SİMİDİN TARİHÇESİ VE ŞEHİRLERE GÖRE SİMİT TÜRLERİ
Simitin tarihi tahmini 600 yıl öncesine dayanmaktadır. Eğer simitin dünyanın başka neresinde olduğunu merak ediyorsanız, başka bir ülkede olmadığını görürsünüz.
Simitin Osmanlıdaki serüveni 14.yüzyıla kadar dayanmaktadır. Bu yüzyıllarda
sultan sofralarında, saray mutfağında da yerini almayı başarmıştır. Aslında
simit bir bakıma saraylı idi.
Hekim Bereket Türkçe el yazması tıp kitabı olan Tufet-i Mubariz adlı eserinin
son kısmında Tabiat Name bölümünde yemek çeşitlerinden ve hamur işlerinden
bahsederken simitten de bahsetmektedir.
Yeniçerilerin bir kolu olan “Sekban Sınıfı”na ait fırınlarda çalışmak üzere işe
başlayanlara simitçi denmekte, saray fırınında “Simitçi Ustası” adı ile
çalıştırılan ustalar bulunmakta idi. Görüldüğü üzere yeniçeriler simidi bolca
tüketmişlerdir.
Evliya Çelebinin seyahatnamesinden İstanbul’da simitçilerin 70 fırında, toplam
300 nefer olarak çalıştığını, bunlardan kimisinin de bağlı olduğu fırınların
çırakları olarak fırın hesabına çalıştıklarını öğreniyoruz.
Ancak, simitçilerin “Simitçiler, Ekmekçi ve Börekçiler” adıyla dernek
kurmaları, 10 Haziran 1910 tarihinde gerçekleşiyor.
XIV. Yüzyılda Osmanlıda simit çeşitli vesilelerle karşımıza çıkıyor. Örneğin
Avrupalı ressamlar eserlerinde simit ve simitçilere sıkça yer vermişlerdir.
Bunlardan en ünlüsü İtalyan ressam Giovanni Birindesi’dir.
Abdül Mecit devri İstanbul’unu anlatan gravürlerinin pek çoğunda simitçiler
bulunmaktadır. Diğer bir ressam ise yağlıboya “Simit Satıcısı” tablosunu da
resmeden Warwick Goble’dır.
Simit’in hayatımızdaki yeri sadece II. Dünya Savaşı yıllarında bir süreliğine
boş kalmıştır.
II. Dünya Savaşı yıllarında unun az olması nedeni ile bir süre simit yapımı
yasaklanmıştır. Çok fazla uzun sürmeyen bu yasaktan sonra un üretiminin normal
düzeye çıkması ile yapımı tekrar serbest bırakılmıştır.
II. Dünya Savaşı sonrası satışında farklı yöntemler denenmiş, poşet içerisinde
ve farklı şekillerde satılmaya çalışılsa da lezzetinin bozulduğunun görülmesi
üzerine tezgâhta simit satışına tekrar dönülmüştür.
Türkiye dışında hiçbir ülkede üretilmeyen simit asıl olarak susam, un, maya ve
pekmezden oluşur.
Peki sizin unutamadığınız simit tadı hangi şehirde?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder