Elektrikli Araç Mı? "Balkondan Kablo Sarkıtırım Olur Biter"
Everett Rogers'ın Yeniliklerin Yayılması Teorisi bize şunu anlatır: Toplumun %2.5'i yeniliklere öncelik verir ve risk almaktan çekinmez. "Yeni olan", denendikçe ve avantajları anlaşıldıkça %13.5 erken benimseyiciler ve daha sonra yaygınlaştıkça %34'ü oluşturan erken çoğunluk tarafından kullanılmaya başlanır. Diğer %34'lük geç çoğunluk kitlesi, yeniliği ancak toplumun büyük bir kısmı benimsedikten sonra kabul eder. Kalan %16'lık grup ise bu yeniyi reddeder.
Elektrikli araçların Türkiye'deki yayılma sürecinin tam da
bu aşamalara göre ilerlediğini söylemek mümkün. (TÜİK) verilerine göre, 2024
yılı itibariyle Türkiye'deki elektrikli otomobillerin kayıtlı otomobiller
içindeki payı %1,1 olarak kayıtlara geçmiş. Bu verilere göre, trafikteki her 88
otomobilden 1'i elektrikliymiş. Yani söz konusu teoriye göre, elektrikli
araçlar toplama göre henüz daha yolun başında. Ama elektrikli araç sayısında
2020-2024 döneminde yaşanan artış dikkat çekici. Bu 5 yılda elektrikli otomobil
sayısı 66 kat artmış. Bu artışın yaşanmasında Türkiye'nin yerli otomobili
Togg'un satışlarının da etkili olduğu söylenebilir.
Ortalama bir Türk vatandaşının, bir araba için soracağı
temel iki soru vardır. Kilometre başı kaç para yakıyor, ikinci el piyasası
nasıl?
Birinci soruya istinaden, elektrikli araçların evdeki
prizlerden çok daha ucuza şarj edileceğini öğrenen ve modern yaşamda komşuluk
haklarına riyaet etmeyi hafızasından çoktan sildirmiş olan kişiler, balkondan
aşağı uzatma kablosu ile arabalarını şarj etmeye çoktan başlamış bile. Otoparka
kavga döğüş veya kaçak ünite çektirirken yangın vb. riskini hiçe saydıkları
için site sakinleri ile mahkemelik olanların sayısı artmaya başlamış.
İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sami
MENCET’in kaleme aldığı bu güzel, anlamlı yazının devamını okumak için aşağıdaki linke
tıklayabilirsiniz:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder