NİL GÜREL

10 Haziran 2021 Perşembe

 

Mitomani(Yalan Söyleme)Hastalığı Nedir?

Son zamanlarda psikolojik rahatsızlıklarda büyük oranda artışlar meydana gelmeye başladı. Bu rahatsızlıklara en büyük nedenler; toplum baskısı, aşırı stres ve kaygıdır. Bunlara bağlı olarak birbirinden son derece farklı rahatsızlıklar meydana gelmektedir.

Mitomani; hiçbir şekilde sosyal çıkar gözetmeksizin yalan söyleyen kişilerin yakalandığı hastalığa verilen isimdir. Mitomani hastaları sürekli olarak yalan söylerler ve genel olarak bu yalanları unutmazlar. Öyle ki bir mitomani hastasının kendi ismini söylerken dahi yalan söylediği görülmüştür. Genel olarak dolandırıcılık yapan kişilerde mitomani hastalığının bulunduğu bilim tarafından kanıtlanmıştır.

Mitomani Nedir?

Mitomani, yalan söyleme hastalığı olarak geçer ve sürekli olarak yalan söyleyen kişilere konulan bir teşhistir. Bu hastalığa yakalanmış olan kişilere de ‘Mitoman’ ismi verilir. Mitomanlar, toplumda dikkat çekmek ve yer edinmek için çeşitli yalanlar söylerler. Bu yalanların devamı gelir ve sonunda işin içinden çıkılmaz bir hale dönüşür. Genel olarak toplum tarafından dışlanmış kişilerde bu hastalık görülür. Kişiler, toplumda yer edinmek ve herkes tarafından sevilmek için yalanlar söylerler. Bu yalanların ortaya çıkmaması için tekrar yalan söylerler.

Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren Mitomanlar, bir süre sonra kontrolü kaybederler. Söyledikleri tüm yalanlara kendileri dahi inanmaya başlarlar. Yaşanmamış bir olayı yaşanmış gibi insanlara aktarırlar. İlerleyen zamanlarda ise anlattıkları bu yalanlara kendileri de gerçekmiş gibi inanmaya başlarlar.

Sürekli olarak yalan söyleyen bunun bir hastalık derecesine yükseldiğinin farkına varmazlar. Bu sebepten dolayı da tedavi olmaya hiçbir şekilde ihtiyaç duymazlar. Mitomanların çevre tarafından tedaviye ikna edilmeleri, onların sağlığı açısından son derece önemlidir. Çünkü mitomanlar ilerleyen dönemlerde intihar girişiminde bulunabilmektedir.

Mitomani Olan Biri Ne Yapar?

Mitomani hastalığına yakalanmış olan birisi sürekli olarak yalan söyler. Öyle ki bu kişiler yalan söylemeyeceklerine dair çevrelerine ve kendilerine söz verirler. Ancak bu sözü tutmayarak yalan söylemeye devam ederler. Mitomani hastaları tüm yaşantılarını yalanların üzerine inşa eder, bu yalanlar ile ömür geçireceklerini düşünürler.

Mitomani Kimlerde Görülür?

Mitomani hastalğı günümüzde en çok gençlerde görülüyor. Bunun en büyük nedeni gençlerin kendilerini topluma ispatlayamamasıdır. Gençler, toplumda yer edinmek ve çevre tarafından daha çok sevilmek için yalanlara başvururlar. Olmamış bir şeyi olmuş gibi sürekli anlatırlar. Bunun sonucunda da mitomani hastalığına yakalanırlar.

Mitomani hastalığına yakalanma yaşı genel olarak 16’dır. Bu hastalığa yakalanan gençler ilk olarak hasta olduklarını kavrayamazlar. Söyledikleri yalanlara kendileri dahi inanmaya başlarlar. Lakin 22 yaşına geldiklerinde her şeyin bir yalan üzerine kurulduğunun ve çevrelerindeki her şeyin sahte olduğunun farkına varırlar.

Mitomani Hastalığı Şizofreniye Bağlar mı?

Mitomani hastalığı tedavi edilmediği zaman son derece tehlikeli bir hastalık haline gelebilir. Öyle ki bu yalanlar ilerler ve mitomanlar sahte bir hayat yaşamaya başlarlar. Bunun sonucunda da yalanların ortaya çıkma korkusu sarmaya başlar. Bu korkulara kapılan kişiler sürekli olarak düşünmeye başlarlar. Sonuç olarak OKB hastalığı kaçınılmaz olur. Ancak ilerleyen zamanlarda Mitomani hastaları, Şizofren hastalığına yakalanırlar.

Mitomani Tedavisi Var mı?

Mitomani hastalığının tedavisi vardır ve tedavi olan hastalar iyileşme gösterirler. Mitomani hastalığına yakalanmış olan kişilerin ilk olarak psikologlara görünmesi gerekiyor. Daha sonrasında ise ‘psikoterapi’ yöntemiyle tedaviye başlanıyor. Mitomani tedavisinde ilaç ve psikoterapi tedavisi ortaklaşa kullanılıyor.

Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Mitomani
https://www.uzmandoktor.net/mitomani
https://www.sozcu.com.tr/2020/saglik/mitomani-nedir-mitomani-hastaligi-kimlerde-gorulur-5745748/
https://www.sabah.com.tr/saglik/2021/02/16/yalan-soyleme-hastaligi-nedir-neden-olur-yalan-soyleme-hastaligi-nasil-anlasilir-s1
https://www.fotomac.com.tr/haberler/2020/04/13/mitomani-nedir-minomani-hastaligi-nasil-tedavi-edilir

Yazar: Sinan Karadaş

https://www.bilgiustam.com/mitomani-yalan-soyleme-hastaligi-nedir/

8 Haziran 2021 Salı

Bulunmaz Hint Kumaşı Sözü Nereden Gelir?

Bugün "Bulunmaz Hint kumaşı" deyiminin trajik öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyorum:

Hindistan'ı 1612'de işgal eden İngilizler, Hint kumaşlarının kendi ürünlerine rakip olmaması için , 

Hint kumaşı tezgahlarında elleriyle Hint kumaşı dokuyan 100.0000 Hintli çıkrıkçının 

parmaklarını kestirmişlerdir.

"Bulunmaz Hint Kumaşı" sözü de buradan gelmektedir.

7 Haziran 2021 Pazartesi

 BİZİM TEMEL

Temel İtalya'da, Fiat fabrikasında çalışan bir işçidir... O zamanki Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için İtalya'ya gelmiş. Programda Fiat tesisleri de var. Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel'e rastlamış. Herkesin gözü önünde 'Vay Temel...' diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler. Tüm protokol bu dostluktan şaşkın... Konuk gittikten sonra patron Temel'i çağırıp, Krusçev'i nereden tanıdığını sormuş.
Temel 'Hiiç' demiş.
"Ben eskiden komünisttim... 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova'ya göndermişti. Orada tanışmıştım." Olay unutulmuş.
Üç beş ay sonra bu kez Amerika Başkanı Nixon gelmiş İtalya'ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti. Tezgâhların arasında 'Vay Temel. Vay Nixon.' muhabbeti...
İyice meraklanan patron ziyaretten sonra Temel'i yine çağırtmış. Soru da cevap da aynı; "Bir ara Amerika'ya göç etmeye kalkıştım. Newyork'ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu."
Olay bu kadarla kalsa iyi. İki ay sonra Fransa Başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca Patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Temel'in uluslararası çevresi var.
- De Gaulle'ü nereden tanıyorsun?
- Nazilere karşı Paris'te yeraltı savaşı yapıyorduk... Özel kuryesiydim.
- Sen herkesi tanır mısın?
- Evet, hemen hemen... Patron iyice hırslanmış.
- Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.
Temel gülmüş."Tabii. Yakın arkadaşımdır." Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış :
- İspatla... İspatlayamazsan kovarım...
Temel :
- Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım. Patron pazarı iple çekmiş. Vatikan'da Papayı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Temel...
Kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor. O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış. Temel bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papaya "Bana müsaade" deyip meydana koşmuş. Agnelli yerde yatıyor. Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.
Temel çevresindekilere, "Bu benim patronumdur; ne oldu?" diye sorunca biri cevap vermiş :
- Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna döndü. "Şu sağdaki bizim Temel, ama yanındaki kim?" diye sorunca seninki düşüp bayıldı........

Fregoli Sendromu Nedir?

Fregoli sendromunda bir kişinin yüzünü çevredeki herkesin yüzünde görmek ve hatta daha da ileriye gidilerek o kişinin herkesin kopyası olduğunu sanmak söz konusu. Örnek olarak Fregoli sendromuna yakalanmış bir kişi, kendisi haricinde çevrede bulunan herkesin aynı kişi olduğunu düşünüyor. Ve korkuya kapılıyor, herkesin kötü kişiler tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.

Fregoli sendromu belirtisi gösteren kişiler, yaşadıkları korkuyla kılık değiştirmiş kişiler tarafından taciz edildiğini düşünüyor ve taciz edilme paranoyaları yaşıyor. Fregoli sendromunda kişiler, kendilerine zarar verecek kişiler arasında uzaktan tanıdığı ya da en yakın arkadaşlarını dahi bir tehdit olarak algılarlar.

Kaynak: Bilim Otağ

3 Haziran 2021 Perşembe

 Dünyanın En Küçük Sürüngeni Keşfedildi!

Madagaskar’da dünyanın en küçük sürüngeni keşfedildi; Brookesia nana

Gezegendeki her şeyin keşfedildiğini düşünenler yeterince yakından bakmıyor olabilirler.
Bilim insanları dünyanın en küçük sürüngeninin Kuzey Madagaskar’da keşfedildiğini ve boyunun sadece 28,9 milimetre olduğunu bildirdi. Dünyadaki en küçük bukalemun olarak sayılmasının yanı sıra bir başka ilginç yanı, boyutuna oranla cinsel organının oldukça büyük olması.

Bu minik canlıların genital organları vücutlarının yüzde 20'sini kaplıyor, uzmanlar da bu durumun ilgi çekici olduğunu ifade ediyorlar.

Kaynak: Scientific Reports

2 Haziran 2021 Çarşamba

 İLETİŞİMİN GÜCÜ

Peygamber Efendimiz (s.a.v) farklı zihin dünyalarına sahip kişiler ve topluluklarla muhatap olmuş, her kişi ve topluluğun zihnine ve kalbine hitap edebileceği ikna edici farklı iletişim dilleri kullanmıştır. Bu şekilde sözleri onlar üzerinde daima derin etkiler bırakmış ve kişileri etkisi altına almıştır. Takvim yaprakları bir bir geçerken iletişimin önemi de artmaya devam etmiştir.

Günümüzde ise hızlı iletişim ve ikna farklı bir anlam kazandı. Bunun sebeplerinden bir tanesi hayatın çok hızlı akması ve bu hıza ayak uydurmak için yoğun çaba sarf eden insanoğlunun daha hızlı iletişime geçme ve ikna etmek zorunda olmasıdır. Bu ihtiyacı fark eden alanlardan biri olan Kişisel Gelişim şirketlerinden en çok talep edilen eğitimler “İletişim” temelli eğitimlerdir. Örnek verecek olursak, şirketler müşterileri ile daha olumlu bağ kurabilmek adına iletişim üzerine eğitimleri çalışanları için talep etmektedir. İletişimin inceliklerini çözen ve uygulayanlar hedeflerine çok daha kolay ulaşmaktadır. Başarılı insanların en önemli özelliklerinden bir tanesi İletişim konusunda beceri sahibi olmalarıdır.

Yazımızda soyut kurallardan daha çok işin pratik 4 kuralından bahsetmek istiyorum.


1. Hedef Belirleyin

Her konuda olduğu gibi İletişim konusunda da örneğimiz Hz Muhammed (s.a.v) bir hadislerinde şöyle buyurur, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.” ( Buhari 3d3p 31,85, Rikak 23).

Bu hadis bizlere temel hedefimizin hayır elde etmek olduğunu ifade eder. Hayır ile sonuçlanmasını hedeflediğimiz sohbet veya birebir iletişimlerimizde önceden zihnimizde bir yol haritası oluşturabilmeliyiz.

İletişime geçtiğimiz zaman tam olarak ne için iletişim kurduğumuzun farkında olmamız gerekiyor. Yani hedefimizi önceden zihnimizde değerlendirerek konuşmanın sonunda hedefimize ulaşmak adına kuracağımız iletişim şekli belli olmalıdır. Bunu başardığımız zaman hızlı ve etkili sonuç alma olasılığımız oldukça artacaktır.

2. Esnek Olun

Hedefimize ulaşabilmemiz için elimizden geldiği kadar esnek davranarak “olmadı, anlamıyor” demek yerine sürekli “daha farklı nasıl anlatabilirim? Nasıl ikna edebilirim? Sanırım ben onun zihnine göre anlatamadım?” sorularını kendimize sorarak farklı şekillerde anlatmaya çalışmalıyız. Efendimizin Ebu Cehil’in kapısına “anlamıyor, dinlemiyor, inanmıyor” demeden çok defa davet ve tebliğ için gitmiştir.

3. Hâkimiyet

Anlatmaya çalıştığınız konu ile alakalı yeteri kadar bilgiye sahip olmalıyız. Bu argümanlarımızı daha kararlı ve inanarak aktarmamıza yardımcı olacaktır. En önemlisi beden dilimiz özgüvenimizi yansıtacaktır. İnanmadığımız ve hâkim olmadığımız herhangi bir şeye karşımızdakini ikna etmek oldukça güçtür.

4. Beden Dili ve Ses

Konuşurken bedenimiz ve kelimelerimizin birbirlerini desteklemesi en önemli iletişim kuralıdır. İletişimde Beden dili % 55 ses ve tonlama %38 etkilidir. Yani beden dilini kullanmada ne kadar ustalaşırsanız hedefinize ulaşmak o kadar kolaylaşacaktır. Resulullah (s.a.v) hitaplarında daima beden dilini etkin olarak kullanmıştır. Enes B. Malik “cennetin kapısını ilk ben çalacağım. “ derken Efendimizin eliyle kapı çalıyor gibi yapması hala gözümün önünde demiştir.

Hayatımızın her aşamasında Kur’an ve Resulullah örnekliğinde yaşamak duasıyla...

                                                                                                       Mücahit Kaya

https://www.diyanethaber.com.tr/iletisimin-gucu-makale,489.html

1 Haziran 2021 Salı

Pirinç üretimi küresel ısınmayı etkiler mi?

Pirinç tüketimi günlük olarak dünya nüsufunun yarısını beslese de küresel ısınmanın önemli bir nedeni olarak da karşımıza çıkıyor. Pirinç, çoğunlukla çeltik tarlaları adı verilen su basmış, çamurlu arazilerde yetişir. Arazide biriken bolca su, oksijenin toprağa nüfuz etmesini engelleyerek metan gazı yayan bakteriler için ideal bir ortam yaratır. Metan gazı da, insan kaynaklı küresel ısınmanın karbondioksitten sonra en büyük nedenidir . Üstelik karbondioksitten 28 kat daha etkili olan bu gaz, ısıyı atmosferde 100 yıldan uzun süre hapsedebilir.

Dünyanın birçok bölgesi için temel gıda haline gelmiş olan pirinci yetiştirmeyi bırakmak yerine onu daha iklim dostu bir şekilde üretmenin mümkün olduğunu dile getiren iklim uzmanları da mevcut.

Gündeme Dair Her Şey

HAKKIMDA-NİL GÜREL

                                                   HAKKIMDA DOKTORANT Nil GÜREL İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi Bilim Uzmanı Bağımsı...