Kimi zaman gökyüzünü kaplayan yıldızları izlemek, kimi zaman dolunayın ihtişamına kendini kaptırmak.. Sessizliğin çöktüğü doğayı dinlemek.. Hele seher vakti huzuru içine çekmek, tefekkür etmek, bu muhteşem güzellikleri yaratanı anmak, O’na şükretmek.. Gelecek planları, harika fikirler, içe dolan ilhamlar, gerek sanatsal gerek ilmi olsun eserlere ilham olan o tükenmez geceler.
Bazen de kalbe dolan hüzünler, pişmanlıklar.. Karanlıklar içinde kaybolmalar, ümitsizliğe düşmeler.. Aydınlığı sabırsızlıkla beklemek.. Bitmek bilmeyen tükenmez geceler..
İşte yine bu tükenmez gecelerden birinde 15 yaşındayken yazdığım bir şiirimi sizlere sunuyorum:
Tükenmez Geceler
Denizin solmuş o eski maviliği
Örter toprağı gecenin kara eli
Yağmaz olmuş, bitmiş artık sevgi seli
Sarmış ortalığı gece sessizliği
Hüzün vardır ayın solgun ışığında
Pembe düşler dalmış deniz kıyısında
Menekşeler oynaşmaz düş saksısında
Sükut sarmış çocukların dünyasında
Ne bir ileti vardır düş aleminden
Kim bilir günün doğacağını dünden?
Kim istemez ki kurtulmayı hüzünden?
Yansısa artık ışık pencerelerden
Not: Şiirim, Medium Türkiye yayınında yayına alındı:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder