demek; sürekli öğrenen, her şeyi bilmesi gereken, her konuda basın bülteni yazabilecek, yaratıcı olabilecek, fikir üretebilecek, kendini en iyi şekilde ifade edebilecek, halkla etkili iletişim kurabilecek iletişim uzmanı demek.

Halkla ilişkiler eğitimi almak size gündelik hayatta katkı sağladığı gibi iş hayatında da büyük katkılar sağlayacaktır. Ailenizi ve arkadaşlarınızı anlamanızda, söylenenlerin ardındakini keşfetmenizde, beden dilini (sözsüz iletişimi) anlamanızda, empatik iletişim kurmanızda, etkili konuşmanızda aldığınız eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu fark edeceksiniz. Mesleğe atıldığınızda da meslek lisesinde veya fakültede öğrendiğiniz tüm bu bilgiler ve yaptığınız uygulamalar hep karşınıza çıkıyor. Kendini iyi bir şekilde ifade eden, çalışanları ve müşterileri anlayan, empatik iletişim kurabilen iyi birer iletişim uzmanı oluyorsunuz. Bu işin hakkını okuldayken ne kadar verirseniz, okulda aktif çalışıp, aldığınız eğitimleri en iyi şekilde değerlendirirseniz hayatta o kadar başarılı oluyorsunuz.

Hele hele sizler meslek lisesi halkla ilişkiler öğrencileri olarak eğitimlere çok daha önceden başlıyorsunuz. Bunun çok daha büyük avantajları var. Eğer üniversite eğitimi düşünürseniz bu, okulda başarılı bir iletişim kurmanızı ve sizin öne geçmenizi sağlayacaktır. Kurumlarda veya okullarda farkınız anlaşılacaktır. Yaratıcı, yenilikçi, dinamik, etkili konuşan, fikir üretebilen bir iletişim, halkla ilişkiler uzmanı başarıya adım adım ulaşacaktır.

Bir halkla ilişkiler uzmanı, aynı zamanda kriz yönetimi, stratejik iletişim yönetimi derslerini de alan ve bulunduğu kurumda krizleri iyi bir şekilde yönetmesiyle de fark edilmektedir. Örneğin hastanede çeşitli hasta grupları ile karşılaşıyoruz. Onlara yönelik çeşitli iletişim stratejileri uyguluyoruz. Hastanede özellikle zor hastayla başa çıkma noktasında alınan eğitimlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra idarede çalışan bir halkla ilişkiler uzmanı da anlık gelişen krizlerle ve sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Tüm bu zorlayıcı durumlarla başa çıkmada alınan eğitimlerin faydası olmaktadır.

Ayrıca çalıştığınız kurumlarda yöneticilerle nasıl iletişim kuracağınız, kullanacağınız üslup ve ifade tarzları, protokol kuralları hususunda da alınan halkla ilişkiler eğitiminin katkısı olmaktadır.

Bunların yanı sıra günümüzde en önemli husus, dijitalleşen dünya ve bu noktada dijitalleşen medya ve iletişim. Bu doğrultuda medya araçlarını etkili kullanmak, sosyal medya araçlarını kullanma ve medya okur yazarlığı önem taşımakta. Gerek meslek liselerinin halkla ilişkiler bölümleri gerek üniversitede İletişim Fakültelerinde eğitim almanın bu hususta çok katkıları oluyor. Örneğin İletişim Fakültesinde aldığım zorunlu derslerden Medya Etiği ayrıca seçmeli ders olarak aldığım Web Tasarımı ve Grafik Dersleri, Gazetecilik dersleri (gazetecilik derslerinde basın bülteni, haber bülteni yazma, röportaj hazırlama dışında medya ahlakı, iletişim etiği konuları da yer alıyordu) bana bayağı katkı sağladı. Şu anda kendi bloğum var, orada yazılar yazıp paylaşımlar yapıyorum. O zamanlar web sitesi nasıl tasarlanır onu da öğrenmiştim. Ayrıca aldığım gazetecilik dersleri yazma yeteneğimi pekiştirdi ve sosyal medyayı etkin kullanma ve dijital mecrada yazar olarak insanlarla etkili iletişim kurmamda katkısı oldu. Kendime web sitesi tasarlamam, grafik programlarını kullanabilmem, yazar olarak halkla iletişim kurabilmemde aldığım tüm bu eğitimlerin çok katkı sağladığını düşünüyorum.

Ayrıca sahte haberleri ayırt edebilmeyi, eleştirel düşünmeyi sağlaması ve iyi bir medya okur yazarı olmada da Meslek Lisesi Halkla İlişkiler Eğitiminin ve İletişim Fakültesinin bölümlerinde okumanın katkısı olmaktadır. Halkla ilişkiler eğitimi almak sosyal medyayı etkili kullanmada önem taşır. Örneğin bu sayede halkla ilişkiler uzmanı dijital iletişim stratejileri geliştirerek ve kurumun sosyal medya hesaplarını iyi, etkili bir şekilde yöneterek çalıştığı kurumun online görünümünü arttırabilir. Ayrıca kuruma ilişkin sosyal medya da dahil dijital mecralardan halka doğru bilgi vermek ve kurum politikalarını halka aktarmak ve kurum ile halk arasındaki iletişimi en etkin şekilde sağlayarak kurumsal itibarı arttırabilir.  

Son olarak kendinizi sürekli geliştirmeyi, okuldaki eğitimlerin dışında da eğitimler almayı ve faaliyetlere katılmayı, mümkünse daha ileri eğitimler almanızı tavsiye ederim. Üniversitenin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde tezli yüksek lisans da yaptım. Çalışırken tez yazdım. Kolay değildi. Yoğun ve stresli bir hastane ortamı ve tez. Ayrıca hastanede çalışırken okumaya da devam ettim, akademik makalelerim, çalışmalarım var ve akademik, bilimsel çalışmalarıma devam ediyorum. Çalışırken Sağlık Yönetiminde de yüksek lisans yaptım. Motivasyon çok önemli. Motivasyon, sizin zorluklarla başa çıkmanızda itici bir faktör oluyor.  Bir akademisyen adayı olarak sürekli okuyup yazıyorum. Bir iletişimci her konuyu bilmek durumunda. Çeşitli konularda tasarım yapıp, yaratıcı faaliyetlerde bulanabiliyorsunuz. Ya da gazeteci, yazar oluyorsunuz. Genel kültürünüz yüksek olmalı. Yabancı dil de öğrenin. Yabancı dil bilen bir halkla ilişkiler uzmanı her zaman öne çıkacaktır. Uluslararası halkla iletişim kurmanın da yoludur. Uluslararası şirketlerde çalışmak için de yabancı dil bilmenin faydasını görürsünüz.

Hayat belki isteğiniz gibi olmayacak, belki de hedeflerinize layıkıyla ulaşamayacaksınız. Ama ne pahasına olursa olsun yılmayın. Gerekirse bulunduğunuz yerde çalışmanın hakkını verin, yine de ilerleyin, kendinizi geliştirin. Yeteneklerinizi pekiştirin ya da yetenek geliştirin. Şu an işte çalışırken yazmaya da devam ediyorum, Korece’yi ilerletiyorum, bir de SPSS(İstatistik Paket Programı) temelim var ama İleri SPSS eğitimi alıyorum çünkü akademik faaliyetlerde ve projelerde, ayrıca kurumların ARGE bölümlerinde çok katkısı olan bir program. Unutmayın “bilgi güçtür”(Francis Bacon). Kendimi sürekli geliştiriyorum ve insanlığa ışık tutmaya ve faydalı olmaya çalışıyorum. Aldığınız eğitimlerin nerede karşınıza çıkacağını ve sizi nelere götüreceğini bilemezsiniz.

Ve son olarak bana ilham veren şu iki güzel sözü sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Elleriyle çalışan insan işçidir. Elleri ve kafasıyla çalışan insan ustadır. Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan insan sanatkardır.” Goethe

“Hayatta en büyük dalgalarla karşılaşabilirsiniz, ama önemli olan bu dalgaların üzerinde durabilmek ve sörf yapabilmektir.” Bethany Hamilton.

Eğitim hayatınızda başarılar dilerim..

Yolunuz açık olsun..

                                                           Halkla İlişkiler ve Tanıtım Uzmanı/Yazar

                                                                                   NİL GÜREL

Not: Öğretmen arkadaşım öğrencileri için bir motivasyon yazısı hazırlamamı rica etti. Ben de böyle bir yazı hazırladım. Umarım öğrencilerimize katkısı olur. Medium Türkiye yayınında paylaşmayı ve ardından bloğumda yayınlamayı düşündük. Çünkü ne kadar çok kişi okursa o kadar faydalı olacaktır. Beni böyle bir yazı yazmaya teşvik ettiğin için çok teşekkür ederim Nuray Abacı Çelikyürek.

Yolun açık olsun. Sevgiyle kal..

*Yazım Medium Türkiye Yayını'nda yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/halkla-i̇li̇şki̇ler-eği̇ti̇mi̇-i̇le-geleceğe-doğru-b3378498739d

*Ayrıca okulun 9. sınıflara tanıtım rehberinde de yer alacaktır.

7 Ekim 2024 Pazartesi

                                      BİR KUŞUN KANAT ÇIRPIŞI

Zaman akıp geçiyor. Kimi kez hüzünle, kimi kez sevinçle. Telaşla, bekleyişle, ümitle, sabırla, vazgeçişle.. Gelgitlerle.. Bazen karamsarlığa kapılıp hayallerden vazgeçişe sürüklenirken insan, bazen bir ümit ışığı süzülüverir kalbe ve yeşertir ümitleri ve geleceğe yol al almaya devam eder insan..

Bir kuş gibi gökyüzünde öylece uçmak, inişli çıkışlı bu zorlu yolculukta ilerlemek. Sonun geleceğini ama ne zaman geleceğini bilemediğin bir yolculuğa çıkmak..

Bu yolculuğa devam ederken zihnimden, kalbimden anda dökülenler ve yolculuğun çok başlarında da dökülen mısralar vardı içimden..

İşte lise yıllarında yazdığım bu yolculuğun şahitleri mısralar.. Süzülüp size akanlar, dile gelip sizinle buluştular:

Dünyadan bihaber daha bir çocuk

Henüz oturduğu rahat bir koltuk

Her şey pembe görünür, yaşam pek rahat

Bir gün uçurtma uçururken

Bakıverdi mi şöyle bir göğe

Ah! Ne güzel görünür bir kuşun kanat çırpışı

Şimdi karşıda duran genç bir insan

Artık o anda başlamıştır tasan

Eklenir art arda sorunlar, dertler

Yine de pek ortada değildir gerçekler

Hülyalara dalıp da baktı mı göğe

Eskisi gibi değildir bir kuşun kanat çırpışı

Yolda yürüyen şu yaşlı adam

Bir zamanlar değil miydi genç bir adam?

Kursağımızda kalır hayatın tadı

Artık her şeyin ne şekeri kaldı ne tuzu

Acılar da sevinçler de yaşanmamış gibi

Kafamızı sarar ölüm düşüncesi

Gökyüzünün rengi mavi değildir

Yaşlı adam göğe bakıp dua ederken

İşte o anda görünür bir kuşun son kanat çırpışı..

Not: Şiirim, Medium Türkiye Yayını'nda yayına alındı. 

https://medium.com/turkiyem/bi̇r-kuşun-kanat-çirpişi-ada3fa769d98

8 Ağustos 2024 Perşembe

YİTİRİLEN DEĞERLERİN, DUYGULARIN ADI: ÇIKARCILIK

YİTİRİLEN DEĞERLERİN, DUYGULARIN ADI:

ÇIKARCILIK

 Günümüz ilişkilerine bakıldığında artık çoğu değerin anlamını yitirdiğini görmekteyiz. Ne eski aşklar var ne saygı ne de sevgi. Hatta bu durum aile ilişkilerine bile sirayet etmiş durumda. Para, hırs, güç, gösteriş v.s. ve bunların tutkalı ise çıkar ilişkileri. Kimde para, hırs, statü varsa en sevilesi o olmalı. Veya arkadaşlık demek çıkar demek. Para, statü v.s kalmasa arkadaşlık da biter. Hele hele işi düştüğü zaman arayanlar yok mu.. Sadece arkadaşlar mı? Aile bireyleri bile böyle olmuş.  Aramaz sormaz günlerce, bir gün bir şey istemek için arar. İstediği bir şeyi veremeyince sırt çeviriverir akrabasına hatta annesine, babasına bile.  Bir çoğumuz duygudan yoksun bu durumları yaşıyor olmalıyız. Sonuç olarak “hakiki insan” empatik yeteneği yüksek, duygulara değer veren “ulvi insandır”. Ama ne yazık ki günümüzde ulvi insanların sayısı da hızla azalıyor.

İşte bu içler acısı durumu gerek dilbilimsel gerek bilimsel gerek dini ve din felsefesi boyutlarıyla derinlemesine analiz etmek istedim. İlk olarak çıkar nedir ve çıkarcılık nedir ona bakalım.

Çıkarcı Kelimesinin Dilbilimsel Anlamı Nedir? Çıkarcılık Ne Anlama Gelir?

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde çıkarcı; “Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan(kimse), çıkar sever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar” anlamına gelmektedir. Bir kimseden salt kazanç elde etmek için kurulan ilişki biçimini ise “çıkarcılık” olarak adlandırabiliriz.

Kuramsal Yaklaşımda Çıkarcılık Nedir?

Kuramsal yaklaşımda çıkarcılığın ne olduğunu anlayabilmek için örgütsel davranış kuram ve yaklaşımlarını ve ayrıca iktisat tarihini incelemek gerekir. Örgütsel davranış bilimine bakıldığında ve iktisat tarihi incelendiğinde çıkarcılığın teorisi dendiğinde akla gelen İtalyan düşünür ve politikacı Niccolo Machiavelli’dir. “Amaca ulaşmak için her yol mübahtır” düşüncesinin fikir babasıdır kendisi. Örgütsel çatışma kuramları incelendiğinde ve ayrıca insan kaynaklarına bakıldığında da bu düşünce tarzının sorunların temel taşı olduğu görülecektir. İnsani yaklaşımlar yerine rekabetçi kapitalist sistemin dönmesine hizmet eden, çalışanları düşünmeyen bir yaklaşımın sonuçları verimsizliğe, tükenmişlik sendromuna ve hatta çalışanın fiziksel sağlığının bozulmasına bile yol açabilmektedir (İyem, C. 2015 ve Özsoy F.H. 2017).

Çıkarcılığın Dini Boyutu ve Din Felsefesi Bağlamında Analizi

Aslında tüm bunların nedenini düşündüğümüzde asıl yoksunluğun inanç yoksunluğu olduğunu görebiliriz. Çünkü İslamiyet’te “ben” yoktur “biz” vardır. Allah’ın nezdinde düşünülürse, “takva sahibi olmak” ile “bencil” olmak taban tabana zıttır. Çıkarcı insan en temelde “bencil” insandır. Oysaki nefsin mertebeleri yükseldikçe şahsi menfaatler azalmakta ve en son makamda insan bir “hiç” e dönüşmektedir. Her şeyi Allah için yapan ve her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğunu ve bu dünyanın imtihan dünyası olduğunu idrak eden “akıllı ve ulvi insan” tüm menfaatlerden de arınmış olacaktır.

Konu dini bilgiye (ilahiyat ilmine) ve din felsefesine dayanarak irdelenecek olursa sahih kaynaklara bakmak uygun olacaktır. Bu noktada şüphesiz ki en güvenilir kaynak Kuran-ı Kerimdir. Kuran-ı Kerim’deki ayetlere bakıldığında çıkarcılık karşımıza iki bağlamda çıkmaktadır: İnsanlar arasındaki çıkar ilişkileri, Allah ile kul arasındaki çıkar ilişkileri.

İşte bu bağlamda bazı örnekler:

“Biz göğü, yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri boşuna, gayesiz ve insanlar Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına göre davranabilsinler diye yaratmadık. Böyle bir düşünce inkarcıların zannından ibarettir. Girecekleri cehennem ateşinden dolayı vay haline o kafirlerin!” (Sad Suresi 38(27.Ayet)

“Size verilen her şey ancak dünya hayatının gelip geçici menfaatidir. Allah katındaki nimetler ise inanıp yalnızca Rablerine güvenip dayananlar için her bakımdan daha hayırlı ve daha devamlıdır” (Şura Suresi 36.Ayet)

“İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi Rabbine yönelip O’na yalvarır, sonra Rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce ona yalvardığını unutup yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya başlar. De ki ona “İnkarcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin! ((Zümer Suresi\8. Ayet) https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Zümer-suresi/4066/8-9-ayet-tefsiri)

Çok daha derin düşünülürse çıkarcı insan, Allah’ın emrini bırakıp kendi arzularına kapılıp giden bir profil teşkil etmektedir. Allah’a sırtını dönebildiği gibi Allah’ın yarattığı kullara da sırtını dönüp kul hakkına girebilmektedir.

 

Ne Yapmalı?

Bu özelliklere sahip insanları fark ettiğimizde Allah’ın nezdinde onlardan uzaklaşmak onlara verilecek en güzel cevap olacaktır. Çünkü fedakarlığın bir derecesi vardır ki bu da Allah’ın ekseninde olmalıdır. Rabbimiz, bize emanet ettiği bu bedene sahip çıkmamızı ister. Esas ruh vardır, beden onun kılıfıdır. Yani ruhumuzu da yıpratmayacak şekilde fedakar olmalıyız ki Allah’ı unutarak insan için bu kadar fedakar olmak doğru değildir. Yani fedakarlığın derecesini de İslamiyet aslında uygun bir şekilde çizmiştir. Kişi bu eksende yaşadığında tekamülünü tamamlama yolunda devam edecektir.

Bu noktada fedakar kişi çıkarcı insan tarafından sömürülmeye dur dediğinde “ben” demiş olmuyor mu diye soracak olursanız; fedakar kişi “biz” diyor fakat bu, başkalarını Allah’ın önüne koymaya varırsa, hakiki anlamdaki “biz” yok olup “fedakarlık” şirke dönüşmeye ve kişinin kendisini de olumsuz etkilemeye başlıyor. Artık o, hakiki fedakarlıktan çıkıyor. Kula köle olmaya varıyor. İslam’da, tasavvufta var olan “biz”, her şeyde Rabbi görmek ve insanları da O’nun yarattıkları olarak düşünmek, kendisi de herkesi onun nezdinde “biz” olarak görmektir. Ameller de bu düşünce sisteminin yansımalarıdır.

Kaynaklar ve İleri Okumalar

İyem, C., Makvavelist İKY: Endüstri İlişkilerinden Uzaklaşmak, Siyaset, Ekonomi ve Yönetim İlişkileri Dergisi, 16. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi Özel Sayısı, 2015, 1-8

Özsoy, F.H., Örgütlerde Makyavelizm ve Sinizmin Çatışma Yönetimine Etkisi: Bir Teknoloji Şirketinde Uygulama, İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2017

https://www.kuranvemeali.com/menfaat-hirsi-ile-ilgili-ayetler

https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Zümer-suresi/4066/8-9-ayet-tefsiri

 Not: Makalem, Medium Türkiye Yayınında yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/yi̇ti̇ri̇len-değerleri̇n-duygularin-adi-çikarcilik-3af8192b3150

HAKKIMDA-NİL GÜREL

                                                   HAKKIMDA DOKTORANT Nil GÜREL İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı Bağımsı...