Liderler bazen iyi bir performans göstermekte bazen de çok
başarılı olamamaktadır. Mükemmelliğe ulaşmanın formülü nedir acaba? Şirket
eğitim programlarında ve liderlik üzerine kitaplarda hep başarı öykülerine yer
verilir ve başarı formülleri sunulur. Peki liderlik başarısı bir kalıp, formül
üzerine mi oturuyor? Biz başarılı olmuş kişileri taklit edersek başarılı olur
muyuz? Yönetim Bilimci yazar Robert E.Quinn ve meslektaşları bu soruya hayır
yanıtını veriyor. Quinn, liderlerin en başarılı dönemde kimseyi taklit
etmediğini, kendi değerlerine bağlı ve becerilerini ortaya koyarak kendine özgü
bir yol izlediğini belirtiyor. Ayrıca liderin kendini tam olarak ortaya
koyabildiği an bir kriz anı oluyor. Yani Qinn’in deyişiyle “liderliğin temel
haline geçiyor”.
Liderliğin
temel haline ulaşmak nasıl mümkün olabilir? Gelin temel hale geçmek için
yapılması gerekenlerin neler olduğuna birlikte bakalım. Öncelikle konfor
merkezli olmaktan sonuç merkezli olmaya geçmek gerekir. Yani elde etmek
istediğimiz sonucu düşleyerek hedefe ulaşmak için konfor alanından çıkmalıyız.
İkincisi; dışa yönelik olmaktan içe yönelik olmaya geçmeliyiz. Kendi
değerlerimizi ortaya koyarak dürüstlüğümüzü, özgüvenimizi ve güvenirliliğimizi
arttırmalıyız. Etik değerlerimize uymadığı halde “onlar böyle yapanları kabul
edip seviyor ben de öyle yapmalıyım” düşüncesinden sıyrılmalıyız. Biz kendi
yolumuzda bizim gibilerle başarılı olabiliriz.
Üçüncüsü;
giderek daha az benmerkezci olmalı ve daha çok öteki kişilere odaklanmalıyız.
Örgütümüzün ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımızın üstünde tutmamız, “ben” değil
“biz” duygusuyla hareket etmemiz bizi başarıya götürmede üçüncü anahtar
olacaktır. Ortak yararı öne çıkarttığımızda başkaları bize güvenir ve bizi
saygıyla ödüllendirir. Örgütte kişiler arası bağlar kuvvetlenir, empatik
iletişim anlayışla birlikte çatışmalar azalır, örgütsel aidiyet artar ve yüksek
performanslı bir örgüt haline gelinir.
Dördüncüsü
ise dışa açıklıktır. Değişim ihtiyacına işaret eden sinyalleri görmezden
gelmemeliyiz. Her ne kadar dış uyaranlara kapalı olmak bize görevimizde kalma
gibi bir yarar sağlasa da bu durum kendimizi kandırma noktasına gelmemelidir.
Temel liderlik halinde dışa açılırız ve farkındalığımız artar. Sürekli yeni
imajlar oluştururuz.
Temel
hal, kriz zamanlarında yararlı olmakla birlikte, birtakım olağan gelişmelerde
de zorluklarla baş etme noktasında faydalıdır. Eğer önemli bir konuşma
yapacaksak, kilit bir toplantıya katılacaksak, önemli bir olayda yer alacak
veya ekibimize önemli şeyler söyleyeceksek temel liderlik haline geçmemiz bize
fayda sağlayacaktır. İşte bu muhteşemlik anları ekibimize yeni bir enerji ve
vizyonla yaşam kazandıracaktır.
Kaynakça:
İnan M. (Çeviren), Kendinizi Yönetmek, Harvard Business Review: 10 Must Reads, Optimist Yayınları, İstanbul, 2020
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder