Bilimsel Ve Kültürel Bakış Açısıyla Yılanlar
Kimimizde korku ve endişeye sebep olabilen, geçmişten
günümüze çeşitli kültürel sembollerde yer bulan, mit ve efsanelere konu olan ve
ilginç türleri olan gizemli yaratıklar olan yılanları yakından tanımak ister
misiniz? Üstelik de geçmişten günümüze şifa aracı haline gelmesi ve ilginç
özellikleri ve yetenekleri olması yılanlar hakkında bilgi sahibi olma
isteğinizi arttırabilir. O halde gelin yılanlar dünyasına beraber bakalım.
Yılanların Genel Anatomik ve Beslenme
Özellikleri Nelerdir?
Yılanlar, sürüngenler(Squamata) takımını paylaşan
kertenkelelerle yakından ilişkili soğukkanlı bacaksız sürüngenlerdir. Dünyada
yaklaşık 3 bin 400 yılan türü bulunmaktadır. Bunların sadece 600’ü zehirlidir.
Zehirli yılan türlerinin arasında sadece 200 tanesi insanlar için ciddi bir
tehlike oluşturmaktadır. Yılanlar dünya üzerinde sadece Antartika’da yaşamaz.
Onun dışında dünyanın her yerinde en az bir yılan türü yaşar. Yılanlar
ormanlarda, çöllerde, denizlerde ve dağlarda
yaşarlar. Himalayalar’da da 4900 metre yükseklikte yılan türüne rastlanmıştır.
Yılanların boyutları oldukça değişkendir. En küçük
yılan 10 santimetre uzunluğuyla iplik yılanıdır. En uzun yılan ise boyu 7
metreyi bulabilen dev pitonlardır. Pitonlar ve bazı Boa yılanları, sıcakkanlı
avlarını görmeye yarayan burunlarının üzerinde kızıl ötesinde duyarlı alıcılara
sahiptir.
Bir çıngıraklı yılanın kuyruğunun sallanmasına neden
olan kaslar dünyanın en hızlı hareket eden kaslarıdır. Saniyede 50 kez kasılır.
Dünyanın en zehirli yılanlarından biri olan Kara Mamba’nın ısırığı bir insanı
45 dakika içinde öldürür. Panzehiri bulunmadan önce bu yılanın ısırdığı insanın
ölüm oranı yüzde 100’dür.
Yılan türleri içerisinde adeta “uçabilenler” bile
vardır. Güneydoğu Asya’ya özgü “uçan yılanlar” olarak bilinen bir yılan türü
100 metreye kadar mesafelerde ağaçtan ağaca süzülebilme yeteneğine sahiptir.
Bütün yılanlar etoburdur. Bazı yılanların, avlarını
yemeden önce öldürmek için kullandıkları zehirli bir ısırığı vardır. Diğer
yılanlar avlarını sıkıştırarak öldürürler. Yine de diğerleri avlarını bütün ve
canlı olarak yutarlar. Çoğu yılan, türlerin azınlığı dışında, esaret altında
beslenmesi çok kolaydır. Yılanlar, yiyeceklerini çiğnemezler ve çok esnek bir
alt çeneye sahiptirler. Çenelerinin iki yarısı sıkı bir şekilde bağlanmamıştır
ve kafataslarında çok sayıda başka eklem bulunur. Yılanların büyük avları
tüketmek(yutmak) için aslında alt çenelerini yerinden çıkardığı yaygın bir
yanılgıdır.
Yılanlar, uzun aylar yer altında, karanlıklar
dünyasında uyuduktan ya da öldükten sonra yeryüzüne çıkar, gömlek(kav)
değiştirir.
Avcı Yılanlarla İlgili İlginç Haberler
Yılanların ilginç anatomik ve beslenme özelliklerini
açıkladıktan sonra bilimsel araştırmaların yer aldığı enteresan avcı yılan
haberlerine değinmemek olmazdı.
Livescience’de yer alan çarpıcı bir haber “Yılanlarla
Timsahların Savaşı” olarak yer almıştır. Tüyler ürpertici yeni bir dizi
fotoğraf bir zeytin pitonunun(Liasis Olivaceus) bir Avustralya tatlı su
timsahını (Crocodylus johnstoni) alt üst ettiği gösteriyor. Zeytin
pitonu Avustralya’ya özgü bir pitondur ve sadece orada bulunur. Bu tür 13 fit(4
m) uzunluğa kadar büyüyebilir. Avustralya’nın “tazeleri”(tatlı su timsahlarının
yerel takma adı) bu yılanlarla çatışmaları yaygındır. 2014 yılında, bir
zeytin pitonu, Isa Dağı yakınlarındaki Moondarra Gölü’nde bir tatlı su
timsahını öldürüp yerken videoya kaydedildi. Bu durumda, yılanın çenesini
daralmış timsahın etrafına yavaşça germesi beş saat sürdü.
Pitonlar, esnek çeneleri sayesinde inanılmaz yutma
becerileri sergileyebilirler. Yılan alt çenesi kemikleri ayırım sağlayan bir
esnek bağ ile bağlanmış iki parçaya ayrılır. Bir piton, bir av hayvanına boyun
eğdirdiğinde yılan ilk önce onun üzerinde “yürür”. Bu süreç “pterygoid
yürüyüş” olarak adlandırılır. Daha sonra yılan, kaslarını sıkıştırırken ve
yemek yutana kadar bastırılmış hayvanın etrafında kayarak avına asmak için
çenesini kullanır.
Pitonların ayrıca büyük öğünleri bir kerede
sindirmelerine yardımcı olan bir dizi genetik adaptasyonu vardır. Ulusal
Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı’nda 2013 yılında yayınlanan araştırma,
Birmanya pitonlarının yemek yedikten sonra metabolizmalarını hızla
değiştirdiğini ve hatta akını idare etmek için iç organlarının(bağırsaklar,
pankreas, kalp ve
böbrekler dahil) boyutunu arttırdığını buldu.
Livescience’de 2019 yılında yar alan bir başka
enterasan haber de “Başka Bir Yılanın Karnında Bulunan ‘Gizemli Akşam Yemeği
Yılanı’ Sonunda Tanımlandı” başlığıyla yayınlandı. Araştırmacılar “Cenaspis
aenigma” (Latince’de ‘Gizemli Akşam Yemeği’ olarak çevriliyor) ismini
verdikleri yeni bir tür keşfettiler. Yetişkin bir erkek olan muhtemelen
lezzetli yılan yaklaşık 26 santimetre uzunluğunda ölçüldü.
Araştırmacılar, bilgisayarlı X-ışını tomografisi(CT)
taramalarını kullanarak yılanın kafatasının, üreme organlarının ve diğer
iskelet özelliklerinin dijital modellerini oluşturdular ve bunları bilinen
yılan modelleriyle karşılaştırdılar. Yılanı “Colubridae Ailesinin” bir
üyesi olarak tanımladılar. Ancak, yılan, araştırmaya göre yeni bir tür ve cinsi
temsil eden özelliklere sahipti.
Arlington’daki Texas Üniversitesi’nde Biyoloji
Profesörü olan baş çalışma yazarı Johantan Campell, 1976’da Meksika’da toplandığından beri bu gizemli
yılan, on yıllardır biliniyor diyor. Yılan, bir mercan yılanının karnından
çıkartıldıktan kısa bir süre sonra bilim adamları onu yeni bir tür olarak kabul
ettiler. Ancak araştırmacılar, türleri yalnızca bir örnekten ve kısmen
sindirilmiş bir örnekten tanımlamakta tereddüt ettiler. Önümüzdeki kırk yıl
boyunca Campell ve meslektaşları Güney Meksika’nın dağlık bölgelerini taradılar
ve “esrarengiz küçük yılan” hakkında daha fazla kanıt aramak için düzinelerce
gezi yaptılar. Ancak, mercan yılanın midesindekine benzeyen canlı bir yılan
bulamadılar. Birçok yılan kısıtlı coğrafi alanlarda yaşar. Bunun yanı sıra
yılanlar, doğal ekosistemlerinde bol miktarda bulunmazlar. Bu da onları bulmayı
zorlaştırabilir.
Sonunda aradan 42 yıl geçtikten sonra, bilim adamları
nihayet keşiflerini paylaşma zamanının geldiğine karar verdiler. Campell, bir
noktada bilgileri kullanılabilir hale getirmeniz ve diğer araştırmacıların
takip etmesine izin vermeniz gerektiğini anlamalısınız diyor.
Yılanın Kültürel Önemi Nedir?
Geçmişten günümüze yılanın dünyada önemli bir kültürel
yeri vardır. Yılan merkezi düşüncenin sembolüdür. Yılanın gömlek(kav)
değiştirmesi ölüp yeniden dirilmeyi temsil eder. İki yılanın bellerinden
düğümlenip birbirlerini yutmaya çalışmalarını gösteren hareket Hermes’in
işaretidir ve ticareti sembolize eder. Eski Yunan’da tıbbın ve sağlığın tanrısı
Asklepios’tur. Sembolü bir asaya sarılmış yılandır. Heykellerinde genellikle bu
yılanlı asa ile tasvir edilir. Tıbbın asıl sembolü de bu asadır. Sağlık, tıp
demişken yılanın Kırgız Tıbbında önemi çok büyüktür. Orozobaev’in “Kırgız Halk
İnancı ve Halk Hekimliği Uygulamalarında Yılan” konulu bir çalışması
bulunmaktadır. Orozobaev, çalışmasını halk inancı ve sağlığı bağlamında iki alanda
ele almıştır. Yılan hakkında dünyanın pek çok kültüründe çeşitli inanış ve
uygulamalar mevcuttur. Bu inanış ve uygulamaların bir kısmını en eski Türk
halklarından olan Kırgızlar halen yaşatmaktadır. Örneğin, Kırgızlar kırsal
bölgelerde çadırın içine ya da avluna yılan girdiği zaman evin fertleri üzerine
süt, ayran, kımız gibi sütlü içecekler serperek onun o bölgeden uzaklaşmasını
sağlarlar. Bu uygulamaya Kırgızlar ‘ak serpme’ diyorlar. Ayrıca çoğu Kırgız
Halk hekimi kendi koruyucu ruhlarının ak cılan(ak yılan) olduğunu ileri sürer
ve özellikle de tedavi sırasında yılan organından hazırlanmış ak darı(beyaz
ilaç) denilen tedavi malzemesini kullanırlar. Bu tür inanış ve uygulamaların
kökenleri araştırılmış ama nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Diğer yandan
yılan, Kırgızlarda çoğu folklorik kaynaklarda sinsi, kurnaz, dindar, kindar,
ölümcül, kötü niyetli bir varlığı simgelemektedir. Fakat bazı Kırgız
masallarında ise tam tersine zeki, dürüst, duyarlı, becerikli ve kutsal bir
varlık olarak betimlenmektedir. Hatta yılan yılında(oniki hayvanlı Türk
takviminin yılan yılı) doğan çocuğun zeki, becerikli ve sezgilerinin güçlü ve
duyarlı olacağı söylenir. Özetle yılanın Kırgız inancında hem olumlu hem de
olumsuz bir anlamı bulunmaktadır. Orozobaev, çalışmasında konuyu geniş kapsamlı
ele almıştır.
Umarım yılanlar dünyasına birlikte keyifli bir
yolculuk olmuştur. Bu gizemli varlıklar hakkında daha keşfedilecek çok şey var.
Bilimsel ve kültürel bağlamlarda ele alınacak yeni araştırmaları,
çalışmaları heyecanla bekliyoruz.
Kaynakça:
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/155325,
Kırgız Halk
İnancı ve Halk Hekimliği Uygulamalarında Yılan, Yrd. Doç. Dr. Mayrambek
OROZOBAEV
https://www.sciencedaily.com/terms/snake.htm
https://www.livescience.com/snakes-gut-living-frogs-and-toads.html
https://www.livescience.com/65904-python-swallows-crocodile-whole.html
https://www.livescience.com/64569-snake-inside-snake-new-species.html
https://www.cnnturk.com/yasam/yilanlar-hakkinda-bilmediginiz-13-gercek?page=5
https://seyler.eksisozluk.com/tip-sembolunun-hirsizlarin-tanrisi-hermesin-asasi-olarak-yanlis-kullanilisinin-hikayesi
Yazar: NİL GÜREL
Not:
Yazım bilgiustam.com’da yayına alınmıştır.
https://www.bilgiustam.com/bilimsel-ve-kulturel-bakis-acisiyla-yilanlar/