NİL GÜREL

16 Şubat 2026 Pazartesi

 

Kurnazlık, Kötülük Zeka Mıdır? “Hakikat Zekası” Neden Görünmez?

İlk kez İSTİKLAL Gazetesi Köşe yazımla literatüre kazandırdığım bir kavram: HAKİKAT ZEKASI 
Hakikat zekası ile kastettiğim salt sonuç üretme becerisi değil; zaten “amaca giden her yol mubahtır” Makyavelizm felsefesiyle “zeki” takılmak, sözde “başarı” elde etmek kolaydır. Bu kavramla vurgulamak istediğim, gerçeği görebilme ve nefsi denetleyebilme, etik kurallara riayet ederek başarılı olabilme, zekayı kullanabilme yetisidir. Yani, hakikat zekasına sahip kişi, hakikati görerek Hakk’a yürüyen, bu yolda zekasını kullanarak başarılı olabilendir; böylece zoru başarabilendir.  

Yazımı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

                                                 DİJİTAL YETİM

Said Ercan Hocamız çok güzel bir kavram ortaya koymuş: Dijital Yetim.  Sosyal medyalarında kavramı açıklamış. Sizlerle paylaşıyorum:

"Benim ilk kez Dijitalizm kitabımda dile getirdiğim(literatüre kazandırdığım) bir kavram Dijital yetim tanımlaması. Anne-babası hayatta olmasına rağmen; onların yoğun telefon, sosyal medya ve ekran kullanımı nedeniyle duygusal, zihinsel ve ilişkisel olarak ihmal edilen çocuk anlamına gelir. Bu kavram özellikle “dijital bağımlılık” çağında ortaya çıkmış sosyolojik bir tespitimdir. Dijital Yetim Nasıl Oluşur? Anne-baba fiziksel olarak çocuğun yanındadır ama zihinsel olarak telefondadır.

• Çocuk konuşurken ebeveyn ekran kaydırıyordur.

• Aile sofrasında herkes ayrı bir ekrana bakıyordur.

• Çocuğun duygusal ihtiyacı “sürekli”erteleniyordur. Çocuk burada şunu öğrenir: “Ben ekranlar kadar değerli değilim.” Bu durum zamanla özgüven zedelenmesi, dikkat problemleri, davranış bozuklukları ve bağlanma sorunlarına yol açabilir. Psikolojik Boyutu Çocuk için en temel ihtiyaç: Görülmek, duyulmak, temas edilmek ve değerli hissedilmektir. Ekran bağımlısı Dijital göçmen ebeveyn ise çocuğun:

• göz temasını,

 • mimik okumasını,

• duygusal paylaşımını kesintiye uğratır. Aile içi iletişim çöker, herkes kendi yalnızlık adasına (ve odasına) çekilir. Belirtileri Dijital yetim çocuklarda sık görülebilen durumlar: • Sürekli ilgi çekmeye çalışma

 • Öfke patlamaları, tahammülsüzlük

• Ekrana aşırı yönelme (fenomenleri model alma)

• İçe kapanma • Erken yaşta dijital bağımlılık Çocuk şunu yapar: Anne-babanın dikkatini alamıyorsa, onların bağlandığı nesneye/ekrana bağlanır. En Tehlikeli Yanı Bu çocuklar fiziksel olarak korunuyor görünürler. Ama duygusal olarak “bağsız” büyürler. Ruhları tam büyüme çağında ciddi hasar alır, hatta ailesiyle ilişkisi ilerde Allah ile plan ilişkisini bile etkiler. (İnanç güven sapması) Bu da ileride:

• Sağlıksız ilişkiler

 • Onay bağımlılığı 

• Dikkat eksikliği 

• Empati zayıflığı(merhamet eksikliği)

• kendini ifade edememe

• Güven bunalımı gibi sonuçlar doğurabilir. Ne Yapmalı?

• Evde ekransız saatler belirlemek • Yemek masasında telefon yasağı

• Günde en az yarım saat “tam odaklı çocuk zamanı” (her çocuk için ayrı)

 • Çocuğun göz hizasına inerek konuşmak

• Telefonu çocuktan önce bırakmak Çocuk anne-babanın söylediklerini değil, Bizzat yaptıklarını öğrenir ve hayatına aktarır.

Kültür aktarımı zincirinden insani çıkartıp ekranı koyarsanız bedeli ağır olur. Türk toplumu milyonlarca dijital yetimle dolu. Elif neslimizi göz göre göre yetim bırakmayalım! Bu sorumluluktur haktır! Herkesi göreve çağırıyorum."

12 Şubat 2026 Perşembe

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sırasıyla Instagram profilim, Medium Yazarlık Profilim, Academia.edu sayfam, Researchgate Akademik Sayfam, ORCİD Akademi Sayfam, Google Akademik Sayfam, Dergipark, LinkedIn, Opusunity Akademik Platform, Facebook, Substack) :

https://www.instagram.com/uzm.nilgurel/

                              İSTİKLAL GEZETESİ KÖŞE YAZILARIM-LİNKLER


https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/modern-cagin-yeni-salgini-deoasiri-yuklenmis-devreler-1083114h


https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/gelecegin-gida-krizine-cozum-gecmisin-tarim-tekniginde-sakli-olabilir-mi-1083810h


https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/kurnazlik-kotuluk-zeka-midir-hakikat-zekasi-neden-gorunmez-1084696h


https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/islamiyet-ve-minimalizmin-bulustugu-ortak-payda-sadelik-1087144h

                  EUHABER KÖŞE YAZILARIM-LİNKLER


https://euhaber.com/haber/dizi-oernekleri-uezerinden-kueresel-goeruenuerluek-ve-kueltuerel-kimlik-dengesi-nil-guerel

 

https://euhaber.com/haber/dijitallesmenin-tatil-kueltueruene-etkileri

 

https://euhaber.com/haber/oefkenin-bireylerde-ortaya-cikis-nedenleri-ve-psikolojik-temelleri

 

https://euhaber.com/haber/nil-guerel-den-yapay-zeka-etik-ve-guevenilir-habercilik-uezerine-notlar

 

https://euhaber.com/haber/akademik-hayatta-yabanci-dil-ve-arastirma-yoentemlerinin-rolue

 

https://euhaber.com/haber/cikarciligin-goelgesinde-kaybolan-insanlik-nil-guerel

 

https://euhaber.com/haber/nil-guerel-den-bilimsel-analiz-arama-motorlari-bizi-nasil-yanlisa-yoenlendiriyor-2


https://euhaber.com/haber/nil-guerel-den-bir-analiz-cin-japon-gerilimi-ve-tuerkiye-nin-stratejik-konumu


https://euhaber.com/haber/yapay-zeka-caginda-kimlik-hirsizligi-cocuklar-neden-zayif-halka


https://euhaber.com/haber/seyahat-etme-hastaligini-hic-duydunuz-mu


https://euhaber.com/haber/rahim-agzi-kanseri-ile-muecadelede-gueclue-adimlar




9 Şubat 2026 Pazartesi

3 Şubat 2026 Salı

SAĞLIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM ve POLİTİKA ENTEGRASYONU: KALİTE 4.0 ve ULUSLARARASI SAĞLIK YÖNETİMİNE YANSIMALARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME


"Sağlıkta Dijital Dönüşüm ve Politika Entegrasyonu: Kalite 4.0 ve Uluslararası Sağlık Yönetimine Yansımaları Üzerine Bir Değerlendirme" konulu akademik analiz içeren makalem POLSAM (Politik Stratejiler Araştırma Merkezi) sayfasında yayınlanmıştır. Faydalı olması dileğiyle. 


2 Şubat 2026 Pazartesi

Değerli okurlarım, takipçilerim, bugün itibariyle yazı çalışmalarım kapsamında İSTİKLAL Gazetesi'nde köşe yazılarımla sizlerle buluşuyorum:

https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/modern-cagin-yeni-salgini-deoasiri-yuklenmis-devreler-1083114h

1 Şubat 2026 Pazar

MUTLULUĞUN ARDINDAKİ KURAM

Mutluluk tepkisi vermek bizi mutlu eder mi? Bunun için fizyolojik tepkilerle duygular arasındaki bağı anlamak gerekir. Bu noktada psikoloji teorisine bakmak iyi bir fikir.

Duyguların vücudumuza etkisi ve duygulara verilen tepkiler konusunda pek çok kuram var. Önce duyguyu hissedip mi fizyolojik tepki verdiğimiz yoksa önce fizyolojik tepki verip sonra mı duyguya kapıldığımız konusu da bilim dünyasında tartışma konusu olmakta. Acaba fiziksel tepkilerimiz duyguyu hissetmemiz ve duygu durumumuz üzerinde etkili mi? Bu sorunun cevabını James-Lange kuramında bulabiliriz.

James-Lange Kuramı Nedir?

James-Lange’nin duygular kuramı, öfke dahil olmak üzere duygular ile ilgili ilk kapsamlı kuramlardan biri. Bu kurama göre birey, çevresindeki uyarıcıların algılanması sonucu bir takım bedensel değişimler yaşar ve bu değişimlerin farkına varması duyguların çıkmasına neden olur. Duyguların çıkış noktası davranıştır.

Leonardo Da Vinci der ki: “Ruh, bedenle yaşamak ister çünkü beden olmadan ruh ne hissedebilir, ne de eyleyebilir”. Yaygın görüşe göre servetimizi kaybedince üzülüp ağlarız; bir ayıyla karşılaşınca korkup kaçarız; bir rakip tarafından hakarete uğrayınca kızıp saldırgan bir davranış sergileriz. James-Lange kuramındaki hipotez ise bu ardışık dizgenin yanlış olduğunu ortaya koyar. Daha rasyonel bir ifadenin; üzülürüz çünkü ağlarız, kızarız çünkü vururuz, korkarız çünkü titreriz olduğunu belirtir.

Farklı bir örnek verecek olursak gece yarısı ısısız bir sokakta yürüyen adam, arkasından ayak sesleri duyar ve arkasına baktığında irice bir adam görür. Hırsız olabileceğini düşünür. Bunun üzerine, koşarcasına adımlarını hızlandırır, daha hızlı nefes alır, göz bebekleri büyür, adrenalin adeta damarlarından akar. Bu bedensel değişiklikler korku duygusunu temsil eder. Adamın içerisine korku duygusunun dolmasını sağlar.

Peki kuramın bizim hayatımızdaki rolü nedir? Oyunculuktan gerçek yaşama kadar uzanan geniş bir yelpazede konuya birlikte bakalım ne dersiniz?

Kuramın Oyunculuğa Yansımaları

James-Lange kuramı oyunculuğa katkı sağlayan rol yapma sanatına da yansımalarını gösteren bir kuram.

Drama ve tiyatro sanatları alanında öğretim görevlisi Dr. Rose Whyman, tüm ruhsal durumların bir sinirsel-mekanik döngü içerisinde ortaya çıktığını belirtiyor.

Bir oyuncu, “korkmuş insan” rolünü nasıl yapabilir? Oyuncu Vsevolod Meyerhold, korku duygusunu tetiklemek için, oyuncunun gözlerini büyükçe açarak ve kaşlarını kaldırarak kaçmasının yeterli olacağını söyler. Meyerhold, bunu şöyle bir örnekle açıklar: “Sahnede, bir köpeğin saldırması nedeniyle korkan, korkudan kaçan birini oynamam gerek. Peki ne yapmalıyım? Köpekten nasıl kaçmam gerektiğini bilebilmek için, kendi içimde, bir köpeğin havlamasından korkan birini mi bulmalıyım? Hayır, bu duyguları kaçmaya başlamadan önce harekete geçirmemeliyim; kaçmaya başladığımda, korkan birinin duyguları içimde oluşacaktır.”

Oyuncu Evgeni Bezpiatov, yüz ifadesi ile ruhsal yaşantı arasındaki bağın çok kuvvetli olduğunu belirtir. James-Lange kuramından yola çıkılarak denilebilir ki “Ağlıyorum, çünkü üzgünüm” ifadesi kadar, “üzgünüm, çünkü ağlıyorum” ifadesi de doğrudur.

James-Lange Kuramıyla Mutlu İnsan Olunabilir mi?

Her ne kadar James-Lange kuramına eleştiriler yöneltilmiş olsa da doğruluğu olan bir kuram. Davranış psikolojisi üzerine çalışmalarıyla tanınan Fransız Psikolog Theodule Ribot, herhangi bir duygunun fiziksel sonuçlar doğurmaksızın var olamayacağını; biçimlendirilmemiş veya bedenselleştirilmemiş bir duygunun var olamayacağını; biçimlendirilmemiş ve bedenselleştirilmemiş bir duygunun yok sayılacağını belirtmekte. Duygunun her nüansı belirli bir fiziksel eylemle bağlantılı. Ayrıca James, “tamamen bedensiz bir insani duygu, hiçliktir” diye ifade eder.

Mutluluğun formülü tamamen bu kuramda gizli olmasa da olumlu düşüncenin gücünü yadsıyamayız. Kurama göre olumlu düşünmek ve olumlu düşüncenin yansıması olan gülen bir yüze sahip olmamız yani yüz kaslarımızın esnekliği olumsuz olaylara olan tepkilerimizi dönüştürerek olumsuz duyguların etkilerini azaltacaktır. Başka bir deyişle olumsuz olayların etkilerini bedenimizde daha az hissedeceğimiz için olumsuz duyguların bıraktığı hisler bertaraf olacaktır.

James-Lange kuramına göre hayata ne kadar pozitif bakarsak hayat olaylarına tepkilerimiz dolayısıyla duygularımız da olumlu yönde etkilenecektir.

James Lange Kuramı ile ilgili anime videoyu izlemek için tıklayabilirsiniz:

https://study.com/academy/lesson/james-lange-theory-of-emotion-lesson-quiz.html

Kaynaklar:

Avcı, A., “Örgütlerde Öfke Yönetimi”, Journal of Orginal Studies, Cilt:1, Sayı:2, s.115:128, 2020

Coleman, A. & Snarey, J., James Lange Theory of Emotions. In S. Goldstein & J. Naglieri(Eds.), Encyclopedia of Child Behavior aııd Development (Volume 2, 844–846). New York: Springer­Verlag, 2011

Özüaydın, N.U., Oyunculukta Fiziksel Eylemler Yönetiminin Analizi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Dergisi, Cilt:9, Sayı:18, s.307:332, 2016

https://study.com/academy/lesson/james-lange-theory-of-emotion-lesson-quiz.html

https://corluram.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/59/03/864972/dosyalar/2020_05/27130854_Sosyal_Norobilim_bakYY_acYsYyla_duygular.pdf

https://112.international/society/stephen-hawking-dies-at-age-of-76-26539.html

NİL GÜREL

Bağımsız Akademisyen, Araştırmacı Yazar

İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı, MSc

 Not: Yazım Medium Türkiye Yayınında yayına alınmıştır. 

https://medium.com/turkiyem/mutlulu%C4%9Fun-ardindaki%CC%87-kuram-ee2e189ed814

HAKKIMDA-NİL GÜREL

  HAKKIMDA Uzm. Nil GÜREL İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı Bağımsız Akademisyen, Araştırmacı Yazar  Lisans düzeyinde K...