II.Dünya Savaşı’ndan bu
yana, dünya ciddi ekonomik durgunluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bugüne kadar
tüm dengesizliklerin aynı anda bu kadar sert yaşandığı bir zaman ise hiç
olmamıştır. Bu yazımda Covid-19‘un
getirdiklerini bilimsel bağlamda ekonomik ve sosyolojik boyutları çerçevesinde
en çok etkilenen sektörlerden olan sağlık sektörü çerçevesinde ele alacağım.
COVID-19 salgını tüm dünyada yayılırken,
salgın sonrası dünyada spekülasyonlar başladı. COVID-19’dan sonraki dünyanın,
benzeri görülmemiş ekonomik zorluklar ve yaygın sosyal kaygıların yeni normal
hale gelmesiyle farklı ve zor bir dünya haline geliyor. Pandemi, beraberinde
yoğunlaştırılmış yurttaş gözetimi ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve
tehlikeye atılmasını getiriyor. Pandemi, sağlık sektöründe dönüşüme sebep
olmuştur. Bu dönüşüm, olumlu ve olumsuz unsurları içermektedir.
Hastane ve Tıp Merkezlerinde Covid-19’un Etkileri Nasıl Oldu?
Sağlık problemlerinin kökeni her ne kadar
biyolojik olsa da salt organik bir problem olarak değerlendirilmesi indirgemeci
bir görüş olur. Sağlık ve hastalık
toplumsal bir yapı içerisinde meydana gelmekte ve onun tarafından
şekillenmektedir. Toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik yapı ile sağlık ve
hastalık sistemleri arasında bir ilişki vardır. Bu ilişkileri analiz etmek de
sağlık sosyolojisinin alanıdır. Bu bağlamda Covid-19’un sağlık sektörüne olan
etkilerini anlayabilmemiz için sosyolojik kuram çerçevesinde konuya yaklaşmamız
gerekir.
Sağlık hizmetleri tarihsel süreç içerisinde
bir dönüşüm yaşamaktadır. Covid-19 dönüşüm noktasında bir kırılma noktası
olmuştur. Kapitalizm ve teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte küresel
kapitalizmle birlikte sektöre ekonomik bir değer atfedilmiş ve böylece sağlık
hizmetleri önemli ölçüde dönüşmeye başlamıştır. Tanı ve tedavi yöntemlerinde
gelişen teknolojiye entegre olması değişimin bir yönüdür. İleri nitelikli
ilaçların geliştirilmesiyle de tam bir endüstri haline gelmiştir. Sağlık
alanında büyük ilaç firmalarının ve özel hastanelerin ortaya çıkmasına büyük
sigorta şirketleri de eşlik etmiştir.
Turner, sağlık hizmetleri sistemi
içerisinde hastanenin önemine dikkat çekmektedir. Ona göre hastane sağlık
sistemlerinin odağında yer almaktadır. Diğer yandan tıp mesleğinin toplumsal
gücünün bir simgesidir ve ihtisaslaşmış tıbbi bilginin kurumsallaşmasını temsil
eder. Öyle ki hastane sistemi sadece ekonomik değil, aynı zamanda ideolojik ve
kültürel ve çağdaş çatışmalar alanıdır. Küresel kapitalist aktörlerin ortaya
koyduğu sağlık sistemleri bunun en güzel yansımasıdır. Örneğin baş aktör
ABD’nin sağlık sistemleri büyük ölçüde özel sektör hastanelerine ve sağlık
sigortası şirketlerine dayanmaktadır. Bu eğilim, neoliberal politikaların
etkisiyle dünyanın diğer toplumlarında da kendisini göstermektedir. Özellikle
son 40 yıldır hastanelerde, sigorta ve ilaç alanında özel sektörün çok ciddi
yatırımlar yaptığı görülmüştür.
Peki bu yapısallaşmanın Covid-19 bağlamında
ne etkisi olmuştur? Sağlık hizmetlerinin özelleştiği ülkelerde karlı olmayan
alanlara yatırım yapılmamaktadır. Örneğin salgın hastalıklar ve bunlarla
mücadele yöntemleri gibi sağlıkla ilgili ihtiyaçlar karlı olmadığı için özel
sektör tarafından yatırım yapılmamaktadır. Sağlık alanında bu hizmetleri kamu
sektörü karşılamaktadır. Bu ülkelerde kamu gücü iyice daralıp zayıfladığı için
söz konusu hizmet alanlarına yetirince finansman sağlanamamakta ve bu da
salgınla başa çıkmada ciddi krizlere yol açmaktadır.
Sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak kamu
gücüyle sunulan Çin, Güney Kore, Türkiye ve Almanya gibi ülkelerde salgınla
mücadelenin olumlu yönde seyrettiği görülmektedir.
Bundan sonra Sağlık Sektörünü Neler Bekliyor?
Tüm bunlar dünyada sağlık sistemlerinin
farklı bir yöne evrileceğini göstermektedir. Hastane düzeni, sigorta
sistemleri, tedavi yöntemleri çerçevesinde sağlık sistemleri sorgulanarak
kamucu bir perspektif geliştirilerek revizyona gidileceği öngörülebilir. Bu
sayede sağlık hizmetlerinin ekonomik ve politik baskılardan kurtulabileceği de
beklentilerden biri olacaktır.
Sağlık sektörü dendiğinde sadece hastaneler
ve tıp merkezleri değil analize eczaneler, optikçileri ve veteriner hekimleri
de ilave etmek gerekir. Ayrıca sağlık turizmini de gözden kaçırmamalı.
Bu bağlamda sektörün diğer unsurlarına olan
etkileri de geniş kapsamda başka bir yazımda ele alacağım.
Sonuç olarak Covid-19, salgın bir hastalık
olarak sağlık sistemleri üzerinde doğrudan, toplumsal düzen üzerinde ise hem
doğrudan hem de dolaylı etkiler bıraktığı görülmektedir. Yazımda da belirttiğim
gibi sağlık sisteminde birtakım değişimler olabilecektir ama nasıl bir dönüşüm
gerçekleşeceği süreç içerisinde pandeminin seyriyle net olarak görülebilecektir.
KAYNAKÇA
https://www.matematiksel.org/covid-19-surecinden-yeni-bir-paradigmaya-dogru/
(27.12.2020’de yayımlanan yazım)
Karakaş, M., Covid-19 Salgınının Çok
Boyutlu Sosyolojisi ve Yeni Normal Meselesi, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji
Dergisi, 40(1): 541-573,2020
İnce, F, Nurdoğan, K.A., Bayar, H.T., Covid-19 Krizinin Sağlık Sektöründe Faaliyet Gösteren İşletmeler Üzerindeki Etkileri, Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 30(12): 434-448, 2021
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder