Bugün sizlerle Sayın Cumhurbaşkanımız Baş Danışmanı Mehmet Uçum'un Pazar yazısını paylaşmak istiyorum. İşte Sayın Uçum'un derin analizler içeren, milli duyguları yansıttığı, vatanının, milletinin çıkarlarını ön plana koyduğu anlamlı yazısı:
Küresel emperyalizm günümüzde milli devletlere, milli
değerlere, doğal aileye ve bireye saldırmakla yetinmiyor, neoliberal
yıkıcılığın operasyon araçlarıyla demokratik siyaseti de hedef alıyor.
Demokratik siyasetin, değerlerden ve ortak iyilikten
soyutlanarak içi boşaltılıyor. Demokratik kılıf giydirilen bir neoliberal
siyaset tarzı, kaosun ve saf kötülüğün aracı haline getiriliyor. Milli
devletlerin iç siyasetine zehirli bir siyaset tarzı enjekte ediliyor.
Bugün arsızlık, yüzsüzlük ve hile siyaseti, ahlakın ve
etiğin ayaklar altına alınması, yalanın siyasetin anadili olması küresel
emperyalizmin milli devletlere ihraç ettiği tahripkar siyasetin özellikleridir.
Demokratik görünümlü bu siyaset tarzında ortak değerler ve iyilik amacı yoktur,
emperyalist ajandalara hizmet vardır.
Mesela fahiş fiyatlı, sağlığa zararlı, aldatıcı ya da
tekelleşmeye dayalı ürünlerin, yine tüketici haklarını, çocuk haklarını ve
temel özgürlükleri ihlal ederek üretilen ürünlerin yahut insanlık suçu işleyen
devletlerle (örneğin İsrail’in Gazze’deki soykırımı gibi) ilişkili firmaların
ürünlerinin boykot edilmesi meşru bir eylemdir ve demokrasi hukukuyla
uyumludur.
Ancak milli ekonomiye
zarar vermeyi hedefleyen, gayrimeşru siyasi sonuç elde etmeye çalışan veya
firmaları siyaseten taraf tutmaya zorlayan boykotlar meşru ve demokratik
değildir, yıkıcı eylemlerdir. Kişileri bu tip eylemlere katılmaya teşvik,
tahrik ve zorlama fiilleri ise ceza mevzuatında olan bazı suçları oluşturur ve
yaptırıma tabidir.
Bu konuda kimi somut örnekleri son günlerde Türkiye’de
yaşıyoruz. Muhalefetin mandacı kesimi ilkin, halen devam eden, milli ve yerli
firmaların ürünleri için boykot çağrısı yaptı. Bu arada Türkiye’nin tüm
ticaretini hedef alan bir günlük tüketim boykotu da denediler ama sonuç
alamadılar. Her iki eylem de normalde meşru ve hukuka uygun demokratik bir
eylem olan boykotun emperyalizm ve mandacı işbirlikçileri eliyle bir operasyon
aracına dönüştürülmesinin somut kanıtıdır.
Emperyalist bir proje olarak geliştirilen yeni nesil
eylemler şu özellikleri taşır:
Birincisi olağan
şartlarda demokratik eylem kabul edilen toplantı, gösteri yürüyüşü, protesto,
boykot ve kişilerin bireysel veya kolektif her türlü kendilerini ifade etme
imkânlarını meşru hedef ve amaçlardan kopartarak deforme etmek. İkincisi
deforme edilmiş demokratik eylem imkânlarını demokrasi hukukunu ihlal eden
araçlara dönüştürmek yani kasti olarak hukuk dışı eylemler olmasını sağlamak.
Üçüncüsü bu eylemlerle kaos ortamı oluşturmak, toplumda
devlet zaafı ve yönetilemezlik algısını hakim kılmak.
Hukuk ihlaline dayalı yeni nesil eylemlerin başlıcaları ise
şunlardır:
- Bir kısım genci kitle gücü olarak kullanmaya çalışan,
sembolizmle desteklenen üniversite ve sokak eylemleri ile vandalizm.
- Milli ve yerli firmaları hedef alan siyasi amaçlı ekonomik
ve ticari boykot. - Tüketicinin tüm ekonomiyi hedef alan siyasi amaçlı
alışveriş boykotu (tüketim boykotu).
- Genel ekonomik
faaliyetin siyasi amaçlı olarak ülke çapında durdurulması.
Global merkezlerin
başka hukuk dışı eylem tarzları geliştireceği de ihtimaldir. Tüm bu yeni nesil
emperyalist proje eylemlerin görüntüde hak ve adalet dili olsa da hedef meşru
talepler ifade etmek, amaç bir hakka ulaşmak değildir. Hedef sosyal, siyasi ve
ekonomik bir kaos çıkarmaktır. Amaç küresel emperyalizme ve neoliberal
politikalara hizmet edecek bir yönetimin işbaşına gelmesini sağlamaktır.
Demokratik siyaseti, demokratik görünümlü yıkıcı neoliberal
siyaset tarzına karşı korumak bugün milli devletlerin tam bağımsızlık
mücadelesinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu mücadele ancak demokrasi
hukukuna sahip çıkılarak ve emperyalist proje olan yıkıcı eylemlere karşı güçlü
tedbirler alınarak verilebilir.
Ülkemiz için kaos dileyen dış ve iç hainler bilsin ki
Türkiye, emperyalizm ve işbirlikçilerinin her türlü operasyonuna karşı bugün
çok daha güçlüdür ve hiçbir emperyalist oyuna asla geçit vermez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder