MESNEVİDEN KISSADAN HİSSELER
Bir avcı bir gün bir serçe
avlar. Serçe dile gelerek; “Bana ne yapmayı düşünüyorsun?” diye sorar.
Avcı;
“Seni kesip yiyeceğim!”
Kuş da; “Vallahi benim etim ne
lezzetlidir, ne de senin karnını doyurur! Ben sana üç şey öğreteyim, bunlar
senin işine beni yemekten daha çok yarar. Bunların birincisini senin elindeyken
söyleyeceğim, ikincisini karşıdaki ağaca konunca söyleyeceğim, üçüncüsünü de
ileriye tepeye varınca söyleyeceğim!”
Avcı;
“Birincisini söyle öyleyse!”
Kuş;
“Elinden kaçırdığın şeyler
için asla hayıflanma!”
Avcı kuşu elinden bırakır ve
ikincisini de söylemesini ister. Kuş ağaca konar ve
“Olmayacak bir şeye sakın
inanma!”der.
Sonra kuş uçar ve karşı tepeye
konar ve şöyle der:
“Ey bahtsız adam! Eğer beni
kesmiş olsaydın, kursağımdan her biri yirmi miskal ağırlığında iki tane inci
çıkaracaktın!”
Avcı bunları duyunca kaçırdığı
fırsatlara hayıflanarak dudaklarını ısırır ve der ki
“Hadi üçüncüyü söyle!”
“Sana söylediğim ilk iki
nasihatı unuttun, üçüncüsünü ben sana nasıl söyleyeyim!..
Ben sana, elinden kaçırdığın
şeye sakın hayıflanma, olmayacak şeylere sakın ha inanma demedim mi? Benim
etim, kanım ve tüylerim yirmi miskal ağırlığında gelmezken, nasıl olur da
kursağımda her biri yirmi miskal ağırlığında iki inci bulunduğuna inanırsın.
https://www.kissahisse.com/mesneviden-kissa-kissadan-hisseler/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder