NİL GÜREL

28 Temmuz 2025 Pazartesi

DİZİ ÖRNEKLERİ ÜZERİNDEN KÜRESEL GÖRÜNÜRLÜK ve SOSYAL KİMLİK DENGESİ

Kore ve Hint Dizilerinden örnekler vererek küresel görünürlük ve kültürel kimlik dengesini akademik olarak analiz ettiğim makalem Euhaber İnternet Gazetesinde yayına alınmıştır:


https://euhaber.com/haber/dizi-oernekleri-uezerinden-kueresel-goeruenuerluek-ve-kueltuerel-kimlik-dengesi-nil-guerel

İyi Okumalar, faydalı olması dileğiyle..

26 Temmuz 2025 Cumartesi

YETERLİ GÖRDÜKÇE UZAKLAŞMAK: İSTİĞNA TEHLİKESİ


Allah-İnsan İlişkisinin İlk Adımı: Kâlû Belâ

Dr. Nihat DEMİRKOL’dan önemli bir analiz, değerli tespitler.

Davranışa yansıyan yeterlilik zehri modern zamanlarda sekülerleşme, narsizm ve bireyselleşme olarak da tezahür eder.

Dr. Nihat Demirkol'un yazısını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://euhaber.com/haber/yeterli-goerduekce-uzaklasmak-istigna-tehlikesi

17 Temmuz 2025 Perşembe

Sayın Doç. Dr. Mustafa Sami MENCET Hocamızdan değerli tespitler:

Leman Karikatürü: Asırlık Bir Geleneğin Farklı Versiyonu

Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet

Gelişim için Batılılaşmayı ve bunun gerçekleşmesindeki en önemli engel olarak İslam dinini işaret eden bir anlayışın eğitim, kültür ve sanatta baskın olduğu bizim gibi ülkelerde dinin bu alanlardaki görünümü genellikle sorunlu olmuştur. Yeşilçam filmlerinde, özellikle kır/kent çatışmasını işleyen romanlarda ve mizah dergilerinde bunun sayısız örneği vardır. Geçtiğimiz günlerde LeMan dergisinde Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Musa’ya “vehmedilen” [1] bir karikatürün yayınlanması bu sorunu yeniden gündeme getirdi. Ama bazı farklarla…Bu yazıda, bu farklardan ve olayın sosyolojik etkisinden bahsederek bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

İlk mizah dergilerinden 2014’ün sonuna kadar yayımlanmış yaklaşık 35 bin karikatürü inceleyen biri olarak belirtmeliyim ki kamuoyunda tepki çeken bu karikatürden daha sert, daha aşağılayıcı, İslami değerlere hatta Hz. Muhammed’e (sav) saldıran çok daha kötü karikatürlere rastladı bu gözler. [2] Fakat burada dikkat çeken şey, ilk defa peygambere vehmedilen bir suretin yayınlanmış olmasıdır. Geçmiş yıllardaki karikatürlerin hiçbirinde böyle bir çizim kullanılmamış, buna müsait olabilecek bir gönderme de yapılmamış, mesajlar sıradan karakterler üzerinden verilmişti. Yalnızca 2017 yılında ulusal bir gazetenin eki olarak yayımlanan bir mizah dergisinde Hz. Musa’ya vehmedilen küfürlü ve aşağılayıcı (!) bir karikatür yayımlanmıştı. Bunun üzerine Musevi cemaatinin sessiz ama derin tepkisiyle karşılaşan dergi hemen ertesi gün yayıncı şirket tarafından kapatılmıştı. [3]

Dolayısıyla, bu istisna haricinde karikatürcülüğümüzün bir asırdan fazla geçmişinde, hepimizin bildiği Charlie Hebdo dergisinin yaptığının bir örneği yokken, son yaşanılan krizde bu da yapılmış oldu. Her ne kadar çizer ve derginin yöneticileri çizimdeki kişinin Hz. Peygamber olmadığını “İslamî söylemlerle” ifade etmiş olsa da [4] çizerin sosyal medya paylaşımları, derginin bu konudaki çizimleriyle geçmişte de gündeme gelmesi ve en önemlisi karikatürde doğrudan her iki topluluğun da peygamber isimlerinin kullanılması bu açıklamaların inandırıcı bulunmamasına neden oldu. Karikatür detaylı incelendiğinde de çizerin iddia ettiği gibi burada peygamber tasviri yapılmamış olsa bile karşılıklı ölmüş Muhammed ve Musa adındaki iki kişinin etrafından bombalar şehre yağmakta ve insanlar ölmektedir. Karikatüre göstergebilimsel bir çözümleme yapıldığında bu savaşın da aslında din kaynaklı olduğuna dair bir anlatı içerdiği görülecektir. Dolayısıyla, çizer hangi yöntemi kullanırsa kullansın burada “din” kavramına da doğrudan bir olumsuzlama görülecektir. Ancak bunu her iki semavi dinin peygamberinin isimleriyle (ki her iki peygamber de Müslümanların kabul ettiği ve inandığı peygamberlerdir) karikatürize etmesi tepkinin ana nedenidir.

Aslında bu durum, Salman Rüşdi’nin kitabından günümüze süregelen, Müslüman kesimlere dayatılmış tavrın güncel hali olarak görülebilir. Bu tür hadiselerde süreç genellikle şöyle işler: Önce hassas bir konuya temas edilir, burada şiddete başvurmayan demokratik tepkilere “fikir ve vicdan özgürlüğü” başlığıyla karşılık verilir (örneğin Charlie Hebdo karikatürlerine yönelik hukuki girişimler sonuçsuz kalmıştı) belki uzun süren bir yargılama süreci sonunda para cezası uygulanır, bu arada şiddet barındıran tepkiler (yumurta atma, maket yakma vb.) küresel medya ile servis edilerek Müslümanlara yapıştırılan “cihatçı, şiddet yanlısı, saldırgan” imaj tazelenir. Müslümanlar böylelikle “biz şiddet yanlısı kötü insanlar değiliz” ile “tepki göstermeliyim çünkü inancıma saldırı” ikilemi içerisinde hep savunma pozisyonunda bırakılır. İşte bu ortamı oluşturmak için mizah son derece elverişli bir sanattır. Gülmenin insan vücudunda bir dizi olumlu fizyolojik ve psikolojik tepkiyi tetiklediği bilimsel olarak ortaya konmuştur. [5] Eleştirel okumanın ciddiye alınmadığı popüler kültür zemininde gerçekleşen bu rahatlama eyleminde, mizahi içeriklerin satır arasında gizlenen mesaj, ideoloji, propaganda tekniği vb. pek fark edilmez. Fark edilirse de ciddiye alınmaz. Katz vd.’nin Kullanımlar ve Doyumlar teorisinde belirttiği gibi popüler kültürde medya içeriklerinin tercih sebebi öncelikle sağlayacağı hazdır.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://sonpeygamber.info/leman-karikaturu-asirlik-bir-gelenegin-farkli-versiyonu

12 Temmuz 2025 Cumartesi

 Hazır kahve içenler dikkat, doktorlar acil uyarı yayınladı: 'Körlük yapıyor'

Yeni bir araştırma, hazır kahve tüketiminin, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini genetik yatkınlığı olan bireylerde yüzde 700 artırabileceğini ortaya koydu.

Kahve, dünya genelinde milyonlarca insanın günlük alışkanlıklarının vazgeçilmez bir parçası. Ancak Food Science and Nutrition dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, özellikle hazır kahve tercih edenleri yakından ilgilendiren çarpıcı bir sonuçla gündemde: Hazır kahve tüketimi, körlükle sonuçlanabilecek bir göz hastalığı olan yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini 7 kat artırabilir.

Hazır kahve ile AMD arasında genetik bir bağlantı var mı?

Araştırma, İngiltere Biyobanka’sında kayıtlı 500.000’den fazla bireyin verilerini analiz etti. Elde edilen bulgulara göre, hazır kahve tüketen ve genetik yatkınlığı bulunan kişilerde kuru tip AMD gelişme riski, diğerlerine kıyasla yüzde 700 oranında daha yüksek.

Hubei Tıp Üniversitesi Shiyan Taihe Hastanesi’nden Dr. Siwei Liu, "Bu genetik örtüşme, hazır kahve tercihi ile AMD riski arasında metabolik bir bağlantı olabileceğini gösteriyor" diyerek, kahve tüketiminin sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda genetikle etkileşen bir risk faktörü olabileceğini vurguladı.

AMD nedir ve neden tehlikelidir?

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD), özellikle 50 yaş üstünde görülen, tedavisi zor ve ilerleyici bir görme kaybı durumudur. Kuru tip AMD yavaş gelişir ve çoğu zaman semptom göstermeden ilerler. Bu nedenle erken teşhis hayati öneme sahiptir.

Kahve yine de tamamen zararlı mı?

Uzmanlar, kahvenin tüm türlerinin bu etkiye sahip olmadığını ve kahvede bulunan antioksidanlar ile polifenollerin nöroprotektif (sinir hücrelerini koruyucu) etkileri olabileceğini hatırlatıyor. Ancak hazır kahve türlerinin içerik açısından farklılık gösterdiği, bu nedenle tüketim şeklinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtiliyor.

Yaşam tarzı faktörleri göz hastalıklarını etkiliyor

Prof. Dr. Özmen, "AMD, yaşlı bireylerde körlüğün başlıca nedeni. Yaşam tarzı, beslenme, sigara kullanımı ve fiziksel aktivite bu riski doğrudan etkiliyor. Şimdi bu listeye kahve türü de eklenebilir," diyerek uyarıda bulundu.

Bulgular genişletilecek

Araştırma ekibi, şimdi farklı popülasyonlar üzerinde çalışarak genetik – kahve – göz sağlığı ilişkisini daha derinlemesine incelemeyi hedefliyor. Ama o zamana kadar, uzmanlar hazır kahve tüketimini azaltmak konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak:

https://anlatilaninotesi.com.tr/20250710/hazir-kahve-icenler-dikkat-doktorlar-acil-uyari-yayinladi-korluk-yapiyor-1097788911.html

Bu konuda yapılmış akademik çalışmaları inceleyebilirsiniz:

https://www.ophthalmologytimes.com/view/study-shows-genetic-link-between-instant-coffee-consumption-and-increased-risk-of-dry-amd

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11589232/

 

                                  ESRARENGİZ BİR ALEMDİR ŞİİR

 

Bir ahenk karışımıdır şiir

O musikiyi duyan işitir

Çözülemeyen bir sır gibidir

Sonsuz duygu alemidir şiir

 

Bir renk cümbüşüdür şiir

Güneşin muhteşem batışıdır

Cama vuran yağmur taneleridir

Sonsuz duygu alemidir şiir

 

Her şeyi bulursun o alemde

Dalarsın akışına bir anda

Sen seni buluverir içinde

Silinmez iz bırakır içinde

 

Uçarsın bulutların üstünde

Yürürsün tükenmez hayallerde

Bir sıcaklık mevcuttur içinde

Derin  izler bırakır kalbinde


Not: Şiirim Türkiye Medium Yayını'nda yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/esrarengi%CC%87z-bi%CC%87r-alemdi%CC%87r-%C5%9Fi%CC%87i%CC%87r-027a713d6a25                

10 Temmuz 2025 Perşembe

 "Güneşin yavaşça battığını görüyorsunuz; ama aniden karanlık olmasına şaşırıyorsunuz."

                                                       Umudun Dili(Persian Lessons) Filminden

Kur'an-ı Kerim'de de geçiyor: Bu meyve dünyayı kurtarabilir! Taşa dönüştürüyor

Kenya’daki incir ağaçları karbondioksiti taşa çeviriyor.

Kenya’daki bazı incir ağaçları, sadece meyve vermekle kalmıyor; aynı zamanda atmosferden karbondioksiti (CO₂) çekip onu taşa dönüştürebiliyor. Bilim insanları, bu ağaçların gövdelerinde ve çevresindeki toprakta kireçtaşına benzer tortular oluştuğunu ve karbonu sağlam bir formda hapsedebildiğini keşfettiler. Daha önce bu yöntem genellikle meyve vermeyen ağaçlarda incelenmişti; ancak agroforestry (tarım ormanlaşması) kapsamında yaygınlaştırılırsa iklim kriziyle mücadelede güçlü bir doğal araç olabilir.

Taş-Yapan İncir Ağaçları Keşfedildi

Yeni araştırma, Kenya’da yetişen bazı incir ağaçlarının atmosferden karbondioksit alıp bunu kalsiyum karbonata dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu sayede hem ağacın gövdesinde hem de çevre toprakta taş oluşumu sağlanıyor.

Kenya, ABD, Avusturya ve İsviçre’den araştırmacıların ortak araştırması, Prag’daki Goldschmidt jeokimya konferansında sunuldu. Bu incirler, oxalat-karbonat yolu olarak adlandırılan süreci kullanan meyve ağaçları arasında ilk keşfedilen örnekler. Yani bu tür ağaçlar karbonu sadece odun ve yaprak olarak değil, aynı zamanda gövdelerinde sert mineral olarak da hapsediyor.

Haberin devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

 https://dogruhaber.com.tr/kuran-i-kerimde-de-geciyor-bu-meyve-dunyayi-kurtarabilir-tasa-donusturuyor

8 Temmuz 2025 Salı

                                                       AŞURE

Aşure sadece bir tarih değil, bir pozisyondur. Zulme sessiz kalmayanların, hakikat uğruna canlarını verenlerin günüdür.

Bu yıl, büyük müçtehitlerin takvimine göre, Aşure 6 Temmuz'a denk geldi. Azerbaycan'da, Muharrem ayı bir gün önce başladığı için, Aşure 5 Temmuz'da kutlandı.

Bu günü sessizce, gösterişsiz, gösterisiz, sadece inancımızın sesiyle anıyoruz. Bu ne isyandır ne de yüzleşmedir. Bu bir ruhun, bir yasın, bir inancın korunmasıdır.

Din özgürlüğü sadece kanunla değil, aynı zamanda saygıyla da yaşanır. İnanca dokunulmadığı sürece, yas hakaret değildir.

                                                                                  Elquliyeva'dan Çeviri

Kaynak:

https://medium.com/@elquliyeva2509/a%C5%9Fura-sad%C9%99c%C9%99-bir-tarix-deyil-bir-m%C3%B6vqedir-861754efd858

5 Temmuz 2025 Cumartesi

Ozempic Benzeri İlaçlar Kronik Migrenleri Tedavi Edebilir, Bir Deneyde Bulundu

Ozempic, Wegovy ve Saxenda gibi marka adları altında satılan ilaçlar kilo vermedeki faydalarıyla ünlendi, ancak bu, bu enjeksiyonların potansiyel olarak neler yapabileceğinin yalnızca yüzeyini oluşturuyor.

Başlangıçta tip 2 diyabeti tedavi etmek için tasarlanan GLP-1 agonistlerinin kalp , beyin , karaciğer ve böbrek sağlığına beklenmedik faydaları olduğu ve şimdi de baş bölgesine uygulandığı, yeni bir araştırmada migren ağrılarını hafiflettiği ortaya çıktı.

Yüksek BMI'ye ve sık veya kronik migrene sahip 31 hasta üzerinde yapılan bir pilot çalışmada, GLP-1 agonisti liraglutid'in günlük enjeksiyonunu alan katılımcılar önemli ölçüde daha az ağrılı baş ağrısı yaşadılar. 12 hafta sonra, her ay migrenli gün sayısı ortalama 19,8 günden sadece 10,7 güne düştü - neredeyse yarı yarıya azalma.

Bilim haberinin devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://www.sciencealert.com/ozempic-like-drugs-could-treat-chronic-migraines-trial-finds?utm_source=ScienceAlert+-+Daily+Email+Updates&utm_campaign=5afd06ff07-RSS_EMAIL_CAMPAIGN&utm_medium=email&utm_term=0_fe5632fb09-5afd06ff07-366038314

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...