NİL GÜREL

28 Ağustos 2025 Perşembe

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sırasıyla Instagram profilim, Medium Yazarlık Profilim, Academia.edu sayfam, Researchgate Akademik Sayfam, ORCİD Akademi Sayfam, Google Akademik Sayfam, Dergipark, LinkedIn, Facebook) :

https://www.instagram.com/uzm.nilgurel/

HALKLA İLİŞKİLER EĞİTİMİ İLE GELECEĞE DOĞRU

 

HALKLA İLİŞKİLER EĞİTİMİ İLE GELECEĞE DOĞRU

 

Üniversitenin İletişim Fakültesi’nin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü için bitirdiğim bölümlerden biri demek yerine bana en fazla katkısı olan bölümlerden biri oldu demem daha doğru bir ifade olacaktır. Gerçekten de teorik bilgilerin yanında yaşama dair olanı kapsayan ve yaşamın içinde bizzat gördüğüm, uyguladığım harika bir eğitim oldu. Halkı, paydaşları, sosyal sınıfları daha iyi anlamamı onlarla en iyi iletişimin nasıl kurulacağını, kitle psikolojisini, ikna stratejilerini ve ikna psikolojisini, hitabet ve kendini en iyi ifade etme yollarını, topluluk karşısında iyi bir konuşmacı olmayı en iyi sağlayan bölüm diyebilirim. Bol sosyoloji, felsefe ve psikolojiye dayalı teorik eğitimlerin yanı sıra zihin çalıştırıcı bol yaratıcı faaliyet ve uygulamaların olduğu bir bölüm. Bol bol sunum yaptığımız, ayrıca halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama kampanyaları ile tüm sınıflara, konferans salonlarında kalabalık gruplara yaptığımız sunumlar.. Bunca emek harcayarak ortaya koyduğumuz bu yaratıcı faaliyetleri sunduğumuz şölenler.. Öğretici ve keyifli faaliyetler..

Halkla ilişkiler uzmanı olmak emek isteyen bir süreç.  Halkla ilişkiler uzmanı demek; sürekli öğrenen, her şeyi bilmesi gereken, her konuda basın bülteni yazabilecek, yaratıcı olabilecek, fikir üretebilecek, kendini en iyi şekilde ifade edebilecek, halkla etkili iletişim kurabilecek iletişim uzmanı demek.

Halkla ilişkiler eğitimi almak size gündelik hayatta katkı sağladığı gibi iş hayatında da büyük katkılar sağlayacaktır. Ailenizi ve arkadaşlarınızı anlamanızda, söylenenlerin ardındakini keşfetmenizde, beden dilini (sözsüz iletişimi) anlamanızda, empatik iletişim kurmanızda, etkili konuşmanızda aldığınız eğitimlerin ne kadar etkili olduğunu fark edeceksiniz. Mesleğe atıldığınızda da meslek lisesinde veya fakültede öğrendiğiniz tüm bu bilgiler ve yaptığınız uygulamalar hep karşınıza çıkıyor. Kendini iyi bir şekilde ifade eden, çalışanları ve müşterileri anlayan, empatik iletişim kurabilen iyi birer iletişim uzmanı oluyorsunuz. Bu işin hakkını okuldayken ne kadar verirseniz, okulda aktif çalışıp, aldığınız eğitimleri en iyi şekilde değerlendirirseniz hayatta o kadar başarılı oluyorsunuz.

Hele hele sizler meslek lisesi halkla ilişkiler öğrencileri olarak eğitimlere çok daha önceden başlıyorsunuz. Bunun çok daha büyük avantajları var. Eğer üniversite eğitimi düşünürseniz bu, okulda başarılı bir iletişim kurmanızı ve sizin öne geçmenizi sağlayacaktır. Kurumlarda veya okullarda farkınız anlaşılacaktır. Yaratıcı, yenilikçi, dinamik, etkili konuşan, fikir üretebilen bir iletişim, halkla ilişkiler uzmanı başarıya adım adım ulaşacaktır.

Bir halkla ilişkiler uzmanı, aynı zamanda kriz yönetimi, stratejik iletişim yönetimi derslerini de alan ve bulunduğu kurumda krizleri iyi bir şekilde yönetmesiyle de fark edilmektedir. Örneğin hastanede çeşitli hasta grupları ile karşılaşıyoruz. Onlara yönelik çeşitli iletişim stratejileri uyguluyoruz. Hastanede özellikle zor hastayla başa çıkma noktasında alınan eğitimlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra idarede çalışan bir halkla ilişkiler uzmanı da anlık gelişen krizlerle ve sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Tüm bu zorlayıcı durumlarla başa çıkmada alınan eğitimlerin faydası olmaktadır.

Ayrıca çalıştığınız kurumlarda yöneticilerle nasıl iletişim kuracağınız, kullanacağınız üslup ve ifade tarzları, protokol kuralları hususunda da alınan halkla ilişkiler eğitiminin katkısı olmaktadır.

Bunların yanı sıra günümüzde en önemli husus, dijitalleşen dünya ve bu noktada dijitalleşen medya ve iletişim. Bu doğrultuda medya araçlarını etkili kullanmak, sosyal medya araçlarını kullanma ve medya okur yazarlığı önem taşımakta. Gerek meslek liselerinin halkla ilişkiler bölümleri gerek üniversitede İletişim Fakültelerinde eğitim almanın bu hususta çok katkıları oluyor. Örneğin İletişim Fakültesinde aldığım zorunlu derslerden Medya Etiği ayrıca seçmeli ders olarak aldığım Web Tasarımı ve Grafik Dersleri, Gazetecilik dersleri (gazetecilik derslerinde basın bülteni, haber bülteni yazma, röportaj hazırlama dışında medya ahlakı, iletişim etiği konuları da yer alıyordu) bana bayağı katkı sağladı. Şu anda kendi bloğum var, orada yazılar yazıp paylaşımlar yapıyorum. O zamanlar web sitesi nasıl tasarlanır onu da öğrenmiştim. Ayrıca aldığım gazetecilik dersleri yazma yeteneğimi pekiştirdi ve sosyal medyayı etkin kullanma ve dijital mecrada yazar olarak insanlarla etkili iletişim kurmamda katkısı oldu. Kendime web sitesi tasarlamam, grafik programlarını kullanabilmem, yazar olarak halkla iletişim kurabilmemde aldığım tüm bu eğitimlerin çok katkı sağladığını düşünüyorum.

Ayrıca sahte haberleri ayırt edebilmeyi, eleştirel düşünmeyi sağlaması ve iyi bir medya okur yazarı olmada da Meslek Lisesi Halkla İlişkiler Eğitiminin ve İletişim Fakültesinin bölümlerinde okumanın katkısı olmaktadır. Halkla ilişkiler eğitimi almak sosyal medyayı etkili kullanmada önem taşır. Örneğin bu sayede halkla ilişkiler uzmanı dijital iletişim stratejileri geliştirerek ve kurumun sosyal medya hesaplarını iyi, etkili bir şekilde yöneterek çalıştığı kurumun online görünümünü arttırabilir. Ayrıca kuruma ilişkin sosyal medya da dahil dijital mecralardan halka doğru bilgi vermek ve kurum politikalarını halka aktarmak ve kurum ile halk arasındaki iletişimi en etkin şekilde sağlayarak kurumsal itibarı arttırabilir.  

Son olarak kendinizi sürekli geliştirmeyi, okuldaki eğitimlerin dışında da eğitimler almayı ve faaliyetlere katılmayı, mümkünse daha ileri eğitimler almanızı tavsiye ederim. Üniversitenin Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde tezli yüksek lisans da yaptım. Çalışırken tez yazdım. Kolay değildi. Yoğun ve stresli bir hastane ortamı ve tez. Ayrıca hastanede çalışırken okumaya da devam ettim, akademik makalelerim, çalışmalarım var ve akademik, bilimsel çalışmalarıma devam ediyorum. Çalışırken Sağlık Yönetiminde de yüksek lisans yaptım. Motivasyon çok önemli. Motivasyon, sizin zorluklarla başa çıkmanızda itici bir faktör oluyor.  Bir akademisyen adayı olarak sürekli okuyup yazıyorum. Bir iletişimci her konuyu bilmek durumunda. Çeşitli konularda tasarım yapıp, yaratıcı faaliyetlerde bulanabiliyorsunuz. Ya da gazeteci, yazar oluyorsunuz. Genel kültürünüz yüksek olmalı. Yabancı dil de öğrenin. Yabancı dil bilen bir halkla ilişkiler uzmanı her zaman öne çıkacaktır. Uluslararası halkla iletişim kurmanın da yoludur. Uluslararası şirketlerde çalışmak için de yabancı dil bilmenin faydasını görürsünüz.

Hayat belki isteğiniz gibi olmayacak, belki de hedeflerinize layıkıyla ulaşamayacaksınız. Ama ne pahasına olursa olsun yılmayın. Gerekirse bulunduğunuz yerde çalışmanın hakkını verin, yine de ilerleyin, kendinizi geliştirin. Yeteneklerinizi pekiştirin ya da yetenek geliştirin. Şu an işte çalışırken yazmaya da devam ediyorum, Korece’yi ilerletiyorum, bir de SPSS(İstatistik Paket Programı) temelim var ama İleri SPSS eğitimi alıyorum çünkü akademik faaliyetlerde ve projelerde, ayrıca kurumların ARGE bölümlerinde çok katkısı olan bir program. Unutmayın “bilgi güçtür”(Francis Bacon). Kendimi sürekli geliştiriyorum ve insanlığa ışık tutmaya ve faydalı olmaya çalışıyorum. Aldığınız eğitimlerin nerede karşınıza çıkacağını ve sizi nelere götüreceğini bilemezsiniz.

Ve son olarak bana ilham veren şu iki güzel sözü sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Elleriyle çalışan insan işçidir. Elleri ve kafasıyla çalışan insan ustadır. Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan insan sanatkardır.” Goethe

“Hayatta en büyük dalgalarla karşılaşabilirsiniz, ama önemli olan bu dalgaların üzerinde durabilmek ve sörf yapabilmektir.” Bethany Hamilton.

Eğitim hayatınızda başarılar dilerim..

Yolunuz açık olsun..

                                                           Halkla İlişkiler ve Tanıtım Uzmanı/Yazar

                                                                                   NİL GÜREL

Not: Öğretmen arkadaşım öğrencileri için bir motivasyon yazısı hazırlamamı rica etti. Ben de böyle bir yazı hazırladım. Umarım öğrencilerimize katkısı olur. Medium Türkiye yayınında paylaşmayı ve ardından bloğumda yayınlamayı düşündük. Çünkü ne kadar çok kişi okursa o kadar faydalı olacaktır. Beni böyle bir yazı yazmaya teşvik ettiğin için çok teşekkür ederim Nuray Abacı Çelikyürek.

Yolun açık olsun. Sevgiyle kal..

*Yazım Medium Türkiye Yayını'nda yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/halkla-i̇li̇şki̇ler-eği̇ti̇mi̇-i̇le-geleceğe-doğru-b3378498739d

*Ayrıca okulun 9. sınıflara tanıtım rehberinde de yer alacaktır.

 DEHA, SABIRLA YOĞRULAN ZEKADIR

Bugün Medium Türkiye yazarlarından Nuri Sencer'in güzel ve anlamlı yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum:

Görkemli fikirlerin ardında sessiz ve uzun bir yolculuk vardır.

Deha dediğimiz şey çoğu zaman ışık hızında parlayan anlar, ani fikir patlamalarıyla anılır. Oysa aslında, dehanın gerçek kaynağı sonsuz sabırdır. Sabır, bir ressamın tuvaline günlerce kat kat renk sürmesi, bir yazarın binlerce kez silip yazması, bir bahçıvanın yıl yıl emek verip meyve beklemesi gibidir. Deha, bu sabrın meyvesidir.

Sabır olmadan deha, aceleyle yapılmış bir yemek gibi olur; dışı parlak ama içi tatsız, eksik kalır. Büyük keşiflerin, sanat eserlerinin, icatların arkasında genellikle sabırla geçen uzun yıllar, tekrar tekrar denenmiş hatalar, pes etmeyişler vardır. O ünlü “ışık yanıyor” anı, aslında uzun karanlıkların sonunda gelir.

Günümüz hızlı tüketim çağında, sabır çoğu zaman lüks gibi görülür. İnsan hemen sonuç ister, çabucak zirveye çıkmak ister. Oysa gerçek deha, sabırla bekleyip, zamanı geldiğinde ortaya çıkan bir ateştir. Sabır, dehanın görünmeyen kanatlarıdır; onu yükselten sessiz güçtür.

Sabır, aynı zamanda kendine ve sürece duyulan güveni ifade eder. Kendi yolunda ilerlerken, engellere takıldığında, yıkılmadan devam etmek dehanın işaretidir. Sabır olmadan, zorluklar karşısında kolayca vazgeçeriz; deha ise sabırla inat eder, ısrarcıdır.

Bir bakıma deha, sonsuz sabrın sabırla yoğrulmuş halidir. Sabır olmadan deha var olamaz, ışığı sönük kalır. Bizim de unutmamamız gereken, başarının ve yaratıcılığın temeli sabırdır; sabırla yoğrulan zihinler gerçek dehayı doğurur.

Sonuçta, deha hızlı parlayan kıvılcım değil, yavaş yavaş, sabırla büyüyen ateştir. Eğer sabrın sonsuzluğuna dokunabilirsek, o ateşi yüreğimizde taşıyabiliriz. İşte o zaman, deha sadece bir kelime olmaktan çıkar; yaşadığımız, nefes aldığımız bir gerçeklik olur.

Sen en son hangi işte sabretmeyi seçtin ve sonucunda gerçekten içinin yandığına değdi mi?

Umarım bu yazı, senin de içinde bir yerlere dokunmuştur. Her yazı bir ayna gibi, ben kendime bakarken belki sen de kendi içinde bir yansıma bulursun. Yazdıklarımın senden yankılanması dileğiyle. Eğer bu yolda benimle kalmak istersen, yeni yazılarımdan haberdar olmak için abone olabilirsin.

 Link: https://medium.com/turkiyem/deha-sab%C4%B1rla-yo%C4%9Frulan-zek%C3%A2d%C4%B1r-3bc6fcaa54fa

27 Ağustos 2025 Çarşamba

                                  EBSCO EĞİTİM SERTİFİKAM


EBSCO Information Services tarafından düzenlenen, bilimsel araştırma ve literatür taramasına yönelik bu kapsamlı eğitimde;

*EBSCO mobil uygulamaları
* TÜBİTAK ULAKBİM veri tabanları
*Yapay zekâ destekli karar sistemleri (Dyna AI & DynaMed)
*PubMed ve CINAHL ile tıbbi literatür taraması

*Açık erişim yayıncılığı (Read & Publish modeli)

gibi pek çok konuda bilgi sahibi oldum.

Bu süreç, hem akademik üretimimde hem de AR-GE hedeflerimde bana katkı sağladı. Bilgilerimi pekiştirdim. Yeni bilgiler de öğrendim. Eğitimler ücretsiz. İlgilenenler EBSCO sayfasına  girip kayıt yapabilir.

        

 



24 Ağustos 2025 Pazar

                             GENÇ MÜTEFEKKİRLER DERGİSİ


Dergipark Akademik Genç Mütefekkirler Dergisi'nden davet aldım ve  Yayın ve Danışma Kurulu'nda göreve başladım. Güzel ve kaliteli bir akademik dergi. Linki iletiyorum: 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/gemder

15 Ağustos 2025 Cuma

Öfkenin Bireylerde Ortaya Çıkış Nedenleri ve Psikolojik Temelleri

Öfkeyle Başa Çıkma Yöntemleri ve Hayata Yansımaları: Sonuç ve Öneriler

Özellikle Karadeniz ve İç Anadolu’da yaygın bir söz vardır: “İçinde tutacağına söyle kurtul!” Bunun yanı sıra “Öfke demiri bile eritir”, “Aslan kükrerse haksızlıktandır” şeklinde öfkeyi olumlayan sözler de mevcuttur. Peki öfkeyi dışa vurmak faydadan ziyade zarar getiriyor olabilir mi?

İhtiyaç, istek ve planlarımızın engellenmesi, hedeflerimizi gerçekleştirmek noktasında bize ket vurulması, hayal kırıklığı yaşatılması, yapılan haksızlıklar bireyde öfke duygusunu açığa çıkartabilir. Bunun yanı sıra alınan kararlar bazı bireylerin refahını olumsuz yönde çok fazla etkileyebilir. Tooby, J., Cosmides, L., Sell, A., Liberman, D. ve Sznycer, D. 2008 yılında yaptıkları çalışmalarında bu durumu “Welfare Tradeoff Ratioé” (Refah Denge Oranı) olarak ifade etmişlerdir.

Refah denge oranı sizin başkasının refahına ne kadar değer verdiğinizi gösterir. Yeniden kalibrasyon teorisine göre siz karşı tarafın aldığı kararla sizin çıkarlarınıza önem vermediğini fark ettiğinizde öfke duygusu açığa çıkar. İlk aşamada bilgi arayışı ve çözüm çabaları sonuçsuz kaldığında bu durum şiddetli öfkeye yol açılabilecektir.

Yazımın devamını euhaber.com'dan okuyabilirsiniz:

https://euhaber.com/haber/oefkenin-bireylerde-ortaya-cikis-nedenleri-ve-psikolojik-temelleri

10 Ağustos 2025 Pazar

                          HAKİKATLER BAHÇESİNDEN


                  İyilik yapmak herkes için bir bahçede gül koklamak

                 Gülün kokusundan sarhoş dikenini kim düşünür?

                 Hata ise iyiliği kalbine gül gibi dolamak

                  İyiliğin dikeni gülün şekli gibi görünür

 

                  Yapacağın davranışın sonuçlarını önce düşün

                  Sonra kendi kuyunu kendin kazmayasın

                  Kartala güvenme sakın, sonra da acılarla sürün

                  Kartalı koruma, kötü kaderini yazmayasın

 

                   Gerçi bu basmakalıp sözleri söylemek düşmez bana

                   Lakin  acı çeken insanları da düşünmek gerek

                   Elbette bir görevdir onları yöneltmek hatalarına

                   Sözü fazla uzatmadan burada bitirmek gerek

Not: Şiirim Medium Türkiye Yayını tarafından yayına alınmıştır. 

https://medium.com/turkiyem/haki%CC%87katler-bah%C3%A7esi%CC%87nden-09aaf16fea75

9 Ağustos 2025 Cumartesi

BALANCING GLOBAL VISIBILITY AND CULTURAL IDENTITY THROUGH TV SERİES EXAMPLES

Nowadays, especially since the pandemic, digital platforms have become significant for watching films and TV series. Platforms such as Netflix and Amazon Prime have the potential to transfer local cultural structures onto a global stage. While this may seem to contribute economically to local cinemas, shaping content according to platform strategies can lead to the erosion of cultural authenticity.

Drawing on the perspectives of globalisation and cultural hybridity theorists Homi K. Bhabha and Néstor García Canclini, this phenomenon can be described as the creation of hybrid narratives. As Bhabha argues, Western rationality constructs its own set of cultural norms and values through binary thinking. In his 1994 work The Location of Culture, Bhabha emphasises that cultures are never singular or homogeneous; they cannot be reduced to simple dualities of “self” and “other.” Hybridity emerges as a third space where different elements meet and transform.

Hybrid cultural structures can be observed particularly in Korean and Indian series and films distributed on Netflix. While these productions incorporate distinctive elements such as local cuisines and belief systems, they are blended with dominant global cultures and religions, resulting in a syncretic form. In this way, national cinemas are brought into visibility through international platforms, where local cultures engage in a universal narrative language.


Positive Effects of National Cinemas on Cultural Identities via International Digital Platforms

Thanks to platforms such as Netflix, national cinemas can reach global audiences that were previously inaccessible. Local cultures can be reinterpreted through new narrative forms and thematic frameworks. These platforms also promote higher visual quality and enhanced production opportunities.


Negative Effects of National Cinemas on Cultural Identities via International Digital Platforms

Herbert Schiller’s theories on cultural imperialism and the concept of soft power highlight the risk that these platforms may impose Western values. Consequently, a tension arises between the originality of national cinemas and the demands of global tastes.

Local authenticity may be compromised when scripts, casting, and narrative styles are tailored to align with dominant global preferences—often guided by algorithms such as Netflix’s recommendation system. Local codes are altered and blurred, and productions may even become instruments of global political influence.


Case Studies and Analytical Insights

Squid Game, one of South Korea’s most-watched series, tackles structural issues such as class inequality and the debt spiral—deeply rooted in Korean society. However, its narrative language, visual aesthetics, and survival game premise were adapted for the Netflix platform. The series thus functions both as a vehicle for globalising Korean culture and as an example of its commodification.

Christian religious symbols and celebrations are often present in Korean series. Moreover, religious syncretism—blending elements from various faith traditions—is frequently observed.

A notable example appears in The School Nurse Files, where the protagonist Ahn Eun-young says:

“To ward off evil spirits, I paint my nails with henna, use the Egyptian ankh, Vatican rosary, prayer beads from Buseok Temple, and amulets from a Kyoto shrine, allowing me to fire up to 28 bullets a day.”

Here, Korean shamanistic and Buddhist elements are interwoven with other global religious symbols. Yet these are packaged within a youth-oriented fantasy narrative, demonstrating what Bhabha would call cultural hybridity.

From Indian cinema, Delhi Crime—based on a real rape case—addresses local concerns such as gender and justice. Netflix reshaped this local narrative into a global format using the HBO-style crime drama approach. In this style, deep character analysis is prioritised over action. In Delhi Crime, the lead character, Vartika Chaturvedi, is portrayed not only as a police officer but also as a mother, wife, and individual constrained by systemic structures. Her personal and professional identities frequently clash. The series maintains a slow tempo, minimal use of music, and frequent silence—particularly in interrogation scenes, night sequences, and moments under media scrutiny—emphasising the gravity of events.

Another example, Sacred Games, incorporates Hindu mythology, the criminal underworld, and political corruption. However, themes such as violence and drugs are presented in a manner designed to appeal to global audiences, making them marketable in the international streaming economy.


Conclusion

Digital platforms like Netflix enhance the global visibility of national cinemas but also integrate them into global economic and political systems, often transforming them into hybrid cultural products. This dual process underscores the ongoing tension between preserving local cultural identity and adapting to global market demands.

Note: This is the translation of my article published in the technology column of Euhaber.com internet newspaper.

https://euhaber.com/haber/dizi-oernekleri-uezerinden-kueresel-goeruenuerluek-ve-kueltuerel-kimlik-dengesi-nil-guerel

Yazım Medium'da yayındadır:

https://medium.com/@nil.gurel07/balanci%CC%87ng-global-vi%CC%87si%CC%87bi%CC%87li%CC%87ty-and-cultural-identi%CC%87ty-through-tv-seri%CC%87es-examples-9799bf970f98

4 Ağustos 2025 Pazartesi

ÇİN'İN ORTADOĞU PROJESİ VE AVRUPA'DAKİ HEDEFLERİ

CHINA'S MIDDLE EAST PROJECT AND ITS GOALS IN EUROPE

Dr. Bedri ŞAHİN Hocamız çok değerli bilgiler vermiş ve analiz yapmıştır. Faydalı olması dileğiyle..Youtube dan desteğinizi bekliyoruz.

Prof. Dr. Bedri ŞAHİN gave very valuable information and analysis. We hope it will be useful...We are waiting for your support on Youtube.

https://www.youtube.com/watch?v=GPs1DjY8a38&t=70s


2 Ağustos 2025 Cumartesi

 Tüketim Çılgınlığına Hodri Meydan: Manevi Arınma ve Dijital   Detoks Tatili

 NİL GÜREL’DEN AKADEMİK BİR ANALİZ

Hepimiz “tatil” için mi çalışıyoruz? Yıllık izin demek lüks otellerde konaklamak, ne yiyip içtiğini, otelini, nereleri gezdiğini sosyal medyalarda paylaşmak mı demek? Emekle kazandığın paranı “gösteriş tatili” için savurmak mı demek? Ruhunu ne kadar dinlendiriyorsun? Tatilde telefon elinde anı yaşamadan “neler yaptığını paylaşma tatili” mi yapıyorsun? Her şeye bir mola vermek “hakiki tatil” değil midir? Tüketim kültürünün bir parçası olup sistemi sürdüren bir köle haline gelerek ne kadar “iyi” dinlenebiliyoruz ki?

Tatil aslında dijital zehirlenmeyi önlediğimiz, ruhumuzu dinlendirdiğimiz, bize gerçekten bir şeyler katacak, yeni bir şeyler öğrenip yeteneklerimizi geliştirebildiğimiz bir durak olmalı bence. Ama günümüzde bunu yapmak çok da kolay olmuyor. Kapitalist sistem medya araçlarıyla da “gösteriş tatilini” empoze ediyor ve sen bunu yapmıyorsan “herkesten geri kalıyorsun” ve “sınıf atlayamıyorsun” algısına yol açıyor.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://euhaber.com/haber/dijitallesmenin-tatil-kueltueruene-etkileri

Yazım Almanya Merkezli Uluslararası İnternet Gazetesi Euhaber'de yayına alınmıştır.

Faydalı olması dileğiyle..

28 Temmuz 2025 Pazartesi

DİZİ ÖRNEKLERİ ÜZERİNDEN KÜRESEL GÖRÜNÜRLÜK ve SOSYAL KİMLİK DENGESİ

Kore ve Hint Dizilerinden örnekler vererek küresel görünürlük ve kültürel kimlik dengesini akademik olarak analiz ettiğim makalem Euhaber İnternet Gazetesinde yayına alınmıştır:


https://euhaber.com/haber/dizi-oernekleri-uezerinden-kueresel-goeruenuerluek-ve-kueltuerel-kimlik-dengesi-nil-guerel

İyi Okumalar, faydalı olması dileğiyle..

26 Temmuz 2025 Cumartesi

YETERLİ GÖRDÜKÇE UZAKLAŞMAK: İSTİĞNA TEHLİKESİ


Allah-İnsan İlişkisinin İlk Adımı: Kâlû Belâ

Dr. Nihat DEMİRKOL’dan önemli bir analiz, değerli tespitler.

Davranışa yansıyan yeterlilik zehri modern zamanlarda sekülerleşme, narsizm ve bireyselleşme olarak da tezahür eder.

Dr. Nihat Demirkol'un yazısını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://euhaber.com/haber/yeterli-goerduekce-uzaklasmak-istigna-tehlikesi

17 Temmuz 2025 Perşembe

Sayın Doç. Dr. Mustafa Sami MENCET Hocamızdan değerli tespitler:

Leman Karikatürü: Asırlık Bir Geleneğin Farklı Versiyonu

Doç. Dr. Mustafa Sami Mencet

Gelişim için Batılılaşmayı ve bunun gerçekleşmesindeki en önemli engel olarak İslam dinini işaret eden bir anlayışın eğitim, kültür ve sanatta baskın olduğu bizim gibi ülkelerde dinin bu alanlardaki görünümü genellikle sorunlu olmuştur. Yeşilçam filmlerinde, özellikle kır/kent çatışmasını işleyen romanlarda ve mizah dergilerinde bunun sayısız örneği vardır. Geçtiğimiz günlerde LeMan dergisinde Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Musa’ya “vehmedilen” [1] bir karikatürün yayınlanması bu sorunu yeniden gündeme getirdi. Ama bazı farklarla…Bu yazıda, bu farklardan ve olayın sosyolojik etkisinden bahsederek bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

İlk mizah dergilerinden 2014’ün sonuna kadar yayımlanmış yaklaşık 35 bin karikatürü inceleyen biri olarak belirtmeliyim ki kamuoyunda tepki çeken bu karikatürden daha sert, daha aşağılayıcı, İslami değerlere hatta Hz. Muhammed’e (sav) saldıran çok daha kötü karikatürlere rastladı bu gözler. [2] Fakat burada dikkat çeken şey, ilk defa peygambere vehmedilen bir suretin yayınlanmış olmasıdır. Geçmiş yıllardaki karikatürlerin hiçbirinde böyle bir çizim kullanılmamış, buna müsait olabilecek bir gönderme de yapılmamış, mesajlar sıradan karakterler üzerinden verilmişti. Yalnızca 2017 yılında ulusal bir gazetenin eki olarak yayımlanan bir mizah dergisinde Hz. Musa’ya vehmedilen küfürlü ve aşağılayıcı (!) bir karikatür yayımlanmıştı. Bunun üzerine Musevi cemaatinin sessiz ama derin tepkisiyle karşılaşan dergi hemen ertesi gün yayıncı şirket tarafından kapatılmıştı. [3]

Dolayısıyla, bu istisna haricinde karikatürcülüğümüzün bir asırdan fazla geçmişinde, hepimizin bildiği Charlie Hebdo dergisinin yaptığının bir örneği yokken, son yaşanılan krizde bu da yapılmış oldu. Her ne kadar çizer ve derginin yöneticileri çizimdeki kişinin Hz. Peygamber olmadığını “İslamî söylemlerle” ifade etmiş olsa da [4] çizerin sosyal medya paylaşımları, derginin bu konudaki çizimleriyle geçmişte de gündeme gelmesi ve en önemlisi karikatürde doğrudan her iki topluluğun da peygamber isimlerinin kullanılması bu açıklamaların inandırıcı bulunmamasına neden oldu. Karikatür detaylı incelendiğinde de çizerin iddia ettiği gibi burada peygamber tasviri yapılmamış olsa bile karşılıklı ölmüş Muhammed ve Musa adındaki iki kişinin etrafından bombalar şehre yağmakta ve insanlar ölmektedir. Karikatüre göstergebilimsel bir çözümleme yapıldığında bu savaşın da aslında din kaynaklı olduğuna dair bir anlatı içerdiği görülecektir. Dolayısıyla, çizer hangi yöntemi kullanırsa kullansın burada “din” kavramına da doğrudan bir olumsuzlama görülecektir. Ancak bunu her iki semavi dinin peygamberinin isimleriyle (ki her iki peygamber de Müslümanların kabul ettiği ve inandığı peygamberlerdir) karikatürize etmesi tepkinin ana nedenidir.

Aslında bu durum, Salman Rüşdi’nin kitabından günümüze süregelen, Müslüman kesimlere dayatılmış tavrın güncel hali olarak görülebilir. Bu tür hadiselerde süreç genellikle şöyle işler: Önce hassas bir konuya temas edilir, burada şiddete başvurmayan demokratik tepkilere “fikir ve vicdan özgürlüğü” başlığıyla karşılık verilir (örneğin Charlie Hebdo karikatürlerine yönelik hukuki girişimler sonuçsuz kalmıştı) belki uzun süren bir yargılama süreci sonunda para cezası uygulanır, bu arada şiddet barındıran tepkiler (yumurta atma, maket yakma vb.) küresel medya ile servis edilerek Müslümanlara yapıştırılan “cihatçı, şiddet yanlısı, saldırgan” imaj tazelenir. Müslümanlar böylelikle “biz şiddet yanlısı kötü insanlar değiliz” ile “tepki göstermeliyim çünkü inancıma saldırı” ikilemi içerisinde hep savunma pozisyonunda bırakılır. İşte bu ortamı oluşturmak için mizah son derece elverişli bir sanattır. Gülmenin insan vücudunda bir dizi olumlu fizyolojik ve psikolojik tepkiyi tetiklediği bilimsel olarak ortaya konmuştur. [5] Eleştirel okumanın ciddiye alınmadığı popüler kültür zemininde gerçekleşen bu rahatlama eyleminde, mizahi içeriklerin satır arasında gizlenen mesaj, ideoloji, propaganda tekniği vb. pek fark edilmez. Fark edilirse de ciddiye alınmaz. Katz vd.’nin Kullanımlar ve Doyumlar teorisinde belirttiği gibi popüler kültürde medya içeriklerinin tercih sebebi öncelikle sağlayacağı hazdır.

Devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://sonpeygamber.info/leman-karikaturu-asirlik-bir-gelenegin-farkli-versiyonu

12 Temmuz 2025 Cumartesi

 Hazır kahve içenler dikkat, doktorlar acil uyarı yayınladı: 'Körlük yapıyor'

Yeni bir araştırma, hazır kahve tüketiminin, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini genetik yatkınlığı olan bireylerde yüzde 700 artırabileceğini ortaya koydu.

Kahve, dünya genelinde milyonlarca insanın günlük alışkanlıklarının vazgeçilmez bir parçası. Ancak Food Science and Nutrition dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, özellikle hazır kahve tercih edenleri yakından ilgilendiren çarpıcı bir sonuçla gündemde: Hazır kahve tüketimi, körlükle sonuçlanabilecek bir göz hastalığı olan yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini 7 kat artırabilir.

Hazır kahve ile AMD arasında genetik bir bağlantı var mı?

Araştırma, İngiltere Biyobanka’sında kayıtlı 500.000’den fazla bireyin verilerini analiz etti. Elde edilen bulgulara göre, hazır kahve tüketen ve genetik yatkınlığı bulunan kişilerde kuru tip AMD gelişme riski, diğerlerine kıyasla yüzde 700 oranında daha yüksek.

Hubei Tıp Üniversitesi Shiyan Taihe Hastanesi’nden Dr. Siwei Liu, "Bu genetik örtüşme, hazır kahve tercihi ile AMD riski arasında metabolik bir bağlantı olabileceğini gösteriyor" diyerek, kahve tüketiminin sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda genetikle etkileşen bir risk faktörü olabileceğini vurguladı.

AMD nedir ve neden tehlikelidir?

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD), özellikle 50 yaş üstünde görülen, tedavisi zor ve ilerleyici bir görme kaybı durumudur. Kuru tip AMD yavaş gelişir ve çoğu zaman semptom göstermeden ilerler. Bu nedenle erken teşhis hayati öneme sahiptir.

Kahve yine de tamamen zararlı mı?

Uzmanlar, kahvenin tüm türlerinin bu etkiye sahip olmadığını ve kahvede bulunan antioksidanlar ile polifenollerin nöroprotektif (sinir hücrelerini koruyucu) etkileri olabileceğini hatırlatıyor. Ancak hazır kahve türlerinin içerik açısından farklılık gösterdiği, bu nedenle tüketim şeklinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtiliyor.

Yaşam tarzı faktörleri göz hastalıklarını etkiliyor

Prof. Dr. Özmen, "AMD, yaşlı bireylerde körlüğün başlıca nedeni. Yaşam tarzı, beslenme, sigara kullanımı ve fiziksel aktivite bu riski doğrudan etkiliyor. Şimdi bu listeye kahve türü de eklenebilir," diyerek uyarıda bulundu.

Bulgular genişletilecek

Araştırma ekibi, şimdi farklı popülasyonlar üzerinde çalışarak genetik – kahve – göz sağlığı ilişkisini daha derinlemesine incelemeyi hedefliyor. Ama o zamana kadar, uzmanlar hazır kahve tüketimini azaltmak konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak:

https://anlatilaninotesi.com.tr/20250710/hazir-kahve-icenler-dikkat-doktorlar-acil-uyari-yayinladi-korluk-yapiyor-1097788911.html

Bu konuda yapılmış akademik çalışmaları inceleyebilirsiniz:

https://www.ophthalmologytimes.com/view/study-shows-genetic-link-between-instant-coffee-consumption-and-increased-risk-of-dry-amd

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11589232/

 

                                  ESRARENGİZ BİR ALEMDİR ŞİİR

 

Bir ahenk karışımıdır şiir

O musikiyi duyan işitir

Çözülemeyen bir sır gibidir

Sonsuz duygu alemidir şiir

 

Bir renk cümbüşüdür şiir

Güneşin muhteşem batışıdır

Cama vuran yağmur taneleridir

Sonsuz duygu alemidir şiir

 

Her şeyi bulursun o alemde

Dalarsın akışına bir anda

Sen seni buluverir içinde

Silinmez iz bırakır içinde

 

Uçarsın bulutların üstünde

Yürürsün tükenmez hayallerde

Bir sıcaklık mevcuttur içinde

Derin  izler bırakır kalbinde


Not: Şiirim Türkiye Medium Yayını'nda yayına alınmıştır:

https://medium.com/turkiyem/esrarengi%CC%87z-bi%CC%87r-alemdi%CC%87r-%C5%9Fi%CC%87i%CC%87r-027a713d6a25                

10 Temmuz 2025 Perşembe

 "Güneşin yavaşça battığını görüyorsunuz; ama aniden karanlık olmasına şaşırıyorsunuz."

                                                       Umudun Dili(Persian Lessons) Filminden

Kur'an-ı Kerim'de de geçiyor: Bu meyve dünyayı kurtarabilir! Taşa dönüştürüyor

Kenya’daki incir ağaçları karbondioksiti taşa çeviriyor.

Kenya’daki bazı incir ağaçları, sadece meyve vermekle kalmıyor; aynı zamanda atmosferden karbondioksiti (CO₂) çekip onu taşa dönüştürebiliyor. Bilim insanları, bu ağaçların gövdelerinde ve çevresindeki toprakta kireçtaşına benzer tortular oluştuğunu ve karbonu sağlam bir formda hapsedebildiğini keşfettiler. Daha önce bu yöntem genellikle meyve vermeyen ağaçlarda incelenmişti; ancak agroforestry (tarım ormanlaşması) kapsamında yaygınlaştırılırsa iklim kriziyle mücadelede güçlü bir doğal araç olabilir.

Taş-Yapan İncir Ağaçları Keşfedildi

Yeni araştırma, Kenya’da yetişen bazı incir ağaçlarının atmosferden karbondioksit alıp bunu kalsiyum karbonata dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu sayede hem ağacın gövdesinde hem de çevre toprakta taş oluşumu sağlanıyor.

Kenya, ABD, Avusturya ve İsviçre’den araştırmacıların ortak araştırması, Prag’daki Goldschmidt jeokimya konferansında sunuldu. Bu incirler, oxalat-karbonat yolu olarak adlandırılan süreci kullanan meyve ağaçları arasında ilk keşfedilen örnekler. Yani bu tür ağaçlar karbonu sadece odun ve yaprak olarak değil, aynı zamanda gövdelerinde sert mineral olarak da hapsediyor.

Haberin devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

 https://dogruhaber.com.tr/kuran-i-kerimde-de-geciyor-bu-meyve-dunyayi-kurtarabilir-tasa-donusturuyor

8 Temmuz 2025 Salı

                                                       AŞURE

Aşure sadece bir tarih değil, bir pozisyondur. Zulme sessiz kalmayanların, hakikat uğruna canlarını verenlerin günüdür.

Bu yıl, büyük müçtehitlerin takvimine göre, Aşure 6 Temmuz'a denk geldi. Azerbaycan'da, Muharrem ayı bir gün önce başladığı için, Aşure 5 Temmuz'da kutlandı.

Bu günü sessizce, gösterişsiz, gösterisiz, sadece inancımızın sesiyle anıyoruz. Bu ne isyandır ne de yüzleşmedir. Bu bir ruhun, bir yasın, bir inancın korunmasıdır.

Din özgürlüğü sadece kanunla değil, aynı zamanda saygıyla da yaşanır. İnanca dokunulmadığı sürece, yas hakaret değildir.

                                                                                  Elquliyeva'dan Çeviri

Kaynak:

https://medium.com/@elquliyeva2509/a%C5%9Fura-sad%C9%99c%C9%99-bir-tarix-deyil-bir-m%C3%B6vqedir-861754efd858

5 Temmuz 2025 Cumartesi

Ozempic Benzeri İlaçlar Kronik Migrenleri Tedavi Edebilir, Bir Deneyde Bulundu

Ozempic, Wegovy ve Saxenda gibi marka adları altında satılan ilaçlar kilo vermedeki faydalarıyla ünlendi, ancak bu, bu enjeksiyonların potansiyel olarak neler yapabileceğinin yalnızca yüzeyini oluşturuyor.

Başlangıçta tip 2 diyabeti tedavi etmek için tasarlanan GLP-1 agonistlerinin kalp , beyin , karaciğer ve böbrek sağlığına beklenmedik faydaları olduğu ve şimdi de baş bölgesine uygulandığı, yeni bir araştırmada migren ağrılarını hafiflettiği ortaya çıktı.

Yüksek BMI'ye ve sık veya kronik migrene sahip 31 hasta üzerinde yapılan bir pilot çalışmada, GLP-1 agonisti liraglutid'in günlük enjeksiyonunu alan katılımcılar önemli ölçüde daha az ağrılı baş ağrısı yaşadılar. 12 hafta sonra, her ay migrenli gün sayısı ortalama 19,8 günden sadece 10,7 güne düştü - neredeyse yarı yarıya azalma.

Bilim haberinin devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://www.sciencealert.com/ozempic-like-drugs-could-treat-chronic-migraines-trial-finds?utm_source=ScienceAlert+-+Daily+Email+Updates&utm_campaign=5afd06ff07-RSS_EMAIL_CAMPAIGN&utm_medium=email&utm_term=0_fe5632fb09-5afd06ff07-366038314

30 Haziran 2025 Pazartesi

         VAZGEÇME” KİTABINDAN ANLAMLI BİR BÖLÜM

"Hayat amacın varsa mutlusundur. Güne zinde uyanırsın. Yaşam senin için ayrı bir anlam taşımaktadır. Neyi, nerede bulacağını bilirsin. Farkı fark ederek; yüksek bir farkındalık yaratmışsındır. Ruhun ve kalbin, senin her şeyi daha mucizevi ve mükemmel görmeni sağlar.

Sabır, mücadele ruhu, çalışmak, inanmak, azim ve karalılığın; büyüleyici ve sonsuz gücü vardır. Bu bağlamda, bu vasıflara sahip olan ve hiçbir zaman inandığı şeyden vazgeçmeyen birini yenmek neredeyse imkansızdır. Bir şeyi yapmayı canı gönülden istiyorsanız, illa ki bir yolunu bulursunuz. Ve eğer bir şeyi gerçekten istiyorsanız; esen rüzgâr, uçan kuş, yerdeki karınca, evrendeki her şey sizin o isteğinizi yerine getirmek için çalışır. Güçlü arzularınız varsa, hiçbir engel veya zorluk sizi durduramayacaktır. Geçmiş ne kadar eksiklerle, kayıplarla dolu olsa da gelecek birçok yeni fırsatı ve umudu içinde barındırmaktadır. Henry Ford, “Engeller, gözünüzü hayalinizden ayırdığınız zaman gördüğünüz o korkunç şeylerdir” der. Bu nedenle, içinden çıkılmaz ya da imkânsız gibi görünen sıkıntılara çözüm bulmak yine sizin elinizdedir."

                                                             Prof. Dr.  Ozan BAHAR/Vazgeçme-s.84


20 Haziran 2025 Cuma

"Sabrederek mücadeleye devam et. Allah, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan Müslüman önderlerin, idarecilerin, Müslümanların mükâfatını zâyi etmez."

                                    Hûd Suresi 115. Ayet Ahmet Tekin Hoca Meali

                                                                      

9 Haziran 2025 Pazartesi

 BİR ZULMÜN BIRAKTIKLARI

1 min readJust now

Gözleri sevgiyle bakıyordu o insancıkların

Bilinmezlikler saklıydı gözlerinde, sevinçler, kederler

Hayalleri vardı kim bilir, yapabilecekleri..

Umutları vardı, bir zerre de olsa umutları vardı hayattan

Neydi tüm bunları dağıtan, her şeyi bozan?

Bomba sesleri, uykusuz geceler, baskınlar, facialar!

Her uçak sesinde küçücük bir çocuk masanın altına saklanır

İçi ürperir, annesine sarılır, Allah’a dua ederdi

Gözleri yaşla dolmuş, her şeyini kaybetmiş bir baba

Dünyaya yolun en başında veda eden bebeklerin cansız bedenleri

Tüm bunları hak etmişler miydi, neydi günahları?

Hayattan umudunu kesmiş yaşlı bir kadın

Konuşmayı bile unutmuş, gözleri donuk

İstemeyerek, çaresiz bakıyordu insanlara

Biliyordu, değiştirilemezdi kader

Ama boyun da eğilemezdi bu zalimliğe

Allah’tan ümit kesilmez, mucizeler tükenmezdi..

Yaşlı kadın da biliyordu, inanıyordu, umutluydu, kurtulacaktı herkes..

Belki özgürlük, kurtuluş yakındı..

Acaba hala umutlu mu? İnanç, sevgi var mı yüreğinde?

Yazık, çok yazık…

Bir zulüm bu, büyük bir zülüm!

Kötülerin mi zaferi bu yoksa?

Yoksa öbür dünyada kazanacak olan iyilerin mi?

Türkiye Yayını

Published in Türkiye Yayını

Medium’da Paylaşılan En Kaliteli Türkçe Hikâyeler — “Her Hikâye Okunmayı Hak Edecek Kadar Değerlidir”

Nil Gürel

Written by Nil Gürel

Akdeniz Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans ve Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Mezunu, Araştırmacı, Yazar


NOT: Şiirim Türkiye Yayın'ında yayına alınmıştır:


https://medium.com/p/0db1ce713742


AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM

AKADEMİK VE SOSYAL MEDYA(YAZILARIMI PAYLAŞTIĞIM SOSYAL MEDYALAR) LİNKLERİM Çalışmalarımı takip edebileceğiniz, okuyabileceğiniz linkler(Sıra...