NİL GÜREL'den Bilimsel Analizler ve Yazılar, Edebi Yazılar, Bazı Gündem Konuları, Çeşitli Araştırma Sonuçları..
NİL GÜREL
16 Şubat 2026 Pazartesi
Said Ercan Hocamız çok güzel bir kavram ortaya koymuş: Dijital Yetim. Sosyal medyalarında kavramı açıklamış. Sizlerle paylaşıyorum:
"Benim ilk kez Dijitalizm kitabımda dile
getirdiğim(literatüre kazandırdığım) bir kavram Dijital yetim tanımlaması.
Anne-babası hayatta olmasına rağmen; onların yoğun telefon, sosyal medya ve
ekran kullanımı nedeniyle duygusal, zihinsel ve ilişkisel olarak ihmal edilen
çocuk anlamına gelir. Bu kavram özellikle “dijital bağımlılık” çağında ortaya
çıkmış sosyolojik bir tespitimdir. Dijital Yetim Nasıl Oluşur? Anne-baba
fiziksel olarak çocuğun yanındadır ama zihinsel olarak telefondadır.
• Çocuk konuşurken ebeveyn ekran kaydırıyordur.
• Aile sofrasında herkes ayrı bir ekrana bakıyordur.
• Çocuğun duygusal ihtiyacı “sürekli”erteleniyordur. Çocuk
burada şunu öğrenir: “Ben ekranlar kadar değerli değilim.” Bu durum zamanla
özgüven zedelenmesi, dikkat problemleri, davranış bozuklukları ve bağlanma
sorunlarına yol açabilir. Psikolojik Boyutu Çocuk için en temel ihtiyaç:
Görülmek, duyulmak, temas edilmek ve değerli hissedilmektir. Ekran bağımlısı
Dijital göçmen ebeveyn ise çocuğun:
• göz temasını,
• mimik okumasını,
• duygusal paylaşımını kesintiye uğratır. Aile içi iletişim çöker, herkes kendi yalnızlık adasına (ve odasına) çekilir. Belirtileri Dijital yetim çocuklarda sık görülebilen durumlar: • Sürekli ilgi çekmeye çalışma
• Öfke patlamaları, tahammülsüzlük
• Ekrana aşırı yönelme (fenomenleri model alma)
• İçe kapanma • Erken yaşta dijital bağımlılık Çocuk şunu
yapar: Anne-babanın dikkatini alamıyorsa, onların bağlandığı nesneye/ekrana
bağlanır. En Tehlikeli Yanı Bu çocuklar fiziksel olarak korunuyor görünürler.
Ama duygusal olarak “bağsız” büyürler. Ruhları tam büyüme çağında ciddi hasar
alır, hatta ailesiyle ilişkisi ilerde Allah ile plan ilişkisini bile etkiler.
(İnanç güven sapması) Bu da ileride:
• Sağlıksız ilişkiler
• Onay bağımlılığı
• Dikkat eksikliği
• Empati zayıflığı(merhamet eksikliği)
• kendini ifade edememe
• Güven bunalımı gibi sonuçlar doğurabilir. Ne Yapmalı?
• Evde ekransız saatler belirlemek • Yemek masasında telefon
yasağı
• Günde en az yarım saat “tam odaklı çocuk zamanı” (her
çocuk için ayrı)
• Çocuğun göz
hizasına inerek konuşmak
• Telefonu çocuktan önce bırakmak Çocuk anne-babanın
söylediklerini değil, Bizzat yaptıklarını öğrenir ve hayatına aktarır.
Kültür aktarımı zincirinden insani çıkartıp ekranı
koyarsanız bedeli ağır olur. Türk toplumu milyonlarca dijital yetimle dolu.
Elif neslimizi göz göre göre yetim bırakmayalım! Bu sorumluluktur haktır!
Herkesi göreve çağırıyorum."
12 Şubat 2026 Perşembe
AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM
AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM
Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sırasıyla Instagram profilim, Medium Yazarlık Profilim, Academia.edu sayfam, Researchgate Akademik Sayfam, ORCİD Akademi Sayfam, Google Akademik Sayfam, Dergipark, LinkedIn, Opusunity Akademik Platform, Facebook, Substack) :
https://www.instagram.com/uzm.nilgurel/EUHABER KÖŞE YAZILARIM-LİNKLER
https://euhaber.com/haber/dijitallesmenin-tatil-kueltueruene-etkileri
https://euhaber.com/haber/oefkenin-bireylerde-ortaya-cikis-nedenleri-ve-psikolojik-temelleri
https://euhaber.com/haber/nil-guerel-den-yapay-zeka-etik-ve-guevenilir-habercilik-uezerine-notlar
https://euhaber.com/haber/akademik-hayatta-yabanci-dil-ve-arastirma-yoentemlerinin-rolue
https://euhaber.com/haber/cikarciligin-goelgesinde-kaybolan-insanlik-nil-guerel
https://euhaber.com/haber/yapay-zeka-caginda-kimlik-hirsizligi-cocuklar-neden-zayif-halka
https://euhaber.com/haber/seyahat-etme-hastaligini-hic-duydunuz-mu
https://euhaber.com/haber/rahim-agzi-kanseri-ile-muecadelede-gueclue-adimlar
GELECEĞE DOĞRU İLERLEMEK: BİR AKADEMİK YOLCULUK YILMADAN YOLA DEVAM ETMEK..
Okumayı, öğrenmeyi seven, akademik çalışmalara devam eden bağımsız bir akademisyen olarak bitirdiğim çeşitli bölümlerin içerisinde İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünün bana en fazla katkısı olan bölüm olduğunu söyleyebilirim. Gerek sunumlarımla gerek yaratıcı çalışmalarımla gerek teorik bilgimle bölümün hakkını verip okulu dereceyle bitirebildim. Sevmesem birincilikle bitiremezdim zaten (Bölüm birincisi-Fakülte İkincisi\Derece Öğrencisiyim).
Gerçekten de teorik bilgilerin yanında yaşama dair olanı kapsayan ve yaşamın içinde bizzat gördüğüm, uyguladığım harika bir eğitim oldu. Halkı, paydaşları, sosyal sınıfları daha iyi anlamamı, onlarla en iyi iletişimin nasıl kurulacağını, kitle psikolojisini, ikna stratejilerini ve ikna psikolojisini, hitabet ve kendini en iyi ifade etme yollarını, topluluk karşısında iyi bir konuşmacı olmayı en iyi sağlayan bölüm diyebilirim. Bol sosyoloji, felsefe ve psikolojiye dayalı teorik eğitimlerin yanı sıra zihin çalıştırıcı bol yaratıcı faaliyet ve uygulamaların olduğu bir bölüm. Bol bol sunum yaptığımız, ayrıca halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama kampanyaları ile tüm sınıflara, konferans salonlarında kalabalık gruplara yaptığımız sunumlar.. Bunca emek harcayarak ortaya koyduğumuz bu yaratıcı faaliyetleri sunduğumuz şölenler.. Öğretici ve keyifli faaliyetler..
Halkla ilişkiler uzmanı olmak emek isteyen bir süreç. Halkla ilişkiler uzmanı demek; sürekli öğrenen, her şeyi bilmesi gereken, her konuda basın bülteni yazabilecek, yaratıcı olabilecek, fikir üretebilecek, kendini en iyi şekilde ifade edebilecek, halkla etkili iletişim kurabilecek iletişim uzmanı demek.
Halkla ilişkiler eğitimi almak size gündelik hayatta katkı sağladığı gibi iş hayatında da büyük katkılar sağlayacaktır. Ailenizi ve arkadaşlarınızı anlamanızda, söylenenlerin ardındakini keşfetmenizde, beden dilini (sözsüz iletişimi) anlamanızda, empatik iletişim kurmanızda, etkili konuşmanızda aldığınız eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu fark edeceksiniz. Mesleğe atıldığınızda da meslek lisesinde veya fakültede öğrendiğiniz tüm bu bilgiler ve yaptığınız uygulamalar hep karşınıza çıkıyor. Kendini iyi bir şekilde ifade eden, çalışanları ve müşterileri anlayan, empatik iletişim kurabilen iyi birer iletişim uzmanı oluyorsunuz. Bu işin hakkını okuldayken ne kadar verirseniz, okulda aktif çalışıp, aldığınız eğitimleri en iyi şekilde değerlendirirseniz hayatta o kadar başarılı oluyorsunuz.
Hele hele meslek lisesi halkla ilişkiler öğrencilerinin bu hususta oldukça avantajlı olduklarını düşünüyorum. Eğitimlere çok daha önceden başlıyorlar. Bunun çok büyük avantajları var. Eğer üniversite eğitimi düşünürlerse bu, okulda başarılı bir iletişim kurmayı ve öne geçmeyi sağlayacaktır. Kurumlarda veya okullarda böyle bireylerin farkı anlaşılacaktır. Yaratıcı, yenilikçi, dinamik, etkili konuşan, fikir üretebilen bir iletişim, halkla ilişkiler uzmanı başarıya adım adım ulaşacaktır.
Bir halkla ilişkiler uzmanı, aynı zamanda kriz yönetimi, stratejik iletişim yönetimi derslerini de alan ve bulunduğu kurumda krizleri iyi bir şekilde yönetmesiyle de fark edilmektedir. Örneğin hastanede çeşitli hasta grupları ile karşılaşıyoruz. Onlara yönelik çeşitli iletişim stratejileri uyguluyoruz. Hastanede özellikle zor hastayla başa çıkma noktasında alınan eğitimlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra idarede çalışan bir halkla ilişkiler uzmanı da anlık gelişen krizlerle ve sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Tüm bu zorlayıcı durumlarla başa çıkmada alınan eğitimlerin faydası olmaktadır. Ayrıca çalıştığınız kurumlarda yöneticilerle nasıl iletişim kuracağınız, kullanacağınız üslup ve ifade tarzları, protokol kuralları hususunda da alınan halkla ilişkiler eğitiminin katkısı olmaktadır.
Bunların yanı sıra günümüzde en önemli husus, dijitalleşen dünya ve bu noktada dijitalleşen medya ve iletişim. Bu doğrultuda medya araçlarını etkili kullanmak, sosyal medya araçlarını kullanma ve medya okur yazarlığı önem taşımakta. Gerek meslek liselerinin halkla ilişkiler bölümleri gerek üniversitede İletişim Fakültelerinde eğitim almanın bu hususta çok katkıları oluyor. Örneğin İletişim Fakültesinde aldığım zorunlu derslerden Medya Etiği ayrıca seçmeli ders olarak aldığım Web Tasarımı ve Grafik Dersleri, Gazetecilik dersleri (gazetecilik derslerinde basın bülteni, haber bülteni yazma, röportaj hazırlama dışında medya ahlakı, iletişim etiği konuları da yer alıyordu) bana bayağı katkı sağladı. Şu anda kendi bloğum var, orada yazılar yazıp paylaşımlar yapıyorum. O zamanlar web sitesi nasıl tasarlanır onu da öğrenmiştim. Ayrıca aldığım gazetecilik dersleri yazma yeteneğimi pekiştirdi ve sosyal medyayı etkin kullanma ve dijital mecrada yazar olarak insanlarla etkili iletişim kurmamda katkısı oldu. Kendime web sitesi tasarlamam, grafik programlarını kullanabilmem, yazar olarak halkla iletişim kurabilmemde aldığım tüm bu eğitimlerin çok katkı sağladığını düşünüyorum. Ve şimdi euhaber.com da köşe yazarı olarak karşınızdayım.
Ayrıca sahte haberleri ayırt edebilmeyi, eleştirel düşünmeyi sağlaması ve iyi bir medya okuryazarı olma İletişim Fakültesinin bölümlerinde okumanın katkısı olmaktadır. Halkla ilişkiler eğitimi almak sosyal medyayı etkili kullanmada önem taşır. Örneğin bu sayede halkla ilişkiler uzmanıi dijital iletişim stratejileri geliştirerek ve kurumun sosyal medya hesaplarını iyi, etkili bir şekilde yöneterek çalıştığı kurumun online görünümünü arttırabilir. Ayrıca kuruma ilişkin sosyal medya da dahil dijital mecralardan halka doğru bilgi vermek ve kurum politikalarını halka aktarmak ve kurum ile halk arasındaki iletişimi en etkin şekilde sağlayarak kurumsal itibarı arttırabilir.
Son olarak kendinizi sürekli geliştirmeyi, okuldaki eğitimlerin dışında da eğitimler almayı ve faaliyetlere katılmayı, mümkünse daha ileri eğitimler almanızı tavsiye ederim. Üniversitenin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde tezli yüksek lisans da yaptım. Çalışırken tez yazdım. Kolay değildi. Yoğun ve stresli bir hastane ortamı ve tez. Ayrıca hastanede çalışırken okumaya da devam ettim, akademik makalelerim, çalışmalarım var ve akademik, bilimsel çalışmalarıma devam ediyorum, hem işte çalışıp hem de bağımsız akademisyenlik yapıyorum. Akademik makaleler yazmaya, kongrelere katılıp bildiri sunmaya, bilgi kurultayları, çeşitli akademik webinarlar, seminerler ve eğitimlere katılmaya devam ediyorum. Bana danışan lise ve üniversite öğrencilerine elimden geldiğince yardımcı oluyorum, onlara ışık tutuyor yol gösteriyorum. İş yerinde aynı zamanda stajyer öğrenci yetiştiriyorum, onlara sadece işi değil nasıl faydalı bir birey olunacağını, çalışmanın okumanın önemini ve etik ilkeleri de anlatıyorum. Önce Rabbim için sonra vatanım milletim için insanlık için çalışmaya devam ediyorum. Çalışırken Sağlık Yönetiminde de yüksek lisans yaptım. Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans bitirmemin de bana çok faydası oldu. Sağlık yönetimi strateji ve politikalarını öğrenmemde ve uluslararası sağlık politikalarını, kalite yönetimini analiz edebilmemde katkısı oldu. Sağlık sektörüne ilişkin yaptığımız kitap kritikleri ayrıca karşılaştırmalı sağlık sistemlerine yönelik ülke sağlık sistemlerini ele alıp analiz ettiğimiz ders sunumları, sağlıkta finansal yönetime ilişkin dersler benim için çok faydalı oldu. Sağlık yönetiminin nasıl yapıldığını teferruatlı gördüm.
Motivasyon çok önemli. Motivasyon, sizin zorluklarla başa çıkmanızda itici bir faktör oluyor. Bağımsız bir akademisyen olarak sürekli okuyup yazıyorum. Bir iletişimci her konuyu bilmek durumunda. Çeşitli konularda tasarım yapıp, yaratıcı faaliyetlerde bulanabiliyorsunuz. Ya da gazeteci, yazar oluyorsunuz. Genel kültürünüz yüksek olmalı. Yabancı dil de öğrenin. Yabancı dil bilen bir halkla ilişkiler uzmanı her zaman öne çıkacaktır. Dil öğrenmek uluslararası düzeyde halkla iletişim kurmanın da yoludur. Uluslararası şirketlerde çalışmak isterseniz de yabancı dil bilmenin faydasını görürsünüz.
Hayat belki isteğiniz gibi olmayacak, belki de hedeflerinize layıkıyla ulaşamayacaksınız. Ama ne pahasına olursa olsun yılmayın. Gerekirse bulunduğunuz yerde çalışmanın hakkını verin, yine de ilerleyin, kendinizi geliştirin. Yeteneklerinizi pekiştirin ya da yetenek geliştirin. Şu an işte çalışırken yazmaya ve akademik faaliyetlere de devam ediyorum. Çok küçük yaşlardan beri yazmaya başladım. Kompozisyon ve şiir yarışmalarında dereceler aldım birincilik ödülüm var. Yazmayı hiç bırakmadım. Gerek yaratıcı yazım gerek akademik yazımda kendimi geliştirmeye, üretmeye, insanlık için faydalı olamaya devam ediyorum. Senaryo Yazarlığı ve Sinemada Türsel Okumalar Başarı sertifikaları aldım. Sinemaya ilgim var. Sinema tarihi, film kuramları, film çözümlemeleri, sinema akımları ve türleri ilgimi çekiyor. Filmleri felsefi, sosyo-politik, psikolojik, ekonomik bağlamlarda analiz çalışmaları yapıyorum. (Film kritikleri ilginizi çekerse şu linkten analizlerimi okuyabilirsiniz: https://nilgurel.blogspot.com/2025/09/sinema-uzerine-akademik-analizlerim.html). Tabir-i caizse dizi ve filmlerin anatomisini çıkarmayı seviyorum.
Ayrıca Akademik Personeli ilgilendiren ALES(Akademik Personel Giriş Sınavı) ve YÖKDİL-YDS (İleri düzey Yabancı Dil Sınavları)gibi sınavlarına sınav belgelerimin süresi doldukça giriyorum. Puanlarınız ne kadar yüksek olsa da sonuç belgeleriniz 3-5 yılda bir geçerliliğini yitiriyor ve tekrar tekrar ÖSYM sınavlarına girmek durumunda kalıyorsunuz. Belgelerinizi güncel tutmanız gerekiyor. Yani hem iş hem akademik çalışmalar hem de ÖSYM sınavlarına hazırlık yapıyorum. Şu anki en büyük hedefim ilgi duyduğum alanlardan birinde doktora yapabilmek. Daha ileri düzeyde akademik üretim yapmak, analizlerimde derinleşip bilim dünyasına katkı sağlamak için doktora yapmak istiyorum. Hem böylece ileri düzeyde bir eğitime sahip olup doktorayı bitirmek bana pek çok kapılar da açabilir. Akademik kadro kaygım yok, NASİPSE olur.
Korece’yi ilerletiyorum bir de SPSS(İstatistik Paket Programı) temelim var ve İleri SPSS eğitimi de aldım, MAXQDA ile Nitel Veri analizi dersleri alıyorum çünkü akademik faaliyetlerde ve projelerde, ayrıca kurumların ARGE bölümlerinde nitel ve nicel araştırma yöntemlerini bilmek bu hususta gerekli programları öğrenmek önem taşıyor. Unutmayın “bilgi güçtür”(Francis Bacon). Kendimi sürekli geliştiriyorum ve insanlığa ışık tutmaya ve faydalı olmaya çalışıyorum. Aldığınız eğitimlerin nerede karşınıza çıkacağını ve sizi nelere götüreceğini bilemezsiniz.
Ve son olarak bana ilham veren şu iki güzel sözü sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Elleriyle çalışan insan işçidir. Elleri ve kafasıyla çalışan insan ustadır. Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan insan sanatkardır.” Goethe
“Hayatta en büyük dalgalarla karşılaşabilirsiniz, ama önemli olan bu dalgaların üzerinde durabilmek ve sörf yapabilmektir.” Bethany Hamilton.
Okul dönemine başlayan tüm öğrencilerimizin eğitim hayatında başarılar dilerim..
Yolunuz açık olsun..
YAZAR: NİL GÜREL
Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler
Tanıtım Tezli Yüksek Lisans Mezunu
Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Mezunu
Bağımsız Akademisyen, Araştırmacı Yazar
https://euhaber.com/haber/akademik-hayatta-yabanci-dil-ve-arastirma-yoentemlerinin-rolue
9 Şubat 2026 Pazartesi
RAHİM AĞZI KANSERİ İLE MÜCADELEDE GÜÇLÜ ADIMLAR
Erken Teşhisle Sağlığınızı Şansa Bırakmayın: Tedavi ve Yaşam Kalitesi Rehberi
Yeni yazım yayında. İyi Okumalar. Faydalı olması dileğiyle.
https://euhaber.com/haber/rahim-agzi-kanseri-ile-muecadelede-gueclue-adimlar
8 Şubat 2026 Pazar
Geleceğin Gıda Krizine Çözüm Geçmişin Tarım Tekniğinde Saklı Olabilir Mi?
3 Şubat 2026 Salı
SAĞLIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM ve POLİTİKA ENTEGRASYONU: KALİTE 4.0 ve ULUSLARARASI SAĞLIK YÖNETİMİNE YANSIMALARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
"Sağlıkta Dijital Dönüşüm ve Politika Entegrasyonu: Kalite 4.0 ve Uluslararası Sağlık Yönetimine Yansımaları Üzerine Bir Değerlendirme" konulu akademik analiz içeren makalem POLSAM (Politik Stratejiler Araştırma Merkezi) sayfasında yayınlanmıştır. Faydalı olması dileğiyle.
2 Şubat 2026 Pazartesi
Değerli okurlarım, takipçilerim, bugün itibariyle yazı çalışmalarım kapsamında İSTİKLAL Gazetesi'nde köşe yazılarımla sizlerle buluşuyorum:
https://www.istiklal.com.tr/yazarlar/modern-cagin-yeni-salgini-deoasiri-yuklenmis-devreler-1083114h
1 Şubat 2026 Pazar
Mutluluk tepkisi vermek bizi mutlu eder mi? Bunun için
fizyolojik tepkilerle duygular arasındaki bağı anlamak gerekir. Bu noktada
psikoloji teorisine bakmak iyi bir fikir.
Duyguların vücudumuza etkisi ve duygulara verilen tepkiler
konusunda pek çok kuram var. Önce duyguyu hissedip mi fizyolojik tepki
verdiğimiz yoksa önce fizyolojik tepki verip sonra mı duyguya kapıldığımız
konusu da bilim dünyasında tartışma konusu olmakta. Acaba fiziksel tepkilerimiz
duyguyu hissetmemiz ve duygu durumumuz üzerinde etkili mi? Bu sorunun cevabını
James-Lange kuramında bulabiliriz.
James-Lange Kuramı Nedir?
James-Lange’nin duygular kuramı, öfke dahil olmak üzere
duygular ile ilgili ilk kapsamlı kuramlardan biri. Bu kurama göre birey,
çevresindeki uyarıcıların algılanması sonucu bir takım bedensel değişimler
yaşar ve bu değişimlerin farkına varması duyguların çıkmasına neden olur.
Duyguların çıkış noktası davranıştır.
Leonardo Da Vinci der ki: “Ruh, bedenle yaşamak ister çünkü
beden olmadan ruh ne hissedebilir, ne de eyleyebilir”. Yaygın görüşe göre
servetimizi kaybedince üzülüp ağlarız; bir ayıyla karşılaşınca korkup kaçarız;
bir rakip tarafından hakarete uğrayınca kızıp saldırgan bir davranış
sergileriz. James-Lange kuramındaki hipotez ise bu ardışık dizgenin yanlış
olduğunu ortaya koyar. Daha rasyonel bir ifadenin; üzülürüz çünkü ağlarız,
kızarız çünkü vururuz, korkarız çünkü titreriz olduğunu belirtir.
Farklı bir örnek verecek olursak gece yarısı ısısız bir
sokakta yürüyen adam, arkasından ayak sesleri duyar ve arkasına baktığında
irice bir adam görür. Hırsız olabileceğini düşünür. Bunun üzerine, koşarcasına
adımlarını hızlandırır, daha hızlı nefes alır, göz bebekleri büyür, adrenalin
adeta damarlarından akar. Bu bedensel değişiklikler korku duygusunu temsil
eder. Adamın içerisine korku duygusunun dolmasını sağlar.
Peki kuramın bizim hayatımızdaki rolü nedir? Oyunculuktan
gerçek yaşama kadar uzanan geniş bir yelpazede konuya birlikte bakalım ne
dersiniz?
Kuramın Oyunculuğa Yansımaları
James-Lange kuramı oyunculuğa katkı sağlayan rol yapma
sanatına da yansımalarını gösteren bir kuram.
Drama ve tiyatro sanatları alanında öğretim görevlisi Dr.
Rose Whyman, tüm ruhsal durumların bir sinirsel-mekanik döngü içerisinde ortaya
çıktığını belirtiyor.
Bir oyuncu, “korkmuş insan” rolünü nasıl yapabilir? Oyuncu
Vsevolod Meyerhold, korku duygusunu tetiklemek için, oyuncunun gözlerini
büyükçe açarak ve kaşlarını kaldırarak kaçmasının yeterli olacağını söyler.
Meyerhold, bunu şöyle bir örnekle açıklar: “Sahnede, bir köpeğin saldırması
nedeniyle korkan, korkudan kaçan birini oynamam gerek. Peki ne yapmalıyım?
Köpekten nasıl kaçmam gerektiğini bilebilmek için, kendi içimde, bir köpeğin
havlamasından korkan birini mi bulmalıyım? Hayır, bu duyguları kaçmaya başlamadan
önce harekete geçirmemeliyim; kaçmaya başladığımda, korkan birinin duyguları
içimde oluşacaktır.”
Oyuncu Evgeni Bezpiatov, yüz ifadesi ile ruhsal yaşantı
arasındaki bağın çok kuvvetli olduğunu belirtir. James-Lange kuramından yola
çıkılarak denilebilir ki “Ağlıyorum, çünkü üzgünüm” ifadesi kadar, “üzgünüm,
çünkü ağlıyorum” ifadesi de doğrudur.
James-Lange Kuramıyla Mutlu İnsan Olunabilir mi?
Her ne kadar James-Lange kuramına eleştiriler yöneltilmiş
olsa da doğruluğu olan bir kuram. Davranış psikolojisi üzerine çalışmalarıyla
tanınan Fransız Psikolog Theodule Ribot, herhangi bir duygunun fiziksel
sonuçlar doğurmaksızın var olamayacağını; biçimlendirilmemiş veya
bedenselleştirilmemiş bir duygunun var olamayacağını; biçimlendirilmemiş ve
bedenselleştirilmemiş bir duygunun yok sayılacağını belirtmekte. Duygunun her
nüansı belirli bir fiziksel eylemle bağlantılı. Ayrıca James, “tamamen bedensiz
bir insani duygu, hiçliktir” diye ifade eder.
Mutluluğun formülü tamamen bu kuramda gizli olmasa da olumlu
düşüncenin gücünü yadsıyamayız. Kurama göre olumlu düşünmek ve olumlu
düşüncenin yansıması olan gülen bir yüze sahip olmamız yani yüz kaslarımızın
esnekliği olumsuz olaylara olan tepkilerimizi dönüştürerek olumsuz duyguların
etkilerini azaltacaktır. Başka bir deyişle olumsuz olayların etkilerini
bedenimizde daha az hissedeceğimiz için olumsuz duyguların bıraktığı hisler
bertaraf olacaktır.
James-Lange kuramına göre hayata ne kadar pozitif bakarsak
hayat olaylarına tepkilerimiz dolayısıyla duygularımız da olumlu yönde
etkilenecektir.
James Lange Kuramı ile ilgili anime videoyu izlemek için
tıklayabilirsiniz:
https://study.com/academy/lesson/james-lange-theory-of-emotion-lesson-quiz.html
Kaynaklar:
Avcı, A., “Örgütlerde Öfke Yönetimi”, Journal of
Orginal Studies, Cilt:1, Sayı:2, s.115:128, 2020
Coleman, A. & Snarey, J., James Lange Theory of
Emotions. In S. Goldstein & J. Naglieri(Eds.), Encyclopedia of
Child Behavior aııd Development (Volume 2, 844–846). New York:
SpringerVerlag, 2011
Özüaydın, N.U., Oyunculukta Fiziksel Eylemler Yönetiminin
Analizi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Dergisi, Cilt:9, Sayı:18,
s.307:332, 2016
https://study.com/academy/lesson/james-lange-theory-of-emotion-lesson-quiz.html
https://112.international/society/stephen-hawking-dies-at-age-of-76-26539.html
NİL GÜREL
Bağımsız Akademisyen, Araştırmacı Yazar
İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı, MSc
Akademinin Üreten Kadınları: Geleceğin İktisadi Kodlarını Yeninden Yazıyorlar Pandeminin yarattığı küresel arz-talep şokları, dijitalleşmen...
-
HALKLA İLİŞKİLER EĞİTİMİ İLE GELECEĞE DOĞRU Üniversitenin İletişim Fakültesi’nin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü için bitirdiğim ...
-
EUHABER KÖŞE YAZILARIM-LİNKLER https://euhaber.com/haber/dizi-oernekleri-uezerinden-kueresel-goeruenuerluek-ve-kueltuere...
-
BİR DİZİ, BİR MESAJ, BİR DİPLOMASİ ARACI OLARAK: WHEN THE PHONE RINGS Nil Gürel in Türkiye Yayını ∙ April 15, 2025 ∙ 5 min read ...
-
AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...
-
TÜRKİYE’DE SAĞLIK YÖNETİMİ MESLEĞİNİN KARŞILAŞTIĞI TEMEL SORUNLAR: NİTEL BİR ÇALIŞMA MAKALESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Bugünkü yazımda ele a...