NİL GÜREL

28 Eylül 2021 Salı

"Bir gün Nuşirevan atıyla ava giderken yolda bir ihtiyarın ceviz dikmekte olduğunu görür ve sorar:

 "Ey ihtiyar! Ceviz 20-30 senede tam olarak meyve verir;  ondan yemek için kaç sene yaşayacaksın? 

İhtiyarın cevabı:

"Padişahım, diktiler yedik; dikelim yesinler..."

                                                                                                     Nizamülmülk

27 Eylül 2021 Pazartesi

Günün Nedeni

Kediler Neden Hırlar?

Yapılan bazı araştırmalar, kedi hırıltısına yakın düşük frekanslı seslerin kemik yoğunluğunu arttırdığını ve sağlık üzerinde olumlu etkiler yaptığını gösteriyor. Dolayısıyla bu özelliğin kedilerde bir çeşit kendi kendini iyileştirme mekanizması olarak gelişmiş olduğu düşünülüyor. Yavru kediler, daha birkaç günlükken hırıldamayı öğreniyor. Yavru bir kedinin hırıldamasının annesine yönelik bir çeşit "Ben buradayım" ya da "Ben iyiyim" mesajı olmasının yanı sıra anne-yavru bağının bir şekli olduğu düşünülüyor. Ancak kedi büyüdüğünde de bu davranışı sürdürüyor. Kedigillerin bazı başka türlerinde de hırıldama davranışına rastlanıyor.

Kaynak: MEB EĞİTİM TAKVİMİ

Geliştirilen Bir Teknolojiyle Covid Varyantlarına Karşı “Ultra Güçlü” Antikor Keşfedildi

Geliştirilen Bir Teknolojiyle Covid Varyantlarına Karşı “Ultra Güçlü” Antikor Keşfedildi

Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi’nde geliştirilen bir teknoloji, delta varyantı da dahil olmak üzere COVID-19’dan sorumlu virüs olan SARS-CoV-2’nin birden fazla varyantına karşı “ultra güçlü” bir monoklonal antikorun keşfedilmesine yol açtı.


Araştırmacılar, Cell Reports dergisinde bildirdiğine göre, LIBRA-seq adı verilen teknoloji, SARS-CoV-2’yi nötralize edebilen antikorların keşfini hızlandırmaya yardımcı oldu. 

Ayrıca araştırmacıların, henüz insan hastalığına neden olmayan, ancak bunu yapma potansiyeli yüksek olan diğer virüslere karşı antikorları taramasını sağlar.

Ivelin Georgiev, “Bu, gelecekteki salgınlara karşı proaktif bir şekilde potansiyel terapötik repertuar oluşturmanın bir yoludur” dedi.

Patoloji, Mikrobiyoloji ve İmmünoloji ve Bilgisayar Bilimi doçenti ve Vanderbilt Aşı Merkezi’nin bir üyesi olan Georgiev, “Patojenler gelişmeye devam ediyor ve biz temelde yakalamaca oynuyoruz” dedi.

COVID-19’un tekrarlanmasını veya “gelecekte daha kötü bir şeyin olmasını” önlemek için gelecekteki salgınları ortaya çıkmadan önce öngören daha proaktif bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, COVID-19’dan iyileşen bir hastadan SARS-CoV-2’ye karşı “güçlü nötralizasyon gösteren” bir monoklonal antikorun izolasyonunu anlatıyor. Ayrıca, pandemiyi kontrol etme çabalarını yavaşlatan virüsün türevlerine karşı da etkilidir.

Antikor, onu COVID-19’u tedavi etmek için yaygın olarak kullanılan diğer monoklonal antikorlardan ayıran yaygın olmayan genetik ve yapısal özelliklere sahiptir. 

Buradaki düşünce, SARS-CoV-2’nin daha önce “görmediği” bir antikordan kaçmak için mutasyona uğrama olasılığının daha düşük olacağıdır.

LIBRA-seq, Ian Setliff ve Andrea Shiakolas tarafından geliştirilmiştir. Bu, sıralama yoluyla B-hücresi Reseptörünün Antijen Spesifikliğine Bağlanması anlamına gelir. 

Setliff, antikorların genetik dizilerini ve spesifik viral antijenlerin kimliklerini, antikorların tanıdığı ve saldırdığı protein belirteçlerinin eş zamanlı ve yüksek verimli bir şekilde haritasını çıkarıp çıkaramayacağını merak etti. 

Amaç, belirli bir viral antijene odaklanacak antikorları tanımlamanın daha hızlı bir yolunu bulmaktı.

Georgiev, Setliff’in fikrini teste tabi tuttu ve işe yaradı.

Georgiev, “Üç veya dört yıl önce şu anda olduğumuz hızda ilerlemek imkansız olurdu” dedi. “Konu monoklonal antikor keşfi ve aşı geliştirme olduğunda çok kısa bir süre içinde çok şey değişti.”

Kaybedecek vakit yok. “Virüse yeterince zaman verirsek,” dedi, “ortaya çıkacak başka varyantlar olacak”, bunlardan bir veya daha fazlası mevcut aşılardan kaçınarak delta varyantından bile daha kötü olabilir.

