NİL GÜREL

17 Temmuz 2025 Perşembe

Sayın Doç. Dr. Mustafa Sami MENCET Hocamızdan değerli tespitler:

Leman Karikatürü: Asırlık Bir Geleneğin Farklı Versiyonu

Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet

Gelişim için Batılılaşmayı ve bunun gerçekleşmesindeki en önemli engel olarak İslam dinini işaret eden bir anlayışın eğitim, kültür ve sanatta baskın olduğu bizim gibi ülkelerde dinin bu alanlardaki görünümü genellikle sorunlu olmuştur. Yeşilçam filmlerinde, özellikle kır/kent çatışmasını işleyen romanlarda ve mizah dergilerinde bunun sayısız örneği vardır. Geçtiğimiz günlerde LeMan dergisinde Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Musa’ya “vehmedilen” [1] bir karikatürün yayınlanması bu sorunu yeniden gündeme getirdi. Ama bazı farklarla…Bu yazıda, bu farklardan ve olayın sosyolojik etkisinden bahsederek bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

İlk mizah dergilerinden 2014’ün sonuna kadar yayımlanmış yaklaşık 35 bin karikatürü inceleyen biri olarak belirtmeliyim ki kamuoyunda tepki çeken bu karikatürden daha sert, daha aşağılayıcı, İslami değerlere hatta Hz. Muhammed’e (sav) saldıran çok daha kötü karikatürlere rastladı bu gözler. [2] Fakat burada dikkat çeken şey, ilk defa peygambere vehmedilen bir suretin yayınlanmış olmasıdır. Geçmiş yıllardaki karikatürlerin hiçbirinde böyle bir çizim kullanılmamış, buna müsait olabilecek bir gönderme de yapılmamış, mesajlar sıradan karakterler üzerinden verilmişti. Yalnızca 2017 yılında ulusal bir gazetenin eki olarak yayımlanan bir mizah dergisinde Hz. Musa’ya vehmedilen küfürlü ve aşağılayıcı (!) bir karikatür yayımlanmıştı. Bunun üzerine Musevi cemaatinin sessiz ama derin tepkisiyle karşılaşan dergi hemen ertesi gün yayıncı şirket tarafından kapatılmıştı. [3]

Dolayısıyla, bu istisna haricinde karikatürcülüğümüzün bir asırdan fazla geçmişinde, hepimizin bildiği Charlie Hebdo dergisinin yaptığının bir örneği yokken, son yaşanılan krizde bu da yapılmış oldu. Her ne kadar çizer ve derginin yöneticileri çizimdeki kişinin Hz. Peygamber olmadığını “İslamî söylemlerle” ifade etmiş olsa da [4] çizerin sosyal medya paylaşımları, derginin bu konudaki çizimleriyle geçmişte de gündeme gelmesi ve en önemlisi karikatürde doğrudan her iki topluluğun da peygamber isimlerinin kullanılması bu açıklamaların inandırıcı bulunmamasına neden oldu. Karikatür detaylı incelendiğinde de çizerin iddia ettiği gibi burada peygamber tasviri yapılmamış olsa bile karşılıklı ölmüş Muhammed ve Musa adındaki iki kişinin etrafından bombalar şehre yağmakta ve insanlar ölmektedir. Karikatüre göstergebilimsel bir çözümleme yapıldığında bu savaşın da aslında din kaynaklı olduğuna dair bir anlatı içerdiği görülecektir. Dolayısıyla, çizer hangi yöntemi kullanırsa kullansın burada “din” kavramına da doğrudan bir olumsuzlama görülecektir. Ancak bunu her iki semavi dinin peygamberinin isimleriyle (ki her iki peygamber de Müslümanların kabul ettiği ve inandığı peygamberlerdir) karikatürize etmesi tepkinin ana nedenidir.

Aslında bu durum, Salman Rüşdi’nin kitabından günümüze süregelen, Müslüman kesimlere dayatılmış tavrın güncel hali olarak görülebilir. Bu tür hadiselerde süreç genellikle şöyle işler: Önce hassas bir konuya temas edilir, burada şiddete başvurmayan demokratik tepkilere “fikir ve vicdan özgürlüğü” başlığıyla karşılık verilir (örneğin Charlie Hebdo karikatürlerine yönelik hukuki girişimler sonuçsuz kalmıştı) belki uzun süren bir yargılama süreci sonunda para cezası uygulanır, bu arada şiddet barındıran tepkiler (yumurta atma, maket yakma vb.) küresel medya ile servis edilerek Müslümanlara yapıştırılan “cihatçı, şiddet yanlısı, saldırgan” imaj tazelenir. Müslümanlar böylelikle “biz şiddet yanlısı kötü insanlar değiliz” ile “tepki göstermeliyim çünkü inancıma saldırı” ikilemi içerisinde hep savunma pozisyonunda bırakılır. İşte bu ortamı oluşturmak için mizah son derece elverişli bir sanattır. Gülmenin insan vücudunda bir dizi olumlu fizyolojik ve psikolojik tepkiyi tetiklediği bilimsel olarak ortaya konmuştur. [5] Eleştirel okumanın ciddiye alınmadığı popüler kültür zemininde gerçekleşen bu rahatlama eyleminde, mizahi içeriklerin satır arasında gizlenen mesaj, ideoloji, propaganda tekniği vb. pek fark edilmez. Fark edilirse de ciddiye alınmaz. Katz vd.’nin Kullanımlar ve Doyumlar teorisinde belirttiği gibi popüler kültürde medya içeriklerinin tercih sebebi öncelikle sağlayacağı hazdır.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://sonpeygamber.info/leman-karikaturu-asirlik-bir-gelenegin-farkli-versiyonu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...