Georgiev, “İşte bu yüzden mümkün olduğunca çok seçeneğe sahip olmanız gerekiyor” dedi. 

 https://www.bizsiziz.com/gelistirilen-bir-teknolojiyle-covid-varyantlarina-karsi-ultra-guclu-antikor-kesfedildi/

22 Eylül 2021 Çarşamba

Prof.Dr.Atila Yüksel'in "Metamorfoz:  Akademide Üç Kere Doğmak" Makalesi Üzerine Analizim

Yüksel, akademik analizinde bilim felsefesi ile tasavvuf felsefesini harmanlayarak gerçek anlamda akademisyenliğe ulaşmayı analiz etmiştir. Bu noktada hem kendi gelişimimi değerlendirerek öz değerlendirmeme katkıda bulunmuş ve genel olarak akademisyenlik mesleğine ve bilim dünyasına farklı bir açıdan bakmamı sağlamıştır.

Her şey değişim içindedir. Yenilik ve değişim bilimsel ilerlemenin de yoludur. Her şey hareket halindedir ve hiçbir şey sonsuza dek kalmaz. Bu yüzden de Herakleitos’un dediği gibi  “Aynı ırmağa iki kez giremeyiz.” Çünkü ikinci kez ırmağa girdiğimde ben de değişmiş olurum, ırmak da.

Hakikate ulaşırken ilim insanı adeta bir başkalaşım içerisine girer. Tüm benliğiyle, ruhuyla frekansı yükselir. Yüksel’in de belirttiği gibi bu, Tasavvuftaki nefsin mertebelerine benzer. İlkin sadece yükselme hırsına sahip, “yayın olsun da nasıl olursa olsun” felsefesiyle hareket eden, hep “ben”, hep” ben” diye gözünü hırs bürümüşken hatta haksız rekabet eden biriyken yani aşağı mertebedeyken bir “aydınlanma” geçirip bu kişinin kendi yaşam olaylarından da kaynaklanabilir veya kendiliğinden gerçekliği görmeye başlayabilir ve kişide değişim başlar. Böylece “biz” anlayışına sahip, topluma faydalı olma ilkesiyle hareket eden, ulvi duygularla bilim yapan gerçekten topluma faydalı olacak, bilim dünyasına yeni bir ses yeni bir anlayış getirecek veya gerçekten katkı sağlayacak eserler üreten “ulvi” yüksek mertebeye ulaşmış bir insan haline gelebilir. Artık kişinin yegane amacı bilim dünyasına faydalı olmaktır. Kişi, artık benliğini saran olumsuz duygulardan arınmış ve yüksek mertebeden bakan esaretten kurtulmuş bir bilinçle hareket edecektir. Adeta ruhu özgürleşmiştir. Akademik baskılar, klişeler, haksız rekabetler umurunda değildir. Yüksel, bu noktada Mevlana’nın anlamlı, güzel sözüne yer vermiştir. “İnsan, önce düşünmeyi öğrenir, sonra kalıplar içinde düşünmeyi ve en sonunda sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrenir.”

Akademik zirveye ulaşmak noktasında üç kere doğuş yani üç bilinç hali söz konusu olacaktır. İlki daha önce de bahsettiğim en aşağı mertebe güç, statü peşinde koşma ilk bilinç hali. İkincisi uyanma, aydınlanma hali. Üçüncü bilinç hali de en üst mertebeye ulaştıran var etme, yaratmayla ilgili derin bilinç halidir. 

Umulur ki artık sosyal bilim insanları silkelenip uyanmalı, “aydınlanmalı”. Baki olanın kişinin ardında bıraktığı eserler olduğu unutulmamalı. Gerçekten bilim yapmak isteyen insanlara ket vurulmamalı. Kendi deneyimlediğim ve çevremde gördüklerime göre de kendi analizim “hakiki” bilim yapan çok az insan var. Ve aşağı mertebedeki insanlar gerçekten bilim yapmak isteyen insanların sesini kısmak için ellerinden geleni yapıyorlar. “Aydınlanmış” bilim insanlarının el ele olduğu, kendileriyle birlikle insanlığı “yükselten” bir dünyanın olması dileklerimle sayın Prof.Dr.Atila Yüksel’i de kaleme aldığı bilim dünyasına gerçekten faydalı bu eseri için de tebrik ediyorum.  

Makaleyi okumak isterseniz linke tıklayınız:

https://dergipark.org.tr/tr/pub/soid/issue/64503/979713

19 Eylül 2021 Pazar

Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır. 

                                                                                                      Tolstoy 

15 Eylül 2021 Çarşamba

Kemankeş olmak isteyene üstadı, ok ve yayı teslim ederken kulağına da “Kemankeş Sırrı”nı fısıldardı. Okçular dışında kimseye fısıldanmayan bu sır, Osmanlı’yla birlikte yaşadı. Osmanlı ifna olunca sır da ifşa oldu. O sır Enfal Suresi’nin 17. Ayetiydi:  Attığın zaman onu sen atmadın. Allah attı.”

                                                                                                    Tarih Arşivi

14 Eylül 2021 Salı

 

İnsan önce düşünmeyi öğrenir, sonra kalıplar içinde düşünmeyi ve en sonunda sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrenir” 

                                                                                                             MEVLANA

HAKKIMDA-NİL GÜREL

                                                   HAKKIMDA DOKTORANT Nil GÜREL İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı Bağımsı...